4. Hukuk Dairesi 2024/1466 E. , 2024/4025 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2274 E., 2023/2107 K.
HÜKÜM/KARAR : Bozma/Direnme
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 05.08.2016 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı karısı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili hakkındaki takibin kesinleşmediğini, takibe itiraz edilerek durduğunu, dava konusu taşınmazın boşanma protokolü gereği verildiğini, davanın haksız ve yersiz açıldığını belirterek , davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin Bakırköy 5. Aile Mahkemesinin 22.07.2016 tarih 2016/508 Esas 2016/514 Karar sayılı ilamı ile borçludan boşandığını, kararın 29.07.2016 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın boşanma protokolü gereği müvekkiline verildiğini belirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Buna göre davalı ... tarafından diğer davalı ...'a yapılan taşınmaz devrinin boşanma protokolü uyarınca yapıldığı, yasaya uygun olduğu, davacının alacağını almasının engellemesi gayesi bulunmadığı, ayrıca dava tarihinde ortada kesinleşmiş alacak bulunmadığı, icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptali davasının bulunduğu, esas borçlu ...Mutfak Gereçleri San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmazların bulunduğu, İİK nun 177 ve devamı maddelerindeki şartların gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmesi uygun görülmüştür..." varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/1514 Esas, 2022/1400 Karar sayılı kararıyla; "...Davalı borçlu ile davalı devir alan anlaşmalı boşanma ile evliliklerini sonlandırdıkları ve mahkemeye ibraz ettikleri protokolün onaylanması ile protokol gereği dava konusu taşınmaz devrinin yapıldığı anlaşılmıştır. Borçlu ve eşi arasında yapılan tasarruf İİK 278/2-1 maddesine göre bağışlama niteliğinde olup iptale tabidir. Her ne kadar Mahkeme hükmü ile devir yapılmış ise de tarafların rıza ve isteklerine göre hazırlanmış protokol de bağış hükmündedir. İİK 280/1 maddesine göre de davalı borçlu eşinin borç ve alacaklarını ekonomik durumunu, alacaklılarını zarar verme kastını bilebilecek konumda olduğundan bu maddeye göre de dava konusu tasarrufun iptale tabi olduğu anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 20.06.2023 tarihli ve 2022/12462 E.2023/8190 K sayalı kararı ile;
"Davacı vekili, dava konusu 711 ada 39 parsel 4 nolu bağımsız bölümün 05.08.2016 tarihinde eşler arasında mal kaçırma amacı ile yapıldığını ileri sürmüştür. Davalılar Bakırköy 5. Aile Mahkemesinin 22.07.2016 tarih 2016/508 Esas 2016/514 Karar sayılı ilamı ile boşandığı, kararın 29.07.2016 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden tasarrufun İİK'nın 278/2-1 inci maddesi anlamında eşler arasında yapılmış bir tasarruf olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Taşınmaz bu boşanma protokolü çerçevesinde devredilmiştir. Bu halde davacı ancak boşanmanın muvazaalı olduğunu, boşanmaya rağmen tarafların birlikte yaşamaya devam ettiğini ispatlaması halinde, taşınmaz devrinin iptaline karar verilmelidir.
Somut olayda, davalıların 22.07.2016 tarihinde boşanmalarından sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri yönünde delil sunulamamış, boşanmanın muvazaalı olduğu ispatlanmamıştır. Aksine tarafların boşanmadan önce anlaşamadıkları, evliliklerinin iyi gitmediği ancak devam ettirme arzusu ile çaba gösterdiklerini belgelemişlerdir.
Bu halde, davacının davasını ispatlayamadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.."
gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, önceki gerekçelere ilâve olarak "Süreler bakımından incelendiğinde ise tasarruf tarihinin 05.08.2016 olması, 20.02.2017 tarihli haciz tutanağı tarihinden geriye doğru İİK'nın 279 uncu maddesindeki 1 yıllık sürenin, İİK'nın 278 inci maddesindeki 2 yıllık sürenin geçmediği görüldüğünden İİK'nın 278 ve 279 uncu maddesinde sayılan iptal koşullarının somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmaktadır.
İİK'nın 280 inci maddesi kapsamında yapılan incelemede; davalı borçlu...ile davalı devir alan...'nın anlaşmalı boşanma ile evliliklerini sonlandırdıkları ve mahkemeye ibraz ettikleri protokolün onaylanması ile protokol gereği dava konusu taşınmazın devrinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalılar bir kaç gün aralıklarla boşanma, boşanma ilamının kesinleşmesi ve tapuda dava konusu taşınmazın devri işlemlerini gerçekleştirmiştir. Davalıların Uyap'tan çıkartılarak dosyaya eklenen nüfus kayıtlarına göre 29.07.2016 olan boşanma tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra sonra 02.08.2019 tarihinde müşterek çocuklarının dünyaya geldiği, çocuğun annenin nüfus kaydına işlendiği, davalı borçlu...çocuğu tanıdığı için müşterek çocuğun babası olarak ...ın nüfusuna da kayıt edildiği görülmektedir. Boşanmadan 3 yıl sonra 02.08.2019 tarihinde müşterek çocuk dünyaya gelmesi davalıların boşandıkları halde karı koca olarak birlikte yaşamaya devam ettiklerini yani müşterek hayatın devam ettiğini ve boşanmanın muvazaalı olduğunu gösterdiğinden İİK'nın 280/1 inci maddesine göre davalı devir alan ...'ın borçlu ...'ın borç ve alacaklarını ekonomik durumunu, alacaklılarını zarar verme kastını bilebilecek konumda olduğu, bu nedenle yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar Mahkeme hükmü ile devir yapılmış ise de tarafların rıza ve isteklerine göre hazırlanmış protokol de bağış hükmünde olacaktır. Nitekim borçlu ve eşi arasında yapılan taşınmazın devrine ilişkin protokolün evlilik içerisinde düzenlendiği, taşınmazın devrinin ise boşanmadan sonra yapıldığından, tasarruf İİK'nın 278/2-1 maddesine göre de bağışlama niteliğinde olup iptale tabidir. Bu nedenlerle davalılar arasında yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu kanaatine varıldığı." gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacı bankanın alacağı tahsil imkanı olduğunu, borçlulardan aldığı ipotekli taşınmazların bulunduğunu , mahkemenin istinaf sebepleri ile bağlı olması gerekirken, istinaf dilekçesinde belirtilmeyen hususlarla ilgili değerlendirme yapıldığını belirterek direnme kararının bozulması istenilmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kredi sözleşmesinde imzası olmadığını ve müvekkili tarafından yapılmış bir tasarrufun bulunmadığını, boşanma kararı gereği taşınmazın verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371,373 üncü maddeleri.
2004 sayılı İcra İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri .
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalıların boşanmaya rağmen birlikteliklerini devam ettirdikleri, bozmadan sonara sunulan nüfus kayıtlarında görülen müşterek çocukları ile sabit olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!