WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/9419 E.  ,  2024/5664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/170 E., 2021/462 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı ... mirasçısı ... vekili Avukat ... geldi. Davacı ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten 30.04.2013 vade tarihinde 1.194.626,39 TL alacaklı olup aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7440 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, borçlu adına kayıtlı 5 adet araç kaydına haciz konulduğunu, fakat araçlar üzerinde önceden başka haciz göründüğünü, davalı adresinde yapılan hacizde haczi kabil mal bulunamadığını, ancak davalının maliki olduğu Mersin İli, Toroslar İlçesi, 416 ada, 5 parselde bulunan taşınmazını 11.04.2013 tarihinde 260.000,00 TL bedelle diğer davalı ve birlikte iş yaptığı ...Beton Şirketinin yetkilisi ...'a devrettiğini, taşınmazın gerçek piyasa değeri ile satışta gösterilen değeri arasında fahiş fark olduğunu, satışın alacaklılardan mal kaçırma amaçlı muvazaalı olarak yapıldığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; davacıdan mal kaçırmadıklarını, davacıya borçlu olunduğu hususunun doğru olduğunu, dava konusu taşınmazın satıldığı diğer davalının ...Beton şirketinin yetkilisi olduğunu, bu şahıs ile birlikte iş yaptıklarını ve ona da borçlu olduğunu, borcun karşılığında piyasa rayici fiyat üzerinden tapuyu ...'a sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... şirketi ile ...Beton arasında uzun süredir ticari ilişki bulunduğunu, bu durumun müvekkili ile ... arasında muvazaalı işlem yaparak Okyayların alacaklılarından mal kaçırıldığı anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin böyle bir muvazaalı işleme ihtiyacı olmadığını, satın alma ve devir işleminin tek amacının gayrimenkul yatırımı olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazların tapusunu 1.100,000 TL bedelle ... şirketinden satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.09.2014 tarihli ve 2013/454 Esas, 2014/338 Karar sayılı kararı ile; davalı şirket yetkilisince 11.04.2013 tarihinde aynı iş kolunda ticaret yapan ...Beton Ltd. Şti. yetkilisine devredilen davaya konu taşınmazların BİM olarak kullanıldığı, incelenen icra dosyasına göre bonolardaki düzenleme ve borcun doğum tarihlerinin tasarruftan önce olduğu, yapılan keşif ve alınan rapora göre davalı borçlunun İİK 279 ve 280 maddeleri uyarınca aciz halindeyken alacaklılarına zarar verme kastı ile taşınmazları diğer davalıya satış şeklinde tasarrufta bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Mersin İli, ..... İlçesi, ... Mah 416 ada, 5 nolu parsel 17 nolu bağımsız bölüm, 18 nolu bağımsız bölüm, 19 nolu bağımsız bölüm, 20 nolu bağımsız bölüm, 21 nolu bağımsız bölümün davalı Okaylar İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ...'a aynı gün satış şeklinde yapılan 11.04.2013 tarihli tasarrufun İİK 277 vd. maddeleri uyarınca Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7440 sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya Mersin 5. İcra Müdürlüğü 2013/7440 sayılı dosyasında cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.02.2017 tarihli ve 2014/23545 Esas, 2017/1450 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, davalı 3.kişi vekili, takip konusu alacağın gerçek bir alacak olmadığını, takip konusu alacağa ilişkin temel ilişkinin davacı tarafından açıklanması ve ispatlanması gerektiğini, borçlu ile aralarındaki davalar ve takipler sonrası eldeki davanın açıldığını belirterek bu yöndeki delillerinin toplanması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı 3.kişi vekilinin bu yöndeki savunması üzerinde durularak davacı vekilinden bu yöndeki açılamaları ve delillerinin sorulması, özellikle takip konusu senetlerin vade tarihi, davacı ile borçlu şirket temsilcisinin hemşeri olması da gözönünde bulundurularak davacı vekilinin bildireceği deliller ile davalı 3. kişi vekili tarafından bildirilen delillerin tamamının toplanması, gerektiğinde davacı ve davalı borçlunun takip konusu senetlerin tanzim tarihindeki ekonomik ve sosyal durumları hakkında zabıta araştırması yaptırılması, banka kayıtları, vergi ve ticaret sicil kayıtları istenerek tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
" gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olan taşınmazın davalı ... Limited Şirketinin, ...Hazır Beton Limited Şirketine olan borcuna karşılık şirket yetkilisi davalı ...'a satış yolu ile devredildiği, yapılan devir işleminin muvazaalı olmadığı, mevcut bir borcun karşılığı olarak devredildiğinin sabit olduğu ayrıca dosya kapsamına göre davacının takip konusu parayı davalı şirkete verebilecek ekonomik güce sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı borçluya verdiği paralar öncesi sahip olduğu ve sattığı taşınmazların kıymet takdiri için rapor alınması talebinin yerine getirilmediğini, kararın hem kendi içinde çelişkili, hem de Yargıtay bozma ilamına aykırı olduğunu, kararda da yazılı olduğu üzere taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davalıların ticari defterlerinde bu tapu satışına dair bir kaydın olmamasının muvazaanın olmadığını değil, olduğunu ispatladığını, sosyal durum araştırmasında davacının kendine ait ve işletmecisi olduğu Zengi Ticaret ünvanlı işyerinde örgü jiletli tel çit panel toptan ticareti yaptığı, işyerinin faal ve aylık yaklaşık 50.000,00 TL lik gelirinin olduğu, belirtilen senet tarihlerinde de tarım araçları ve hırdavat malzemelerinin toptan alış ve satışını ortak olarak yaptığı işyerinin bulunduğu, Mersin içinde, çevresinde ve Malatya ilinde kendi adına taşınmazları bulunduğu, ve taşınmazlar alım satım işi yaptığı, ayrıca yurt dışında bulunan akrabalarının taşınmazlarının, tarım ürünlerinin pazarlama işlerini yaptığı ve takip ettiği bu işlerin toplamından aylık ortalama 60.000,00TL gelirinin, adına kayıtlı taşınmazlardan aylık 20.000,00 TL kira gelirinin olduğunun belirtildiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı yanca varlığı iddia edilen alacak tutarının ve dava değerinin 1.194.626,39 TL, davaya konu taşınmazların 11.03.2013 satış tarihindeki gerçek değerlerinin ise 24.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 1.136,800 TL olduğu dikkate alındığında, davanın reddi halinde vekalet ücretine esas tutarın, dava konusu taşınmazların satış tarihindeki değerine isabet eden ve daha düşük olduğu tespit edilen 1.136.800 TL olacağı, anılan tutar üzerinden 16.12.2021 karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) tarifesine göre hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 72.588,00 TL olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Mahkemece dava hem önşart olan davacının gerçek bir alacağının bulunmaması nedeniyle hem de esasa ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Kural olarak davanın önşart yokluğundan reddi halinde esasa girilmeden önşart yokluğu nediyle usulden reddi ile yetinilmesi gerekli olup, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince yapılan araştırmalar sonucunda mahkemece davacının takip konusu parayı davalı şirkete verebilecek ekonomik güce sahip olmadığı, icra takibine konu edilen senetlerdeki miktarların davalıya verildiğinin ispatlanamadığı, dolayısıyla davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığı gerekçesiyle davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın hem önşart yokluğundan hem de esasa ilişkin olarak reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Ne varki, mahkemece davanın reddine dair verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kararın gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinde yer alan "Davanın Reddine" ibarelerinin çıkarılarak yerine "Davacının alacağının gerçek bir alacak olduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın ön koşul yokluğundan reddine" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.