4. Hukuk Dairesi 2024/196 E. , 2024/4591 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/296 E., 2023/178 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Pasif Husumet Yokluğundan Reddi
KANUN YARARINA
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; 07.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının ağır yaralandığını, davalının işbu kaza sonucu zararlarının tazmini hususunda dava dışı ...Katılım Sigorta A.Ş'den tazminat alacağının 5.000,00 TL'sini temlikname ile davacı müvekkiline devrettiğini, davalının zararlarını tazmin edip etmediğini veya hangi ölçüde tazmin ettiğini bilmediklerini, bu nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptalini, Yahyalı İcra Dairesinin 2022/269 Esas sayılı dosyada icra takibinin devamını, kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den az olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 07.08.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, bu kaza sonucu davacının, sigorta şirketinden tazminat alacağını iddia ederek kendisini ve diğer arkadaşlarını kandırmak suretiyle işlerini takip edeceğini bildirdiğini, ancak davacının bu işleri yapması konusunda herhangi bir yasal hakkının bulunmadığını daha sonradan öğrendiklerini, davacının iddia ettiği temliknamenin tarafına tebliğ edilmediğini, temliknamenin geçerli olması için ortada mevcut bir alacağının bulunması gerektiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu EK 6. maddesi (Ek:22/7/2020-7251/57 md.) gereğince davacı asilin sigortacılık faaliyeti yürüten ruhsat sahibi biri olmadığı gibi, davacı tarafın sigorta şirketi de olmaması nedeniyle temlik alma işleminin kanunun açık hükmü karşısında geçersiz olduğu, ayrıca, bir alacak davasında davalı olma sıfatının (pasif husumet) o alacağın gerçek borçlusuna ait olduğu, taraflardan birinin dava açılmadan önce alacağı başkasına devretmesi halinde, artık alacak üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmadığından devreden tarafın artık o davada taraf sıfatı kalmadığı, temlik eden tarafın o davaya taraf sıfatıyla devam etmesine imkan olmadığı, somut dava konusu olayda da; dava dilekçesine ekli temliknamede davalı ...'in ...Sigorta A.Ş'den alacağını temlik eden, davacı ...'nın ise temlik alan sıfatında olduğu, davacının davasını davalı Cennet'e yöneltmesinin doğru olmadığı, davacının dava konusu alacağının borçlusunun ...Sigorta A.Ş. olması ve tüm bu nedenlerle miktar itibariyle kesin olan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığınca talep edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; davanın itirazın iptali davası olmasına rağmen mahkemece alacak davası olarak nitelendirildiği, davacı ile davalı arasında imzalanan temlikname başlıklı belgede düzenleme tarihi bulunmasa da belge içeriğinde temliknamenin Yahyalı Noterliğinin 27.08.2019 tarih ve 04487 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile birlikte hüküm ve sonuç doğuracağının düzenlendiği, temliknamenin 22.05.2020 tarihli dilekçe ile dava dışı sigorta şirketine ibraz edildiği, 5684 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesinin yürürlük tarihi olan 28.07.2020 tarihinden önceki tarihli sözleşmelere uygulanamayacağı ve temliknamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun olduğu, mahkemece, itirazın iptali niteliğindeki davanın alacak davası olarak nitelendirilmesi; temliknamenin düzenlenme tarihi dikkate alınmadan 5684 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesi gereğince geçersiz olduğuna karar verilmesi; gerekçenin ikinci paragrafında temliknamenin geçersiz olduğuna kanaat getirildiği belirtildikten sonra gerekçenin üçüncü paragrafında temliknamenin geçerli olduğu kabul edilerek gerekçenin içerisinde çelişki oluşturacak ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde karar verilmesi; itirazın iptali davasının, icra takibine itiraz eden borçlunun davalı gösterilerek açılması nedeniyle davalının davada pasif husumetinin bulunduğu, gerekçede belirtildiği üzere dava konusu borcun borçlusunun farklı bir kişi olduğunun kabul edilmesi hâlinde itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kanun yararına bozulması talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temlik alan davacının temlik eden davalıya karşı temlik edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali talebine ilişkin olarak mahkemece verilen kesin kararda, kararın kanun yararına bozulmasını gerektirecek açık hukuka aykırılığın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hâkim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Davaya konu olayda; delillerin değerlendirilmesine ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlarda, açık kanun hükümlerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!