4. Hukuk Dairesi 2023/7504 E. , 2024/567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/504 Diş. 2021/507
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-20110
DAVA TARİHİ : 30.11.2020
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü-Davalının İtirazının Reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/41674
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motosiklete, plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde %5 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve 1.500,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 38.400,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurun plakası tespit edilemeyen araca ait olmadığını, başvuru şartının gerçekleşmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yönetmeliğe uygun olmadığını, rapor ücretinin teminat kapsamına girmediğini, aktüerya bilirkişisince zararın tespitinin zaruri olduğunu, müterafık kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, 13.11.2020 tarihinden itibaren faize karar verilmesinin usule aykırı olacağını, vekalet ücretinin asliye mahkemeleri için belirlenen miktarın beşte biri kadar olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında kazanın oluşumu, poliçenin varlığı hususlarında ihtilaf bulunduğu, kusur oranlarının tespiti maksadı ile alınan 25.02.2021 tarihli raporda plakası tespit edilemeyen aracın işaret levhalarına uymadığın %100 oranında kusuru bulunduğu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 16.10.2020 tarihli raporun sunulduğunu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan maluliyet raporunda başvuranın %5 oranında sürekli iş göremezliği, iyileşme süresinin ise 30 gün olduğunun belirtildiği, kaza tarihi itibari ile geçerli olan, mevzuat ve Yargıtay içtihatlarına uygun olan raporun hesaplamaya esas alınabileceğine kanaat getirildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi ile hazırlanan aktüer raporda davacının 54.554,97 TL tazminat alacağının rapor edildiğini, davacının talebini 38.400,00 TL olarak ıslah ettiğini, başvuran lehine nispi tam oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 38.400,00 TL tazminatın 13.11.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın ispatlanması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, bir yıl bekleme süresi olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, koruyucu tertibat olmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini, aktüer raporda pasif dönemin 65 yaş sonrasında başlatıldığını, 60 yaşından sonrasının pasif dönem olacağını, usule uygun başvuru olmadığından temerrüte düşmediklerini, vekalet ücretinin davacı lehine 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talep konusunun başvuranın maluliyeti sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olduğu, davacının kötü niyetli ıslah yaptığı yönünde itiraz mevcut ise de, raporda belirlenen miktarın altında ıslah yapılmasında yasal engel olmadığı, temyiz yolu kapalı dahi olsa itiraz yolunun açık olduğu ve kararın kaldırılması ihtimali bulunduğu, kazanın ispatlanamadığına dair davalının itirazının olduğu, ancak kolluk tarafından tanzim edilmiş tutanakların mevcut olduğu, kazanın plakası tespit edilemeyen araç tarafından gerçekleştirildiğinin belirtildiği, davacının, tahkime başvuru öncesinde davalıya gerekli belgeler ile başvuru yaptığı, davalının eksik evrak itirazında bulunduğu ancak eksik olduğu belirtilen belgelerin zorunlu belgeler olmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği, bir yıllık bekleme süresinin dolmadığı yönünde itiraz olduğu ancak davacı maluliyetinin skar olduğu bir yıl bekleme süresine gerek bulunmadığı, kusur oranlarının belirlenmesine yönelik hazırlanan raporda kolluk beyanları ve kaza tespit tutanağının dikkate alındığı ve karara esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını iddia ettiği ancak Türk Ticaret Kanunu 1426 ' ncı maddesi gereği makul giderlerden sorumlu oldukları, müterafık kusur indirimi talep edildiği ancak kazaya ilişkin fotoğraflardan davacının kask taktığının anlaşıldığı, başvuran lehine nispi tam oranda vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığı gerekçeleri ile davalının itirazlarının kesin olarak reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete 14.04.2020 tarihinde çarpması neticesinde yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının ıslah etmediği miktar yönünden ek dava açabilecek olmasına, kaza tespit tutanağı ve kaza tarihinde davacıya ait tedavi evraklarının varlığı karşısında kazanın ispatlandığının anlaşılmasına, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporunun tanzim edilmiş olmasına, kaza tarihi itibari ile geçerli Genel Şartlar gereği 1990 sonrası doğumlu davacının pasif döneminin 65 yaşı sonrası başlayacak olmasına, davacının arazı ile kask arasında illiyet bağı olmamasına, davalı şirkete başvuru dilekçesinin 03.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 4. bendinde yer alan " 5.760,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde Üye ... ve Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı vekili, müvekkilinin 14.04.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı gerekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, alınan bilirkişi raporu ile 54.554,97 TL tazminat miktarı belirlenmiş olmasına rağmen, davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan yaptığı ıslah ile talebini 38.400,00 TL olarak ıslah etmiş ve Hakem Heyetince 38.400,00 TL tazminata karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar 38.400,00 TL olup 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 38.400,00 TL olup miktar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığından temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi gerekirken sayın çoğunluğun Düzelterek Onama şeklindeki kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!