WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/1249 E.  ,  2024/3782 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/557 E., 2023/945 K.
D2029
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 15.07.2012 tarihinde davacıların oğlunun yolcu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç ile dava dışı sürücü yönetimindeki biçerdöver çarpışması sonucu desteğin vefat ettiğini, davacılar tarafından sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine ödenen miktarın yetersiz olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 700,00 TL, davacı
Özcan için 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bozma ilamından sonra açılan birleşen davada davacılar vekili, destekten yoksun kalma alacağının hesap edilmesini, davalı yandan tahsiline karar verilmesi ve bu sebeple Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) alacağı olarak şimdilik; ... için; Ege Sigorta A.Ş. (Euro Sigorta A.Ş.) aleyhine, 2,00 TL, ... aleyhine 3,00 TL olmak üzere 5,00 TL ... için; Ege Sigorta (Euro Sigorta A.Ş.) aleyhine, 2,00 TL, ... aleyhine 3,00 TL olmak üzere 5,000 TL olmak üzere toplam 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kaza sonucu açılan hasar dosyası kapsamında 22.696,00 TL tazminat ödemesi yapılarak poliçe kapsamındaki sorumluluğun yerine getirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 14.05.2019 tarih ve 2018/5863 Esas 2019/439 Karar sayılı ilamında; "...Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nun 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; olay nedeniyle davalı tarafından davacılara ödeme yapılmış, taraflar arasında ibraname imzalanmış, 31.12.2012 tarihinde ödeme yapılmıştır. Eldeki davanın 09.01.2013 tarihinde açılmış olmasına göre, KTK'nun 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmediği görülmektedir. Mahkemece alınan 21.03.2014 havale tarihli hesap raporunda; destek tazminatı, desteğin kaza tarihinden önceki bordrosundaki geliri (asgari ücretin 1.17 katı) esas alınarak ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmış ve davacı ... için 6.665,91 TL, davacı ... için 2.133,17 TL bakiye alacağın olduğu belirlenmiş, rapor tarihindeki verilerle hesaplama yapılıp yapılan ödemelerin güncellenerek zarardan düşülmesi halinde davacı ...'ın talep edebileceği 5.052,59 TL destekten yoksun kalma zararı bulunduğu, davacı ...'nın talep edebileceği 3.786,02 TL destekten yoksun kalma zararı bulunduğu belirlenmiştir. Mahkemece ödeme tarihindeki asgari ücrete göre güncelleme oranı konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, ek raporda aynı yöntemle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır. Mahkemece; bilirkişi kök raporu ve ek raporunda da ödeme tutarları ve ödenmesi gereken tutarlar arasında fahiş fark bulunmadığından ibranamenin iptali koşulları oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece; davacının bordrosunda belirlenen gelire göre hesaplama yapan 21.03.2014 tarihli hesap raporuna göre ödeme ile bakiye zarar arasındaki fark fahiş olduğu kabul edilirek davacılar tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek kök raporda belirlenen davacıların bakiye zararları hüküm altına alınması gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA," karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak birleşen dosya davalı ... vekilince kesin hüküm itirazında bulunulduğu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki davalının ... olduğu, davanın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, mahkemece 19.12.2019 tarihinde davanın kabulü ile davacı ... Uu açısından 2.342,12 TL, davacı ... açısından 2.252,55 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, karar tarihi itibariyle verilen hükmün kesinlik sınırı içinde olduğu, bu haliyle davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğu, davalı ... yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor içeriğine göre; güncel verilere göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncel değeri düşüldükten sonra davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre davacı annenin müteveffa oğlunun ölümü nedeniyle bakiye 165.341,86 TL destekten yoksun kalma zararının kaldığı, davacı babanın müteveffa oğlunun ölümü nedeniyle bakiye 64.953,53 TL destekten yoksun kalma zararının kaldığı, davacıların murisi Umut Ulu'nun emniyet kemerini takmadığı, yine davacılar murisinin alkollü olduğunu bildiği ...'in sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğunun tespit edildiği ve kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, yolcu konumunda bulunan müteveffanın, somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek, hüküm altına alınan tazminatlardan %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bu haliyle davacı ...'nun müteveffa oğlunun ölümü nedeniyle bakiye 132.273,488 TL destekten yoksun kalma zararının kaldığı, davacı babanın bakiye 51.962,824 TL destektek yoksun kalma tazminatı zararı kaldığı gerekçesiyle Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/6 Esas ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/220 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davacı ... için 700,00 TL, davacı ... için 2.053,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31.12.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada davalı ... Hesabına yönelik açılan davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davalı ...Ş.'ye yönelik açılan davanın kabulü ile; Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/6 Esas ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/220 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davacı ... için 2,00 TL davacı ... için 2,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31.12.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm olduğu iddia edilen dosya kesinleşmeden eldeki davayı açtıklarını, kesin hükmün koşullarının oluşmadığını, mahkemece ıslah ya da bedel artırım için taraflarına süre verilmemesinin usule aykırı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant ve güncel verilere göre yapılmasının gerektiği, hesaplamanın düşük olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacı ihtiyari dava arkadaşı olup ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz peşin harcına mahsubuna,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.