WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/1936 E.  ,  2024/3887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/200 Esas - 2022/75 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’un 2006 yılında muhtelif tarihlerde davacı bankaya sahte döviz ibraz ederek karşılığını aldığını, ayrıca her ne kadar davalılardan ...’dan borcuna karşılık aldığını beyan etmiş ise de davalılardan ... tarafından da bankaya sahte döviz ibraz edilerek karşılığının alındığını, bu şekilde davalıların, davacı bankayı zarara uğrattıklarını belirterek davalılardan ...'dan 24.550 USD ve 9.900 Euro'nun, davalılardan ...'dan ise 11.600 USD'nin haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren borca esas döviz cinslerine göre Devlet bankalarınca o yabancı paraya ödenen yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, olayda bankayı zarara uğratacak bir eylemi ve kastının olmadığını, bu nedenle haksız fiilin şartlarının gerçekleşmediğini, olayda kendisinin de mağdur olduğunu, hakkında bu konu ile ilgili açılmış bir ceza davası olmadığını, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/29-40 Esas ve Karar sayılı dosyasında sadece tanık olarak ifadesinin alındığını, diğer davalı ...'un kendisinden borç para aldığını, sonrasında borcuna karşılık olarak kendisine bozdurulmak üzere 11.600 USD verdiğini, paraların sahte olduğunu bilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.02.2015 tarihli, 2011/32 Esas ve 2015/9 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden,04.09.2006 tarihi itibariyle 3.600,00 USD karşılığı 5.239,44 TL'nin 04.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... yönünden, 08.09.2006 tarihi itibariyle 3.500,00 EURO karşılığı 6.507,20 TL'nin 08.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 08.09.2006 tarihi itibariyle 6.000,00 USD karşılığı 8,771,40 TL'nin 08.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 06.09.2006 tarihi itibariyle 2.200,00 EURO karşılığı 4.099,04 TL'nin 06.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 06.09.2006 tarihi itibariyle 6.500,00 USD karşılığı 9.456,20 TL'nin 06.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 05.09.2006 tarihi itibariyle 5.000,00 USD karşılığı 7.219,50 TL'nin 05.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 05.09.2006 tarihi itibariyle 2.800,00 EURO karşılığı 5.188,40 TL'nin 05.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 01.09.2006 tarihi itibariyle 1.400,00 EURO karşılığı 2.626,68 TL'nin 01.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 31.08.2006 tarihi itibariyle 5.000,00 USD karşılığı 7.239,50 TL'nin 31.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 29.08.2006 tarihi itibariyle 1.720,00 USD karşılığı 2.529,78 TL'nin 29.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 28.08.2006 tarihi itibariyle 230,00 USD karşılığı 340,98 TL'nin 28.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 24.08.2006 tarihi itibariyle 100,00 USD karşılığı 147,26 TL'nin 24.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 10.06.2020 tarihli 2020/985 Esas ve 2020/1829 Karar sayılı ilamı ile "...Davacı vekili, davalılardan ... tarafından davacı bankaya, 11.600 USD sahte döviz ibraz edildiğini belirterek anılan davalıdan bu bedelin tahsilini talep etmiştir. Davacı banka tarafından dosyaya sunulan 08/04/2011 tarihli müzekkere cevabında davalıların eylemlerine ilişkin dekontların suretleri gönderilmiştir. Anılan cevap ekinde gönderilen dekontlarda yer alan miktarlar ile dava dilekçesinde ... yönünden talep edilen miktarın uyumlu olduğu görülmektedir. Ardından banka tarafından dosyaya sunulan 06/06/2014 tarihli müzekkere cevabında ise bu kez işlemlere ilişkin dekontların asılları sunulmuş ve davalılardan ...’ın davacı bankaya 3.600 USD sahte döviz ibraz ettiği bildirilmiştir. Mahkemece de davalılardan ...’ın bankaya ibraz ettiği sahte dövizlerin tutarı hususundaki davacı bankanın yazıları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir.
Şu durumda; mahkemece davacı bankaya yeniden müzekkere yazılarak davalılardan ...’ın bankaya ibraz ettiği sahte döviz tutarının net olarak belirlenmesi ve davacı bankanın yazıları arasındaki çelişki giderildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b) Davacı dava dilekçesinde, döviz cinsinden oluşan kurum zararının haksız eylem tarihinden itibaren borca esas döviz cinslerine göre Devlet Bankalarınca o yabancı paraya ödenen yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Ancak mahkemece bankaya ibraz edilen sahte dövizlerin her bir işlem tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına ve bunun da yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 4/a maddesinde yabancı para borcunda faize ilişkin olarak yapılan düzenleme ile “...sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Davacı bankanın alacağının haksız fiilden kaynaklandığı ve davacının da zararın meydana geldiği tarihten tahsil edileceği tarihe kadar geçecek süreye ilişkin 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiğine göre mahkemece yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda; mahkemece döviz cinsinden oluşan kurum zararına ve bu zararın da 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince zarara konu yabancı paraya Devlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma ilamı sonrasında davacı banka tarafından davalı ...'ın ibraz ettiği sahte döviz miktarının 11.600 USD olduğunun bildirildiği, işlemlere ilişkin dekont asıllarının da dosyaya sunulduğu, buna göre davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.600 USD'nin 5.668,00 USD miktarındaki kısmının 04.09.2006 tarihinden; bakiye kısmın ise 08.09.2006 tarihinden itibaren, zarara konu yabancı paraya Devlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline, diğer davalı ...’a yönelik verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davalı ... yönünden bozma ilamının gereğinin yapıldığını, ancak diğer davalı ... yönünden ilk kararın kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ilk karara karşı tüm davalılar aleyhine temyiz yoluna başvurulması nedeniyle kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince kararın müvekkili lehine bozulduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olayda davacı ile davalıların kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, sahte paranın tedavüle konulması nedeniyle diğer davalı ...'un yargılandığını ve ceza aldığını, yine davalı ...'un borcuna karşılık olarak sahte parayı müvekkiline verdiğini, müvekkilinin paranın sahte olduğunu bilmediğini, bu eylemler nedeniyle müvekkili hakkında bir ceza yargılaması bulunmadığını, dava konusu olayda kendisine ibraz edilen dövizin sahteliğini kontrol etmeyen bankanın da kusurlu olduğunu, bu nedenlerle müvekkili aleyhine verilen kararın haksız ve ölçüsüz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı bankaya, davalılar tarafından sahte döviz ibraz edilerek karşılığının alınması eylemlerine dayalı kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılardan ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin 09.02.2015 tarihli, 2011/32 Esas ve 2015/9 Karar sayılı ilk kararıyla davanın kısmen kabulüne ve davalı ... yönünden toplam 24.550,00 USD ve 9.900,00 Euro'nun Türk Lirası karşılığının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin yukarıda belirtilen ilamında döviz cinsinden oluşan kurum zararına ve bu zararın da 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince zarara konu yabancı paraya Devlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece davalılardan ... yönünden verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu şekilde uyulmasına karar verilen bozma ilamına aykırı davranıldığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda mahkemece; davalılardan ...'un sorumlu olduğu miktar yönünden döviz cinsinden oluşan kurum zararına, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince zarara konu yabancı paraya Devlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde davalı ...'a yönelik verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılardan ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.