WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/931 E.  ,  2024/1484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/681 E., 2022/1931 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas
hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığı
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/250 E., 2021/381 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Kadriye Bayram geldi, davalı ... adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8351 sayılı, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9645 sayılı, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3420 sayılı takip dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin kesinleştiğini, gelinen süreçte borçlunun mal varlığının borçlarını karşılamaya yetmeyeceğinin anlaşıldığını ve son olarak haczi kabil malı bulunamadığını, ancak davalı borçlu ...'nun aleyhine ilk takip başlatılmadan 1 hafta önce alacaklılarından mal kaçırma kastıyla dava konusu taşınmazını davalılardan ... isimli kişiye devrettiğini ve ... tarafından da kısa süre içerisinde diğer davalı ... isimli kişiye devredildiğini belirterek dava konusu taşınmazın üzerindeki tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından çok sayıda taşınmazın haczedildiğini ve aciz halinin gerçekleşmediğini, aslında gerçek bir borcun da bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı satıp bedelini aldığını, tamamen iyi niyetle borçlarından kurtulmak için evini sattığını, alıcı ...'dan satış bedelinin bir kısmını alarak Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) olan borcunu ödediğini, ... ile müvekkilinin aynı memleketten olmayıp alım satım sırasında tanıştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde; öncelikle kendisinin davalı ...'nun tapu üzerindeki resmi borç dışında bir borcu olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, kendisinin ve çocuklarının birikimleri ile dava konusu evi satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, daha sonra sunmuş olduğu 18.12.2020 tarihli dilekçe ile; ... ile akrabalık ilişkisinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazı şeklen devralmasını sonrasında da göstereceği üçüncü kişiye devretmesini istediğini, taşınmazı muvazaalı olarak devraldığını, ... ile ...'nun tanışıklığı olduğunu, onun isteği ile taşınmazı devrettiğini, ...'den bedel almadığını, davaya konu süreçte herhangi bir kötü niyet taşımaksızın ...'na yardımcı olmak istediğini belirterek davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının alacaklı olduğu iddiasının kendisini ilgilendirmediğini, daha doğrusu alacaklı olup olmadığını bilmediğini, evin geçmişini araştırmak gibi bir mecburiyeti olmadığını, evde kiracı varken evi aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ile davalı ... arasındaki akrabalık ilişkisi, ... ile davalı ... arasında tanışıklık olup davalının mali durumunu bilebilecek durumda oldukları, ... tarafından taşınmaz tapuda devralınmış ise de halen davalı ...'nun eşinin kiracı olarak taşınmazı kullandığı, davalı ...'ın 18.12.2020 tarihli kabul beyanını içerir dilekçesi, bilirkişi raporuna göre tasarruf tarihindeki taşınmazın değeri ile satış değeri arasında misli fark bulunduğu, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 278 inci maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu ... İli, Melikgazi İlçesi, Melikgazi Mahallesi, 2509 ada 14 parsel, 8. kat, bağımsız bölüm no;15 'de kayıtlı taşınmazın davalı ... tarafından davalı ...'a, davalı ... tarafından diğer davalı ... Şahin'e devrine ilişkin tasarrufların İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca, davacının ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1235 sayılı (yeni esas ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/139223 sayılı), ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3420 sayılı (yeni esas ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/141008 sayılı), ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9645 sayılı (yeni esas ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2020/95169 sayılı), ... 7.İ cra Müdürlüğü'nün 2018/8351 sayılı (yeni esas ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/83449 sayılı) takip dosyalarındaki alacağını karşılayacak miktar ve oranda iptali ile davacı yana taşınmaz üzerinde alacağını tahsil amacı ile cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalılar arasında iddia edildiği gibi bir tanışıklık veya akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazda satıştan sonra da borçlunun eşinin kiracı olarak oturmasının devir işlemlerinin danışıklı olduğunun göstergesi sayılamayacağını, davalı ...'ın kabul beyanının, bu davalının davacı ile anlaşması neticesinde danışıklı olarak Mahkemeye sunulduğunu, bu beyanın gerçeği yansıtmadığını, yine dava konusu taşınmazın satışında tapu değerinin düşük olarak gösterilmesinin de davacının muvazaa iddiasını kanıtlamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; aciz belgesinin dosyaya sunulmadığını, dava konusu olayda kendisinin tapu kaydına güvenerek mal edindiğini, iyi niyetli kişi konumunda olduğunu, maddi durumunun iyi olduğunu, taşınmazı satın alabileceğini, taşınmazın tapuda gösterilen bedeli ile gerçek değeri arasında fark olmasının muvazaanın kanıtı olmayacağını, diğer davalılar ile arasında herhangi bir bağın bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf aşamasında davanın dayanağı olan icra dosyalarının infazen kapandığının anlaşıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı ...'nun istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kabulüne, ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2021 tarihli, 2020/250 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı borçlunun dava konusu taşınmazı akrabası olan (kayın valideleri kardeş) davalı ...'a temlik ettiği, davalı ...'ın da bu taşınmazı diğer davalı ...'e temlik ettiği, davalı ...'in de evlenmeden önce davalı borçlu ...gibi ... ili, ...ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu, haciz tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı borçlunun dava konusu taşınmazda oturmaya devam ettiği, böylece davalılar ... ve ...'in, borçlu ...in alacaklısından mal kaçırma kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu, davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında borcun ödenmesi sonucunda davanın konusuz kaldığı, taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile bilirkişi raporunda belirlenen gerçek değeri arasında İİK'nun 278/2 nci maddesi gereğince mislini aşan bedel farkı olduğu, davalı borçlu ile taşınmazı devrettiği 3. kişinin uzaktan akrabalıkları bulunup 3. kişinin borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olup, zaten 3. kişinin taşınmazı muvazaalı olarak devraldığını kabul etmiş olduğuna ve böylece davacının davayı açmakta haklı olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.