WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/6583 E.  ,  2024/3654 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/137 E., 2022/399 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.06.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların eşi ve annesi ...'ın vefat ettiğini, kaza sonucunda müvekkillerinin maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu, kazanın oluşunda ...plaka nolu araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi bulunmadığını, bu nedenle ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi hükmü mucibince anılan tarihteki teminat limiti olan 200.000,00 TL'nin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya başvurduğunu ve 16.268,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle, ... için 500,00 TL, ... için 250,00 TL, ... için de 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini ... için 100.474,95 TL, ......,için 16.761,82 TL,......, için 17.339,79 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun kusur oranı ve kaza tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu, olayın gerçekleşmesinde kazaya karışan diğer aracın ve zararın gerçekleşmesinde müteveffanın kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde diğer araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, buna göre hesaplanacak tazminattan %75 kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıların zararının aktüeryal inceleme ile tespit edilmesi gerektiğini, bu hesaplamanın yapılabilmesi için müteveffanın sürekli bir biçimde çalıştığının ve gelir elde ettiğinin ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2014 tarih ve 2012/284-2014/433 sayılı kararı ile toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak; ... yönünden 500,00 TL'nin dava tarihi 28.06.2012, 100.474,95 TL'nin ıslah tarihi 12.03.2014 tarihinden, ... yönünden 250,00 TL'nin dava tarihi 28.06.2012, 16,761,82 TL'nin ıslah tarihi 12.03.2014 tarihinden, ... yönünden 250,00 TL'nin dava tarihi 28.06.2012, 17.339,79 TL'nin ıslah tarihi 12.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte değişen oranlarla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 30.11.2017 tarih ve 2015/5430 E., 2017/11176 K. sayılı kararı ile "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak dava açmış ve 12.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini yükseltmiştir. Mahkemece talepler bakımından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekirken, ıslah edilen miktar ayrılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır. Öte yandan, davacı taraf lehine her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde toplam bedel üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olması da hatalıdır.
3-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Somut olayda; kazaya karışan araçlar traktör olup, ölen desteğin de yolculuk yapmaya elverişli olmayan traktör kasasında birçok kişiyle birlikte yolcu olduğu, araç sürücüsününde ehliyetinin bulunmadığı hususları dikkate alınarak, TBK52(44.) maddesi uyarınca dairemiz uygulamaları da gözetilerek zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmaması gerektiğinin gerekçeli kararda denetime elverişli olacak şekilde tartışılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Öte yandan; kazaya karışan araç traktör olup hükmedilen tazminata yasal faiz hükmedilmesi gerekirken, avans faizine hükmedilmesi de hatalı bulunmuş, bu husus da bir diğer bozma nedeni yapılmıştır." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/145-2018/485 sayılı kararı ile "1-A-... yönünden 100.974,95 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hesaplanan 80.779,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B-... yönünden 17.011,82 TL den %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hesaplanan 13.609,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

C-... yönünden 17.580,79 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hesaplanan 14.064,63 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." karar verilmiştir.

2. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2020 tarih ve 2019/879 - 2020/5965 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

4. Daire kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

5. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2021 tarih ve 2021/87- 2021/3332 sayılı kararı ile "1-Her ne kadar, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış ise de; gerek davacı ...'in eşinin vefatından sonra yeniden evlenmiş olması ve gerekse davalı tarafından dava öncesinde yapılan başkaca ödemenin varlığı hususları karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması isabetli görülmediğinden, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21/10/2020 gün 2019/879-2020/5965 sayılı onama ilamı ortadan kaldırılarak davalı yanın temyiz nedenlerinin incelenmesine geçilmiştir;
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan desteğin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp zarar sorumlusu davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davacının ve eşi olan desteğin bakiye yaşam süresi boyunca destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak karar verilmiştir.
BK gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.

Bu itibarla; ölenden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, evlenen eşin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan (eski)eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır.
Somut olaya bakıldığında; davacı eşin dava devam ederken (19.09.2018 tarihinde) yeniden evlenmiş olduğu, mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda ise, davacı ...'in muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Oysa, destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan davacının ancak eşinin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip hesaplama yapılmalıdır.
Buna göre mahkemece davacı ... için, davaya konu kaza tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminatın hesaplanması hususlarında, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden (hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak) ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
4-Davacı yanca davadan önce (02/02/2012 tarihinde) 48.804,00 TL'lik ibraname imzalanmış, söz konusu ibraname ve 07/02/2012 tarihli 48.804,00 TL'lik banka dekontu karar düzeltme aşamasında davalı vekili tarafından dosyaya sunulmuştur.
Ödeme ve ibra borcu söndüren nedenlerdendir. İbraname uyarınca, yapılan ödeme nisbetinde davalı borçtan kurtulur. O halde, mahkeme tarafından dosyaya sunulan 02/02/2012 tarihli ibraname ve 07/02/2012 tarihli 48.804,00 TL'lik banka dekontu uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamları değerlendirilmek suretiyle kazaya karışan araçların traktör olup ölen desteğin de yolculuk yapmaya elverişli olmayan traktör kasasında birçok kişi ile birlikte yolcu olduğu, araç sürücüsünün de ehliyetinin bulunmadığı hususlarının değerlendirilerek ve ayrıca Dairenin uygulamalarına gör tazminattan %20 oranında müterafik kusur indiriminin yapılmasına, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekeceği, somut olayda 19.09.2018 tarihinde davacı eşin yeniden evlendiği nedenle bu kişi yönünden eşin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hükmedilmesi gerektiğinden alınan bilirkişi ek raporunda sigorta şirketi tarafından hak sahiplerine yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle faizi de belirlenmek suretiyle davacı eş ... yönünden %20 müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra zararının ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu davacının açtığı davanın reddine, diğer davacılar yönünden de yine aynı şekilde yapılan hesaplamalar neticesinde davanın kısmen kabulü ile "1-Davacı Zeynal Saraydar'ın açtığı davanın reddine, 2-Davacı ...'ın açtığı davanın kısmen kabulü ile, 7.977,23 TL'nin, davacı ...'ın açtığı davanın kısmen kabulü ile 10.252,98 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla talebin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alacak ile ilgili, davadan önce (02.02.2012 tarihinde) 48.804,00 TL'lik ibraname imzalanmış olup ibraname uyarınca yapılan ödeme nisbetinde borçlu, borçtan kurtulacak olup, ibraname ile ödemede davacıların taleplerinin feragatinin kesin hüküm taşıması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacıya davadan önce ödeme yapılmış olup, ödeme tarihi itibariyle ödeme miktarının yeterli olduğunu, ödeme değerlendirilirken, ödenmiş olan tazminatın güncellenmesinde asgari ücret artış oranının dikkate alınmamış olmasının da hatalı olduğunu, vefat eden desteğin, destekten yoksun kalan mirasçıları eş ve çocuklarına pay ayrılarak tazminat hesaplanmış olmasına rağmen anne-babanın hayatta olup olmadığı araştırmadan ve onlara da pay ayrılmadan yapılan hesabın hatalı olduğunu, müteveffanın oğlu ...’ın vefatına ilişkin yargılama sırasında beyan sunulmuşsa da bu hususun dikkate alınmadığını ancak 03.04.2002 doğumlu ...'ın 23.06.2022'de öldüğünü ve vefatın ilgili Nüfus Müdürlüğü'nden sorulması ve hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini, davaya konu kaza 25.06.2011 tarihinde meydana gelmiş olup haksız fiil tarihi itibariyle hesaplamanın PMF 2010 Yaşam Tablolarına göre yapılması gerektiğini usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların davalı ... Hesabından destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, ... yönetmeliği.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilince ...'ın vefat ettiği belirtilmiş ise de incelenen nüfus kaydında ... ve Rukiye oğlu olan ve 03.04.2002 doğumlu ...'ın hayatta olduğunun yazılı olmasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekillenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.