4. Hukuk Dairesi 2024/1867 E. , 2024/3246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 Değişik İş – 2022/7 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2021/42871
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne-İtirazın reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/144719
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.01.2020 tarihinde yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak doğan zararın karşılanmadığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.755,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.245,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 201.424,64 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığını bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Anayasa Mahkemesinin kararlarının geriye yürümeyeceğini, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması, maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, sigortalının kusurunun belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinin sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini, avans faizi talebinin kabul edilemez olduğunu, karşı taraf lehine vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5 oranında olabileceğini savunarak talebin reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre % 20 müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, 161.139,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, rapor ücretinin de yargılama giderleri arasında davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, maluliyetin hatalı belirlendiğini, Genel Şartlara uygun olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile hesap yapılması, maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın progresif rant yöntemi ile yapılması nedeniyle fahiş tazminat belirlendiğini, avans faizine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslaha konu edilen miktara, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtilerek karara itiraz etmektedir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, hesaplamada hata bulunmadığı, kazaya karışan aracın ticari olması sebebiyle avans faize karar verilmesinin doğru olduğu, faiz başlangıcında ve vekalet ücretinde hata bulunmadığı belirterek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, maluliyetin hatalı belirlendiğini, Genel Şartlara uygun olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile hesap yapılması, maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın progresif rant yöntemi ile yapılması nedeniyle fahiş tazminat belirlendiğini, avans faizine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslaha konu edilen miktara, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 22 nci fıkrasında, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesinde; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarını ve bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkı ile mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 27 nci maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki bu düzenleme, emredici nitelikte olup, mutlaka dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dava HMK'nın 107 nci maddesine dayanılarak belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı vekili dava değerinin açıklandığı/belirlendiği dilekçeyi İtiraz Hakem Heyetine sunmuştur. Davalı vekilince davacının bedel artırım dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği iddia edilmiştir.
Dairenin 02.10.2023 tarihli geri çevirme kararı ile davacının bedel artırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiğine dair evrakın gönderilmesi istenmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacının talep artırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı belirtilerek, dosya daireye iade edilmiştir.
O halde, yukarıda izah edilen maddi ve hukuki olgulara göre, davacı vekilinin dava değerinin belirlendiği bedel artırım dilekçesinin yukarıda anlatıldığı üzere davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı başvuru dilekçesinde avans faizi talep etmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş avans faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir. Ancak dosya içinde aracın ruhsatı bulunmamaktadır. Bu bakımdan aracın ruhsatı temin edilerek kazaya karışan aracın niteliği açıklığa kavuşturulmalı, faizin cinsi buna göre belirlenmelidir. Bu yön gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.
4. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6 ncı maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16 ncı maddesine eklenen 13 üncü fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17 nci maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'n 16 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 üncü maddesi ve AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!