4. Hukuk Dairesi 2023/8602 E. , 2024/3446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/245 E. 2023/120 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu olan ...'ın 01.08.2014 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiğini, müteveffanın kaza tarihinde Lice Kaymakamlığının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğünde sosyal yardım ve inceleme uzmanı olarak çalıştığını, desteğin her koşulda tamamen kusursuz sayılması ve dolayısıyla kusur incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 10.000,00 TL destek tazminatının müteselsil sorumluluk ilkesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili talebini 268.000,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranında sorumlu olduklarını, kaza tarihi ile poliçe tarihinin aynı olduğunu, kazanın meydana geldiği saatin ve kaza tespit tutanağının gerçekçiliğinin değerlendirilmesi gerektiğini, prim ödendikten sonraki rizikolardan sorumlu olduklarını, kaza tarihi ile aynı olan paliçeden kaynaklı sorumlulukları olmadığını, müteveffanın kendi işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile kusurlu şekilde sebebiyet verdiği kazada vefat ettiğini, gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, kusur tespiti ile gerçek zararın uzman bilirkişiler tarafından tespitini, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, sürücünün kaza anında sürücü belgesinin olmadığını, bu nedenle zararın teminat kapsamında olmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmadığını tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2014/1694 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararıyla; davacının, 01.08.2014 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada oğlunun vefatı nedeni ile destekten yoksun kaldığını beyan ederek maddi tazminat talebinde bulunduğu, poliçenin incelenmesinde düzenleme tarihi ve saatinin 01.08.2014 saat 08.47 olduğu, başlangıç saatinin ise 01.08.2014 saat 12.00 olarak yazıldığı, soruşturma dosyasında kazanın 01.08.2014 saat 09.15-10,00 sıralarında olduğunun belirtildiği, kazanın oluş tarihi ve poliçenin düzenleme tarihinin aynı olduğu ve poliçenin başlangıç saati olan 12.00'den önce kazanın meydana geldiği, poliçenin geçerliliği için başlangıç saatinin önemli olduğu, kaza saatinde geçerli bir poliçe olmadığı gerekçesi davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan 17. Hukuk Dairesinin 19.06.2019 tarih, 2016/20293 Esas, 2019/7795 Karar sayılı ilamı ile;
"Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, poliçe düzenleme saatinin 08.47, kaza saatinin 09.15 - 10.00 saatleri arası ve poliçe başlangıç saatinin ise aynı tarih saat 12.00 olmasının dikkate alınmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine" denilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarih, 2019/6164 Esas, 2021/665 karar sayılı ilamı ile;
"Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, tek taraflı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olan destek...'ın vefat etmesi nedeniyle aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ...Ş.'nin sorumlu olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Kazalı araca ait trafik sigorta poliçesi 01.08.2014-2015 vadeli olarak düzenlenmiş olup,çekişme anılan poliçe nedeniyle davalı ... şirketinin sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigorta sözleşmelerinde, sigorta ettirenin borcu sigorta primini ödemek, sigortacının borcu da rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödemektir. 6102 sayılı TTK'nın 1424 ve devamı maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketi kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalıya ulaştırmak ve özellikle primi veya ilk taksidi de poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlüdür.
Sigorta hukukunda kural olarak, sigorta sözleşmesinin akdedilmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigorta sözleşmesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için, 6102 Sayılı TTK'nun 1410, 1421, 1430 ve 1431. maddeleri (6762 sayılı TTK'nın 1282 ve 1295. maddeleri) hükümleri uyarınca kazadan önce primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması gerekmektedir. TTK'nın 1295. maddesi emredici nitelikte bir düzenlemedir.
Davacılar vekilince de karar düzeltme dilekçesinde belirtildiği üzere; aynı kazada ölen...mirasçıları tarafından İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1704 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında yerel mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 29.05.2019 tarih ve 2016/18836 Esas, 2019/6988 Karar sayılı geri çevirme kararı uyarınca, davalı ...Ş. tarafından düzenlenen 86043550 nolu poliçenin prim ödeme tarih ve saatinin ilgili sigorta şirketinden sorularak, prim ödemesine ilişkin belgeler dahil tüm evrakların dosyaya kazandırılmak suretiyle yapılan temyiz incelemesi sonucunda; desteğin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın 86043550 nolu zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin 01.08.2014 tarihinde saat 08:47'de düzenlendiğinin ve poliçe başlangıç saatinin 12:00 olarak belirlendiğinin, kaza tespit tutanağına göre kazanın 01.08.2014 tarihinde saat 09:20'de gerçekleştiğinin; Axa Sigorta A.Ş.'nin 22.07.2020 tarihli yazısında da; poliçenin prim ödeme tarihinin 01.08.2014 ve saat 08:47'de kesilmiş olduğunun ve bunun poliçe üzerinde yazılı olduğunun belirtildiğinin; kaza tespit tutanağının incelenmesinde de, kazaya neden olan ... plakalı aracın trafik sigortasının tutanağa yazılmış ve bu şekilde, zarar gören 3. kişilere trafik sigortacısının açıklanmış olduğunun anlaşılmasına göre yerel mahkemece; davalı ... tarafından kazadan önce primin peşin olarak tahsil edilmiş ve kaza tespit tutanağında trafik sigortacısı açıklanmış olduğundan, TTK hükümlerine göre poliçenin geçersizliğinin 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceği hususları da dikkate alınarak, geçerli trafik poliçesine göre işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, poliçenin düzenleme saati kaza saatinden önce ise de, başlangıç saatinin kaza saatinden sonra olduğu, kaza anında geçerli bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulmasına karar verildiği görülmüştür. (Dairemizin, 08/06/2020 tarih, 2019/5617 E.,2020/3230 K. Sayılı ilamı).
Yukarıda bahsi edilen hususlar ve somut olaya ilişkin Dairemiz emsal kararı dikkate alındığında, incelemeye konu yerel mahkeme kararında yanılgılı değerlendirmeyle;dava konusu poliçede başlangıç saati 12.00 olarak yazıldığından, kaza tarih ve saatinde geçerli bir poliçe olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, Daire onama ilamı kaldırılarak; kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 53 üncü maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, davacının, müteveffanın annesi olduğu ve destek tazminatı talep edebileceği, kusur oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan alınan raporda müteveffanın kazada %100 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, aktüerya raporu ile davacının alabileceği destek tazminatının 268.000,00 TL olduğu, davacının talebinin artırdığı, poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 268.000,00 TL destek tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffa sürücünün kazada tam ve asli kusurlu olduğu, davacının destek tazminatı alamayacağı, hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiği, müteveffanın babasına pay ayrılmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.08.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'nun 427. vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, kaza tarihi itibari ile sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmeyecek olması, davacının davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkının (HGK 05.06.2011 gün 2011/17-42 E, 411 K.) olmasına, hesaplamada müveffanın babasına pay ayrılmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, faiz başlangıç tarihinin davalı lehine olacak şekilde hükmedilmiş ve yasal faize karar verilmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!