4. Hukuk Dairesi 2024/1214 E. , 2024/3314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/319 E., 2023/319 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT/2022-2750
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi/ İtirazın Kabulü ile Başvurunun Kısmen Kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2020/55999
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.01.2016 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.100,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile dava değerini 228.149,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.902,97 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 232.052,81 TL olarak belirlemiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 310.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kaza nedeniyle davacının Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Esas, 2020/105 Karar sayılı dosyası ile davalıya sigortalı aracın sürücüsüne karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığı, bu dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 26.08.2019 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, davacı yayanın meydana gelen olayda yerdeki kaygan ve eğimli zeminde dikkatsizliği nedeniyle kayarak dengesini kaybedip yere düşüp yaralandığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 20.10.2020 tarihli 2020/İHK-19640 sayılı kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararının ve söz konusu davada alınan 26.08.2019 tarihli kusur raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, anılan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur raporuna göre davacı yayanın kaygan ve eğimli zeminde kendi dikkatsizliği nedeniyle dengesini kaybederek düşüp yaralandığı, davalı sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 20.10.2020 tarihli 2020/İHK-19640 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 14.03.2022 tarihli 2021/11832 Esas, 2022/4762 Karar sayılı ilamı ile "Davacı, davalı nezdinde zmms poliçesi olan aracın kendisine çarparak dizinden yaralanmasına sebep olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 05/12/2019 tarihli raporuna göre kaza nedeniyle %18 malul kaldığını, geçici işgöremezlik süresinin 9 ay olduğunu, 3 ay süre ile de bakıcı ihtiyacının olduğunu iddia etmiş bu sebeple maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosya kapsamında trafik kazası tespit tutanağı bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün davacının kaygan ve buzlu zeminde kendisinin düşerek yaralandığı, aracı ile davacıya çarpmadığı iddiasında bulunduğu, ancak sigortalı araç sürücüsünün yargılandığı Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1484 Esas 2018/480 Karar sayılı dosyasında sürücünün bu iddiasına itibar edilmeyerek sürücünün taksirle yaralama suçundan 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 30.03.2018’de kesinleştiği, ceza davasında kusur raporu alınmadığı anlaşılmıştır. Davacının Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Esas-2020/105 Karar sayılı dosyası ile sigortalı araç sürücüsüne karşı maddi ve manevi tazminat davası açtığı, bu dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 26.08.2019 tarihli kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı, davacı yayanın meydana gelen olayda yerdeki kaygan ve eğimli zeminde dikkatsizliği nedeniyle kayarak dengesini kaybedip yere düşüp yaralandığı kanaatine varıldığı, söz konusu rapor mahkemece benimsenerek davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan davada mahkemece alınan 26.08.2019 tarihli kusur raporu benimsenerek, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı kabul edilmek suretiyle davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.12.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %18 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi usule uygundur. Ne var ki; raporda kaza ile illiyet bağı kurulacak nitelikte tespitler yapılmadığı, davacının dizinde meydana gelen maluliyetin araç çarpması nedeniyle mi yoksa davalı tarafın iddia ettiği gibi davacının kaygan zeminde düşmesi sonucu mu oluştuğu hususunda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına ilişkin tüm tedavi ve hastane evraklarının ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, davacının muayenesi yapılmak suretiyle, davacının dizinde meydana gelen maluliyetin araç çarpması nedeniyle mi yoksa davalı tarafın iddia ettiği gibi davacının kaygan zeminde düşmesi sonucu mu oluştuğu hususunda değerlendirme yapılarak, kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; davacının yaralanmasının araç çarpması sonucu oluşacağının rapor edilmesi durumunda, dosyanın tarafların kusur durumu ile ilgili Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile ve kazanın oluş şekline göre, ceza dosyasındaki ifadeler, tanık beyanları ile Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Esas 2020/105 Karar sayılı dosyasında alınan 26.08.2019 tarihli kusur raporu da değerlendirilmek suretiyle olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi öğretim üyelerinden teşkil eden üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08.01.2023 tarihli kusur raporunda davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...’in kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’ın kusursuz olduğunun tespit edildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 28.03.2023 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacının maluliyetinin % 18 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, geçici bakıcı süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminatın aktüer bilirkişinin 24.04.2023 tarihli raporu ile usulüne uygun şekilde hesaplandığı, davacının maaş bordosunda yapılan incelemeye göre geçici iş göremezlik süresince gelirinde azalma olmadığı, bu nedenle davacının geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.647,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 311.647,00 TL tazminatın 10.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu kazaya ilişkin olarak davacı ... tarafından Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Esas sayılı dosyası kapsamında davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...'e karşı maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, yargılama sürecinde makine mühendisi tarafından hazırlanan 26.08.2019 tarihli rapora göre davalı ... şirketine sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu olayda kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, anılan dosyada Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/417 Esas, 2020/105 Karar sayılı 03.03.2020 tarihli ilamıyla sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmaması sebebi ile davanın reddine karar verildiğini, davacı vekili tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vererek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırıldığını, söz konusu dosyanın halihazırda derdest olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince sigortalıya karşı açılmış aynı talepli derdest bir dava dosyasının bulunması nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise anılan davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, kusur durumuna itiraz ettiklerini, davacı tarafından iddia edilen sakatlık ile başvuruya konu kazanın illiyetinin kanıtlanması gerektiğini, davacının buzlu yolda ayağının kayması nedeniyle düştüğünü, davacının trafik kazası sonucu yaralanmadığını, davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...’in davacıya kendisinin çarpmadığını ifade ettiğini, olayın görgü tanıklarının beyanlarının da araç sürücüsünün beyanını teyit ettiğini, davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...’in meydana gelen olayda kusursuz olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının son muayenesi ve güncel durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini, maluliyet oranının kaza ile illiyetinin değerlendirilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, davacının fiilen bakıcı tuttuğunu belge ile ispatlaması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması, hatır taşıması indirimi yapılması, ceza soruşturma dosyası incelenerek taraflar arasında uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, uzlaşma varsa davacının tazminat davası açamayacağını belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!