WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/8918 E.  ,  2023/11979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1114 E., 2022/1132 K.
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun usulden reddine - İtirazın kabulü ile davanın kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile sigortasız aracın 24.01.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, tarafların kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının avans faiz talebinin yersiz olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının usule uygun bir maluliyet raporu ile başvuruda bulunmadığı, davalının davacıdan istenen raporu sunmadan dava açtığı, bu nedenle başvurunun usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 16.10.2020 tarihli 2020/İHK-20648 sayılı kararı ile, davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 08.03.2022 tarihli 2021/11206 Esas ve 2022/4208 Karar sayılı kararı ile; " ...Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.11.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %8 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır. Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK'nın 97. maddesi ile ZMSS Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafça dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi, davacının itirazının ise İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.11.2019 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %8 oranında sürekli engel halin olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, 09.11.2022 tarihli hesap raporunun yerinde olduğu, hesaplamada belgelenen gelirin esas alındığı, davacının toplam maluliyet tazminatının 367.446,75 TL bulunduğu, ancak davalının poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacının itirazının kabulüne, yeniden hüküm tesisine davanın kabulüne, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna dayanarak hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, usule uygun olmayan başvurunun olduğunu, kusur raporu alınmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 ve %1.65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının gelirinin meslek odası verileri dikkate alınarak asgari ücretin üzerinde olacak şekilde hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının gelirinin belgelendirilmediğini, emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davayı ve faizi kabul anlamına gelmemekle beraber davalının temerrütünün gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık;davacının sürücüsü olduğu araç ile sigortasız aracın 24.01.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı kaza sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme
1. Dava trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davaya konu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a maddesi gereği şerit izleme ve değiştirme kuralı ile aynı kanunun 48/5 maddesi gereği alkol sınırının çok üzerinde alkol almak suretiyle araç kullanmak kural ihlalinde bulunduğu, davacı sürücünün meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı belirlenmiştir. Hakemce kaza tespit tutanağı dikkate alınarak sigortasız araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiştir.

Olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Hakem heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten varsa soruşturma davası ve ceza dayalı dosya içerisine alınarak kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

2. Bozma nedenine ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.