4. Hukuk Dairesi 2023/8683 E. , 2024/545 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/83 E., 2022/181 K.
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 13.11.2008
HÜKÜM/KARAR : Davanın Pasif Husumet Yokluğundan Reddine, Davalı ... Hakkında Açılan Davanın Kabulüne
Taraflar arasında rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... İlçe Özel İdaresine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirkete işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan mobilya mağazasında bulunan eşyaların dahili su hasarı nedeni ile zarar gördüğünü, zararın işyerinin üst katında bulunan Öğretmenevine ait lokalde açık bırakılan sudan kaynaklandığını, İlçe Özel İdaresinin Öğretmenevinin maliki (BK 58), diğer davalının ise lokali işleten olduğunu (BK 41), malikin kusursuz sorumluluk ilkesi, diğerinin de haksız fiil sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu belirterek oluşan zarar için müvekkili tarafından sigortalıya 02.01.2008 tarihinde ödenen 6.675,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, mülkiyetlerinde olan öğretmenevinin Milli Eğitim Müdürlüğüne kiralandığını, ayrıca dava tam yargı davası olmakla görev yönünden de reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; sözkonusu yerin bayanlar tuvaleti olup kiralamış oldukları lokalin dışında kaldığını ve anahtarının Öğretmenevi Müdürlüğünde olduğunu, kira sözleşmesi haricinde kullanıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2008/426-2011/207 karar sayılı kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/11774 - 2013/11868 sayılı ilamıyla; "...davalılardan İl Özel İdaresine ait yerin lokal olarak işletilmek üzere diğer davalıya kiraya verilmiş olması nedeniyle 1959 tarihli İBK'nın somut uyuşmazlıkta uygulama yerinin mevcut olmamasına göre davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle,... öncelikle aralarında inşaat mühendisi bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan hasarın nedeni hususunda rapor alınmak, zararının kusur sorumlusu olan kiracı davalı ...'ın mı, yoksa BK'nun 58'nci maddesi uyarınca objektif özen sorumlusu olan diğer davalının sorumlu olduğu bir nedenden mi ileri geldiğini tesbit etmek ve buna nazaran davacının tazminat talebini karara bağlamaktır. Anılan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile ve davalı ... İdarenin kusur sorumlusu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyerek kararın davacı ve davalı yararına bozulmasına..." karar verilmiştir.
Mahkemenin 2014/372-2014/556 sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/17731- 2017/5800 sayılı ilamıyla; "...davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/209 Esas, 2017/265 Karar sayılı ilamıyla Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanında olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve iş bu dosyadaki esası alarak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemenin 23.05.2019 tarih ve 2018/77-2019/129 sayılı ilamı ile bozma ilamına uyulmuş, yapılan yazışmalarla davaya konu taşınmazın herhangi bir katının hizmet binası olarak özellikle zararın oluştuğu tarih olan 2007 tarihinde Özel İdare Müdürlüğü tarafından kullanılmadığının belirlendiği ve böylece malik veya işleten olarak herhangi bir sıfatı bulunmayan davalı ... yönünden davanın husumet eksikliği nedeniyle reddine, davalı ...'in işlettiği lokalden sızan su nedeniyle zararın meydana geldiği iddia edilmişse de, keşif ve tutulan tutanaklardan anlaşılacağı üzere zararın öğretmenevinin birinci katında bulunan bayanlar tuvaletinden kaynaklandığı, davalı ...'in müşterilerinin erkek olması ve söz konusu tuvaleti daha temiz kullanmaları için insiyatif alarak erkekler tuvaletini temizlediği, bu temizliği yapması nedeniyle bayanlar tuvaletinin temizliğinden sorumlu olmasını gerektirecek hukuki bir zorunluluk olmadığı gerekçeleriyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire; "...Dosya kapsamında bulunan, aralarında inşaat mühendisinin de bulunduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 06.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ve 27.08.2018 tarihli bilirkişi raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup, davaya konu zararın davalı ...'in lokal olarak kiraladığı kattaki su musluğunun açık bırakılmasından kaynaklandığı yönünde görüş bildirldiği anlaşılmakla, davalı ...'in işlettiği lokalin zararın doğmasına neden olan katta bulunduğu, davalının sadece erkek wc.'sinin temizliğinin yapıldığına dair savunması dosya kapsamına uygun olmayıp bilirkişi raporlarıyla hesaplanan zarar kapsamından sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden" kararın bozulmasına karar vermiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyulmuş, her ne kadar davalı ... tarafından olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı savunularak bozma ilamı sonrasında ... Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün İnceleme Raporu sunulmuş ise de sonuç kısmında ayrıca sözleşmede yalnızca erkekler lokali olarak kiralandığını belirten herhangi bir ibarenin bulunmadığı, sözleşmede tuvaletlerle ilgili herhangi bir ibarenin bulunmadığı, bayanlar tuvaletini nadiren de olsa öğretmenler evinin lokaline gelen bayanların da kullandığının belirtilmesi ve dosyada aldırılan bilirkişi raporları dikkate alındığında davalının savunmasının yerinde olmadığı, davalı ... tarafından kiralanan öğretmen evi lokalinin kullandığı su musluğunun açık bırakılmasının neden olduğu olay nedeniyle davacının ödemiş olduğu 6.675,00 TL'den ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalı ...'in sorumlu olduğu, davalı ... açısından aşamalarda ilk olarak verilen davanın kabulü üzerine hükmü inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce sair temyiz itirazlarının reddiyle zarar kapsamı belirlenmek üzere araştırmaya yönelik olarak bozma kararı verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ikinci kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine ve davalı ... yönünden kabulüne dair verilen kararın sadece davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği ve bu defa Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce kararın görev yönünden bozulduğu, davacı tarafın verilen bu karara karşı temyiz itirazında bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... İdaresi açısından verilen husumetten ret kararının bu davalı açısından kesinleştiği gerekçeleriyle; "1-... İlçe Özel İdaresine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-... hakkında açılan davanın kabulü ile toplam 6.675,00TL'nin ödeme tarihi olan 02.01.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan bir itirazları bulunmadığını, ancak davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozmadan önce davalı ... yönünden verilen husumetten red kararı kesinleşmiş olup o kararda ... lehine 900,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği için kararın bu kısmının da kesinleştiğini, bozmadan sonra yargılama sadece diğer davalı ... yönünden devam etmiş olduğundan ... yönünden tekrardan hüküm tesis edilmesi ve 2. defa lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve Sulh Hukuk Mahkemesinde vekalet ücreti 2.175,00 TL olduğu halde mahkemece bu rakamın üstünde olacak şekilde 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek resen dikkate alınacak nedenlerle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan iş yerinde dahili su hasarı nedeniyle oluşan ve sigortalıya ödenen tazminatın üst kat maliki olan İlçe Özel İdaresinden ve işleten davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 1301 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin ilk kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; bilirkişi kurulundan hasarın nedeni hususunda rapor alınması, zararın kiracı davalı ...'ın mı, yoksa diğer davalının sorumlu olduğu bir nedenden mi ileri geldiğinin tesbit edilmesi gerektiğine değinilerek bozulmasına karar verildiği, mahkemenin ikinci kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verildiği, kararın, yalnızca davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesince Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanında olduğundan davanın usulden reddine karar verildiği, görevli mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın davalı ... yönünden husumet eksikliği nedeniyle usulden, davalı ... yönünden esastan reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulduğu, Dairemizce yapılan incelemede eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak verilen son kararla; ... İlçe Özel İdaresine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, ... hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... İlçe Özel İdaresi Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Anlatılan süreç içerisinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.2014 tarih ve 2014/372-2014/556 sayılı ilamı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verildiği ve bu kararın sadece davalı ... vekilince temyiz edildiği, dolayısı ile davalı ... yönünden husumet yokluğu sebebiyle redde dair kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği, Dairemizce yapılan son bozma davalı ... idareye yönelik olmadığından davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğu, ancak, mahkemece verilen son kararla bu duruma aykırı olarak davalı ... yararına yeniden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni olarak kabul edileblir ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediği, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 6 numaralı bendinde yer alan "Davalı ... İlçe Özel İdaresi Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ÖDENMESİNE," ibaresinin çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!