WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/8151 E.  ,  2024/3645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/44 E., 2022/492 K.
HÜKÜM/KARAR : Red/ /Bozulmasına

Hükmüne uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017(17)4-2773 Esas-2021/937 Karar sayılı ilamı neticesinde davanın reddine dair verilen son karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...’te bulunan alacağının tahsili için Gaziantep 5. İcra Müdürlüğünün 2008/5734 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, bu dosyada yapılan araştırma sonunda borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul bulunamadığının tespit edildiğini, borçlunun adresine hacze gidildiğinde de haczi kabil mal bulunamadığını, tutulan tutanağın İİK.nun 105 inci maddesi anlamında geçici aciz vesikası hükmünde olduğunu, yaptıkları araştırma üzerine borçlunun adına kayıtlı bulunan ........, Mh. 4430 ada, 471 parselde kayıtlı taşınmazı borcun doğumundan sonra kardeşi olan diğer davalı ...’e 30/12/2004 tarihinde tapuda devrettiğini, yapılan bu devrin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını beyanla; İİK.nun 277-278-280 vd. maddeleri gereğince taraflar arasındaki satışın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1- Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile İİK.nun 277 ve devamı md. hükümlerine dayanılarak açılmış davanın dinlenme koşullarının oluşmadığını, gerçekte bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığını, takibin muvazaalı ve hileli olduğunu, borcun gerçek olması halinde davalı ...’nin borcu ödeyebilecek malvarlığının bulunduğunu, adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller bulunduğunu, takibe dayanak yapılan senedin keşide tarihinin tasarruf tarihinden önceki bir tarih yazıldığını, takibin amacının davalı ... tarafından müvekkiline satılan taşınmazın yapılan imar değişikliği ile değer kazanması sonucu taşınmazı geri almak olduğunu, acizden önceki iki seneyi geçen tasarrufların iptale tabi olmadığını, dava konusu tasarrufun 30.12.2004 tarihinde yapıldığını, geçici aciz vesikasının tarihinin ise 03.12.2008 olduğunu, iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, hak düşürücü sürenin mahkemece resen nazara alınması gerektiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davetiye tebliğine rağmen davalı ...'in duruşmaya katılmadığı, dosyaya yazılı beyanda da bulunmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.04.2010 tarihli ve 2008/625 E- 2010/138 K. sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın satışının 30.12.2004 tarihinde yapılmış olduğu, aciz vesikasının ise 03.12.2008 tarihli olduğu, İİK.nun 278/2 maddesi gereğince acizden önceki iki seneden daha ileri tarihlerde yapılmış tasarrufların iptal edilemeyeceği" gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 28.03.2011 tarih, 2010/7557 E., 2011/2752 K. sayılı ilamı ile "davacının alacağının gerçek bir alacak olup olmadığı, borcun kaynağının ne olduğu, takip konusu bononun tanzim tarihi ile vade tarihi arasında 2 yıllık bir sürenin ve vade tarihinden takip tarihine kadar da 2 yıla yakın bir sürenin bulunmasının nedenleri üzerinde durulmalı şayet alacağın gerçek olduğu kanaatine varılırsa aciz halinin mevcut olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece 08.06.2012 tarih, 2011/588 E., 2012/427 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4. Yargıtay (Kapatılan) 17. HD'nin 19.11.2013 tarih, 2012/13785 E., 2013/16011 K. sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılacak iş, bozma ilamında işaret edildiği üzere hüküm kurmaktan ibarettir. Bu durumda mahkemece davacının alacağının gerçek olup olmadığının araştırılması, önceki bozma ilamında değinildiği gibi takip konusu bononun tanzim tarihi ile vade tarihi arasında 2 yıllık bir sürenin ve vade tarihinden takip tarihine kadar da 2 yıla yakın bir sürenin bulunmasının nedenleri üzerinde durulması, Davacı ... ile borçlu davalı ... arasında borcu doğuran ne gibi bir ilişki olduğunun araştırılması, borcun dayanağı olan bonoda bedelin nakden ahzolunduğu bildirildiğine göre 110 milyar TL tutarındaki bir paranın hangi bankadan ödendiği, davacının bu kadar yüksek miktardaki bir parayı ödünç verebilecek ekonomik durumu olup olmadığının soruşturulması, gerektiğinde davacı ile borçlu davalının ekonomik ve mali durumlarının araştırılması ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

5. Mahkemece 2014/1139 E- 2015/41 K. sayılı ilamı ile direnme kararı verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017(17)4-2773 Esas-2021/937 K. sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İslahiye İlçe Emniyet Müdürlüğünün 23.05.2022 tarihli tutanağında; ...'ın şu anda İncegedik Mahallesinin muhtarı olduğunun, şahsın İslahiye'de ikamet ettiği dönemde tarlaları icar ederek çiftçilik yaptığı ve 30.06.2004 tarihinde 110.000,00 TL tutarındaki parayı borç verebilecek ekonomik durumunun bulunmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin kolluk araştırmasına karşı itirazda bulunarak kolluk araştırmasının Nurdağı İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından araştırmanın yapılmasını talep ettiği, Nurdağı İlçe Jandarma Komutanlığının 18.10.2022 tarihli tutanağında; ...'ın 30.06.2004 tarihinde 110.000,00 TL tutarındaki parayı borç verebilecek durumda olduğunu tespit ettikleri, her ne kadar iki farklı kolluk araştırmasında farklı tespitlerde bulunulmuş ise de, Yargıtay bozma kararından sonra yapılan ilk kolluk araştırmasının davacının borcun verildiği tarihlerde ikamet ettiği bölgede yapılmış olması, ikinci kolluk araştırmasının ise davacının muhtarlık yaptığı bölgede yapılmış olduğu hususu gözetilerek 23.05.2022 tarihli kolluk araştırmasında tespit edilen hususlara mahkememizce itibar edilmiş, davacı tarafça Yargıtay bozma kararından sonra borcun dayanağı olan bonoda bedelin nakden ahzolunduğu bildirildiğine göre 110.000,00 TL tutarındaki paranın hangi bankadan ödendiği, davacının bu kadar yüksek miktarda bir parayı ödünç verebilecek ekonomik durumunun var olduğuna dair somut delillerin dosyaya sunulmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça gerçek bir alacağın varlığı ispat edilemediğinden, açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; farklı kolluk araştırmalarının kabul edilemeyeceğini, davalı borçluya peyder pey borç para verildiğini, bankadan ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin bu borcu verecek mali gücünün bulunduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali isteminden kaynaklanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, davacının dava konusu senette borcu verebilecek mali güce sahip olmadığı, adına kayıtlı gayrımenkullerin çok hisseli olduğu, bankalarda herhangi bir mevduatının bulunmadığı, sabit bir gelirinin olmadığı, adına kayıtlı aracın da düşük bedelli olduğu, buna göre davacının alacağının gerçek olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının istek hâlinde davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi