WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/2146 E.  ,  2024/4026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/15 E., 2022/2448 K.
HÜKÜM/KARAR : Red / Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/478 E., 2020/335 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 17.02.2020 tarih 2018/72 Esas , 2020/267 sayılı Kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 23.02.2023 tarih Ek Karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir.
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini , takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır.

Dosya içeriğine göre takip konusu alacak miktarı 112.980,00 TL olup iptali istenilen temlik konusu ödeme 150.000 TL olup, dava değerinin 150.000 TL olduğundan kararın kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir.

Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 23.02.2023 tarihli ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olmadığından kaldırılması ve işin esası yönünden inceleme yapılması gerekmiştir.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2013/8648 sayılı dosya alacağını 01.08.2017 tarihinde mal kaçırma amacı ile davalı ...'na devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının alacaklı olduğu icra dosyasının henüz kesinleşmediğini, davalının borcunu ödememesi üzerine davaya konu Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2013/8648 Esas sayılı dosyasındaki alacağını 31.07.2017 tarihinde temlik aldığını, dosya borçlusu hakkında verilen hapis cezasının kesinleşmesi nedeniyle dosya alacağını temlik almayı kabul ettiğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali davalarında davacının kesinleşmiş bir alacağı olmasının dava şartı olduğu, davacının davalı ...’dan olan alacağının henüz kesinleşmemiş olması yanı sıra, icra takibinin 04.10.2017 tarihinde başlatıldığı, iptali istenen tasarrufa konu temlik işleminin ise 31.07.2017 tarihinde gerçekleştiği, icra takibinin tebligat yapılmadığı için henüz kesinleşmediği, aciz vesikasının dosyaya ibraz edilemediği, bu kapsamda İİK'nin 277 ve devamı maddelerde belirtilen şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince dosyada aciz vesikası bulunmaması ve alacağın kesinleşmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davaya konu bononun keşide tarihi, yani borcun doğum tarihi 15.06.2016 iken icra dosyasını temlik etmekle gerçekleştirdiği tasarruf tarihinin 01.08.2017 olduğunu, bu şekilde tasarrufun iptali davasının bu koşulunun gerçekleştiğini, aciz vesikasının dosyaya ibrazı için de belirli bir süre ön görülmediğini, Mahkemenin hükme esas aldığı her iki olgunun da hukuki temelden yoksun olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı-alacaklı ... ile borçlu-davalı ... arasında 15.06.2016 düzenleme, 20.06.2016 vade tarihli bono düzenlendiği, borçlu aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2017/18574 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 112.980,00 TL üzerinden başlatılan 04.10.2017 tarihli icra takibinin borçluya tebliğ edilemediği, dolayısıyla icra takibinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, her ne kadar borcun doğumundan sonra borçlunun Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2013/8648 Esas sayılı dosyasındaki 110.107,00 TL tutarındaki alacağını 01.08.2017 tarihinde üçüncü kişi konumundaki ..........na temlik ettiği, alacağın temliki işleminin İİK'nin 277 ve devamı olmadığı taktirde TBK'nin 19.maddesine dayalı olarak iptali istenilmiş ise de her iki hukuki nedene dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarında "kesinleşmiş bir alacağın bulunmasına" ilişkin dava şartının gerçekleşmediği, başka bir deyişle kesinleşmiş bir alacak bulunmadığı gibi Dairece yapılan istinaf inceleme tarihine kadar da takibin kesinleştiğine ilişkin bir delilin sunulmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasında ve hükmün kuruluş biçiminde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, takibin 15.06.2016 tarihinde kesinleştiğini verilen kararın hatalı olduğunu belirtilerek bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava dayanağı takipte ödeme emrinin borçluya tebliğ edilerek kesinleşmemesine, borçlu adresinde yapılmış İİK'nın 105.madde anlamında haciz tutanağının da ibraz edilmemiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA ,

2.Davacı vekilinin esas karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.