4. Hukuk Dairesi 2024/2121 E. , 2024/3844 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/180 E., 2023/180 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT/2023-236
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / İtirazın Reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2020/7988
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusuru nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında karşı araç sürücüsü olan davacının yaralandığını, iş gücü kaybına uğradığını belirterek 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 139.709,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İTİRAZ HAKEM HEYETİNİN İLK KARARI
İtiraz Hakem Heyeti'nin 29.04.2020-2020/İHK-7349 sayılı kararı ile; Uyuşmalık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulü ile 67.060,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline yönelik kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik itirazının kabulü ile sunulan maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlenmediği gerekçesiyle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, diğer itirazların incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 25.02.2022 tarih ve 2021/9056-2022/3411 sayılı kararı ile; "Somut olayda, kaza tarihi 07/07/2018 tarihi olup, davacının başvuru yaparken dosyaya sunduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı’nın 12/07/2019 tarihli raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak ve yapılan muayene neticesinde davacıda %22,3 oranında maluliyetin oluştuğu tespit edilmiş olup Uyuşmazlık Hakem Heyetince de söz konusu rapor doğrultusunda müterafik kusur indirimi ile davacının talebi kabul edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetice, söz konusu maluliyet raporu Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirlenen forma uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Ancak İtiraz Hakem Heyetince yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hukuki düzenlemeler ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olmasına göre, İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini ve kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olacak şekilde maluliyet oranının belirlenmesi için yeniden rapor alınması akabinde aktüer bilirkişiden rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunda davacıda %22,3 oranında maluliyet oluştuğunun tespit edildiği, bozma ilamı sonrasında alınan maluliyet raporunda ise davacıda %27 oranında maluliyet tespit edildiği ancak davalının usuli müktesep hakları olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça usulune uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerini karşılamadığından usule aykırı olduğunu, davacının daha önce tahkim yoluna başvurduğunu, davanın derdestlik ve mükerrer başvuru nedeniyle usulden reddi gerektiğini, geçici bakıcı gideri tazminatının teminatı dış olduğunu, sağlık raporu ücretinden sorumlu olmadıklarını, davacının önceki başvurusunda alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, faizin ıslah edilen tarihten itibaren uygulanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde maluliyet artışına ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla başvuru yapılmış olmasına rağmen bozma kararı doğrultusunda alınan rapordaki maluliyet artışı dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çit taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakamesi Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda ise yeniden hüküm kurulmadığı, aksine davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik yaptığı itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dairece, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiş olmasına karşın, İtiraz Hakem Heyetince davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının hüküm fıkrasında tereddüt ve şüphe uyandırmayacak şekilde belirlenmemiş olduğu, kararın bu haliyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde tesis edildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler gereğince, davacının talebi ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeni bir hüküm kurularak karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının re'sen BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!