4. Hukuk Dairesi 2024/209 E. , 2024/3873 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/73 E., 2020/155 K.
HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararı sonrasında, dahili davalı ... yönünden dosyanın tefriki ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Federal Almanya Devleti'nin kamu tüzel kişiliğini haiz emeklilik sigortası kurumu olduğunu, müvekkili kurumun mensuplarından 07.04.1977 doğumlu ...'ın, 22.05.2007 tarihinde Ordu merkez ilçe sınırları içerisinde meydana gelen trafik kazasında ağır derecede yaralandığını ve sonrasında da 11.07.2007 tarihinde vefat ettiğini, söz konusu trafik kazasının, 22.05.2007 günü saat 13:50 sıralarında davalı Yüksek İnşaat A.Ş. adına trafiğe kayıtlı, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi davalı AIG Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş ve davalı İsmail Akınet sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile müvekkil kurumun sigortalısı ...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana geldiğini, düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre davalı sürücünün tam kusurlu olup diğer sürücünün hiç kusuru bulunmadığını, davacının desteğin geride kalan eşi ve çocuklarına toplam 209.510,43 Euro ödeme yaptığını belirterek 209.510,43 Euro tutarındaki alacağın davalılardan aynen tahsiline, aynen tahsilinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak tazminine, alacağın ödeme tarihinden itibaren davalı AIG Sigorta A.Ş. için dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 13.05.2011 tarihli dahili dava dilekçesi ile; mahkemece alınan kusur raporunda ... plakalı diğer araç sürücüsü olan ...'un da %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek sürücü ... ile araç maliki Cengiz Turizm Seyahat Taşımacılık Nakliye Özel Ambulans Akaryakıt Giyim Gıda Tarım ve Hayvancılık Pazarlama Tic. ve San. Ltd.Şti.'nin davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde: kusur durumuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmasını, kusur durumunun değerlendirilmesini, kusur durumu netleştirildikten sonra davanın esasına ilişkin değerlendirme yapılmasını, her ne kadar Ağır Ceza Mahkemesi dosyası kesinleşmiş ise de Ağır Ceza Mahkemesinin almış olduğu kusur durumuna ilişkin raporun bağlayıcı olmadığını belirerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2010/138 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararıyla; dosyamız içerisinde bulunan bu yazıdan da anlaşılacağı üzere davacı Alman Resmi Sigorta murisin mirasçılarına ödenen meblağın özel hayat sigortasından kaynaklanmakta olup resmi bir kurum ödemesi söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Cengiz Turz. Sey. Taş. Nak. Tic. Ltd. Şti. temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 2015/10157 Esas, 2018/6542 Karar sayılı ilamıyla; "... Öncelikle hükmün gerekçesi kendi içerisinde çelişkilidir. 1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hükümde taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Şöyle ki, mahkemece öncelikle iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtildiği halde işin esasına girilmiş olması; davacının teminat yatırması gerektiği belirtildiği halde dava şartları yönünden bir karar verilmeksizin talebin esasının inlenmesi, davacının bir irtibat bürosu olduğu kabul edildiği halde hükmün devamında davacının özel hayat sigortacısı olduğunu kabul edilmiş olması çelişkilidir.
Dosya içerisinde bulunan, davaya dayanak Almanca'dan tercüme ödeme belgelerinin incelenmesinde, davacının Alman Sosyal Güvenlik Kanunu 116. maddesi uyarınca hak sahiplerine dul ve yetim aylığı bağladığı, yine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yurdışı Hizmetler Daire Başkanlığı'nın 27/05/2013 havale tarihli yazısında davacının Federal Almanya-Türkiye Cumhuriyeti arasındaki Sosyal Güvenlik konusunda yapılan anlaşmada düzenleme kapsamında tanımlandığı ve yazı cevabı ekinde bildirilen Alman Sosyal Sigorta Kurumları tablosunda davacının da yer aldığı anlaşılmıştır. Tüm bu belgelerden anlaşılacağı üzere davacı, Alman Resmi Sigorta kurumu olup ülkemizde geçerli olan 5510 sayılı yasa gereğince yaptırılması zorunlu Genel Sağlık Sigortası karşılığı kapsamında hizmet vermektedir. Buna göre; davacının Alman SGK'sı olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı ve çelişkili gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ..." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 10.03.2020 tarihli ve 2019/467 Esas sayılı dosyasının 14. 02.2020 tarihli celsesinde; dahili davalılar ... ile Cengiz Turizm Seyahat Taşımacılık Nakliye Özel Ambulans Akaryakıt Giyim Gıda Tarım ve Hayvancılık Pazarlama Tic. ve San. ve Ltd. Şti. yönünden davanın tefriki ile mahkemenin ayrı ayrı esasına kaydedilmesine karar verilmiş ve mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; "... Hal böyle olunca iş bu sebeplere binaen taraf sıfatı kazanamayan dahili davalı olarak isimlendirilen Soner hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş, İş bu davada taraf sıfatı kazanamayan ve taraf olarak yer alamayan ... hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi..." gerekçesiyle, davada taraf sıfatı kazanamayan ve taraf olarak yer alamayan ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dahili dava ve taraf teşkili konusunun daha önce temyize konu yapılmadığını, Yargıtay tarafından da bozmaya konu yapılmadığını, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiğini, bu nedenle verilen kararın kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde; ortada açılmış bir dava olduğunu ve davalının bu davaya dahil edildiğini, bu durumda, davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına ilişkin karar verilemeyeceğini, davanın usulden reddi ile davalı vekili olarak lehe nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kendi sigortalısına ödeme yapmak zorunda kalan yurt dışı sigorta şirketince yapılan ödemenin sorumlulardan rücuen tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) 427, 438 ve 439 uncu maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 20 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması kanunda açıkça yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle uyuşmazlığın niteliği gereği dahili dava yoluyla taraf sıfatı kazanılamayacağına ve taraf sıfatı bulunmadığından lehine vekalet ücreti de takdir edilemeyeceğine göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Davacı vekili ve dahili davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davacıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!