4. Hukuk Dairesi 2023/6598 E. , 2023/10856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2019/275 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ... ve ... Gıda ve Temizlik Ürünleri İnş. Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2013/23715 sayılı dosyası ile müvekkili tarafından yapılan icra takiplerinin sonuçsuz kaldığını, ..... ........ Köyü 178 ada 1 parseldeki A Blok 3-4-21-22-25-26 nolu bağımsız bölümlerin borçlu ... adına kayıtlı iken 10.07.2013 tarihinde her birinin 4.500,00 TL bedelle davalı ...’ye, 178 ada 1 parseldeki D Blok 2-22 nolu bağımsız bölümlerin davalı Şirket adına kayıtlı iken 04.07.2013 tarihinde 53.000,00 TL karşılığı davalı ...’e satıldığını, gerek satış tarihi zamanlaması gerekse davalıların birlikte hareket etmesi müvekkilinin alacağını ve icra takibini sonuçsuz bırakmak için temlik işlemleri yapıldığını ortaya koyduğunu, tapudaki satış bedelinin gerçek değerinin çok altında olduğunu, davalıların işbirliği ve muvazaalı bir şekilde mal kaçırmak kastıyla hareket ettiklerini ileri sürerek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının aciz vesikası bulunmadığını, müvekkilleri arasında uzun yıllara dayanan tasarruf tarihinden ve davacının alacağının doğum tarihinden çok önceye dayanan alacak borç ilişkisi bulunduğunu, taşınmazların davalı ...’ın borçları karşılığı ...’ye devredildiğini, tapudaki satışlarda sembolik bedel gösterilmesinin muvazaalı satış anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... Gıda ve Temizlik Ürünleri İnş. Deri. San. Ve Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.06.2015 tarihli ve 2013/337 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararı ile; satış tarihinde dava konusu 178 ada 1 parseldeki A Blok 3-4-21-22 nolu bağımsız bölümlerin gerçek değerinin 18 katı, D Blok 2 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin gerçek değerinin yaklaşık 3 katı altındaki bedel ile davalılar ... ve ...’e satıldığı, dinlenen tanık beyanına göre davalı ... ile ..........,'ın arkadaş olduğu ve aralarında senet düzenleyerek ...’nin kendisini alacaklı, ..........,’ı ise borçlu göstererek icra takibi yaptığı gerekçesiyle davanın bu taşınmazlar yönünden kabulü ile, ...........Köyü 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki A Blok 3-4-21-22 nolu bağımsız bölümlerin 10.07.2013 gün ve 8870; D Blok 2 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin 04.07.2013 gün ve 8649 yevmiye nolu satış işlemlerinin alacak ve fer’ilerini geçmemek kaydı ile iptaline, İİK. nun 283/1. maddesine göre davacının bu taşınmazların haciz ve satışını isteyebileceğine, B Blok 25 ve 26 nolu bağımsız bölümler 25.07.2013 tarihinde ... tarafından ..........isimli kişiye satıldığından ve bu kişi davada taraf olmadığından bu taşınmazlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2015/15541 Esas, 2018/9074 Karar sayılı ilamı ile;
"...
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,her ne kadar mahkemece; bedel farkı bulunması nedeniyle dava kabul edilmişse de; dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazlardan ......’e devredilen D Blok 2 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin tapuda gösterilen devir bedeli 53.000,00 TL, bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri ise 95.000,00 TL olup misli fark gerçekleşmemekle birlikte; davalı 3.kişi ......., davalı borçlu şirketle aralarında ticari ilişki bulunduğunu ve borç verdiğini beyan ettiği, böylelikle borçlu şirketin mali durumu hakkında da bilgi sahibi olması gereken kişi olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davalı ... borçlu şirketin mali durumu ve alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerdendir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın İİK'nun 280. maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde bedel farkı nedeniyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmese de sonucu itibariyle doğru olduğundan davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava; İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2. maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Aynı şekilde davalı borçlunun borcundan dolayı dava konusu taşınmaz cebri icra yolu ile satılması halinde de davalı 3. kişi elinde bir bedel kalır ise bu bedel ile sorumlu tutulur.
Somut olayda, dava konusu edilen B Blok 25 ve 26 nolu bağımsız bölümler 10/07/2013 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’ye, ...... tarafından da 25/07/2013 tarihinde dava dışı 4.kişi ......,’a devredilmiş, davacı vekili ise; 4.kişi......,’yi davaya dahil etmemiştir. Bu durumda sözü edilen B Blok 25 ve 26 nolu bağımsız bölümler yönünden dava bedele dönüşmüş olup; üçüncü kişi davalı ...’nin bu taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri ve alacakla sınırlı olarak bedelle sorumlu tutulması gerekirken bu taşınmazlar yönünden davanın reddi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma konusu yapılmayan ....., ......,Köyü, 178 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki A Blok, 3,4,21,22 nolu bağımsız bölümler ile D Blok 2 ve 22 nolu bağımsız bölümlere yönelik yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı vekilinin; 4.kişi...........’yi davaya dahil etmediği, bu durumda B Blok 25 ve 26 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın bedele dönüştüğü; üçüncü kişi davalı ...’nin bu taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri ve alacakla sınırlı olarak bedelle sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle Torbalı, ....... Köyü, 178 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda B Blok, 25 ve 26 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulü ile bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından davalı ...'a satışına ilişkin iptal koşullarının gerçekleştiğinin tespiti ile davalı ...'dan işbu kararın infazı çerçevesinde yapılacak tahsilatlar tarihinde Anadolu 25.İcra Müdürlüğünün 2013/23715 E. Sayılı dosyasındaki borç ve ferilerin ulaştığı miktarla sınırlı olmak ve bu miktar ne olursa olsun 190.000 TL.'yi aşmamak koşuluyla oluşacak miktarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davanın davalı 3.kişi ... yönünden de kabul edildiği, bu nedenle bu kısım yönünden de davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozmadan önce verilen kararda daha düşük olduğu tespit edilen dava değeri olan davacının icra takibine konu kesinleşmiş alacak miktarı üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği ve her ne kadar İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen eldeki davada, davacının takip dosyasında alacağının ferileri işlemeye devam ettiğinden faize hükmedilmeksizin takip konusu alacak ve ferilerini geçmemek üzere davalı ...'nin tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken tekrar faize hükmedilmesi doğru değil ise de, davalı ...'nin kararı temyiz etmediği anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!