WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/6537 E.  ,  2024/3655 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/47 E., 2023/110 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında sigorta ödemesine dayanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava tarihi 02.11.2015 olmasına rağmen karar başlığında 21.10.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüş bozma nedeni yapılmamıştır.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.11.2014 günü davalı ...'in maliki olduğu traktör ile, müvekkili sigorta şirketine Kasko Sigortalı çekicinin çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, araç malikinin ..., sürücüsünün ise ... olduğunu, davalının bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, bu kaza nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar için, Kasko poliçesi teminatı kapsamında, sigortalı araç maliki ...'a 06.01.2015 tarihinde 112.890,00 TL tazminat ödendiğini, sigortalının ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 57.867,00 TL'nin, ödeme tarihi olan 06.01.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Dahili davalılar ... ve ... cevap dilekçesi vermemiştir.

2. Dahili davalılar duruşmadaki sözlü beyanlarında, davalı olarak gösterilen ...'in 23.11.2014 tarihinde vefat ettiğini ve geriye mirasçısı olarak eşi ... ve kızı ...'ın kaldığını, bu parayı ödeyebilecek güçleri bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2016 tarih ve 2015/601-2016/535 sayılı kararı ile; davalı ...'in dava tarihinden önce öldüğü ve ölü kişi hakkında davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 07.10.2019 tarih ve 2017/889 -2019/9003 sayılı ilamı ile; "Mahkemece davalı ...'in dava tarihinden önce öldüğü ve ölü kişi hakkında davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.(HMK m.114/1-d, m.50 ve TMK m. 28) Ancak HMK'nın 124. maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür.Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Şu halde davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır.(HGK'nun 11.09.2013 günlü ve E 2013/14-612, K 2013/1297 sayılı ilamı) Somut olayda, davalı ... 23.11.2014 tarihinde vefat etmiş olup dava 02.11.2015 tarihinde açılmıştır. 15.12.2015 tarihli tebligat ile davacı vekiline davayı mirasçılarına yöneltmek için süre ve veraset ilamı alınması için yetki verilmiş, veraset ilamı sunularak dava dilekçesi davalı mirasçılara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili davalının ölü olduğunu bilmediğinden davacının ölü kişiye karşı dava açması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmemektedir. Açıklanan nedenlerle, HMK 124. maddesi gereği davaya dahil edilen davalı ... mirasçılarına karşı yöneltilen davada işin esasına girilip inceleme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; mahkemece, davacı tarafın davasını 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtığının dava dilekçesinde belirtildiği gerekçesiyle dava, hukuki yarar yokluğu nedeniyle de reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde böyle bir ibarenin bulunmaması ve davanın kısmi dava olarak açılması göz önüne alındığında mahkemenin davacının hukuki yararının yokluğu nedeniyle red gerekçesi de doğru görülmemiştir. " denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ceza dosyasında alınan kusur raporları ile aynı doğrultuda olduğu anlaşılan 29.06.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) kusur raporuna itibar edilerek sürücü ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, sürücüsü tespit edilemeyen traktör sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu, davacı ... şirketinin dava konusu haksız fiil nedeniyle ödediği hasar miktarını halefiyet gereği haksız fiilde kusuru oranında sebep olan traktör maliki davalı taraftan isteme hakkı olduğu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın talep miktarıyla bağlı kalınarak; davanın kabulü ile, 57.867,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 06.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikle davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunun hatalı olduğunu, bu kazada davacı müvekkili ...'in, eşini ve oğlunu, davacı ........,'da babasını ve kardeşini kaybettiğini, hayat boyu bunun acı-elem ve ızdırabını, yokluğunun üzüntüsünü çektiklerini, bakım ve desteklerinden hayat boyu mahrum kaldıklarını, rücu tazminatının hatalı hesaplandığını ve kusur durumunun dikkate alınmadığını, davalılar tarafından, tır sürücüsü ... aleyhine Keşan Asliye 2. Hukuk Mahkemesi 2016/436 Esas sayılı dava dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açılmış olup dava son karar aşamasına gelmiş ve ilama bağlanacak tazminat alacağı ile işbu rücu davası alacağını takas/mahsup definde bulunduklarını ve bu iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği hasar tazminatının kusurlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan 29.06.2022 tarihli raporun ceza dosyasında alınan kusur raporları ile aynı doğrultuda olmasına göre karara esas alınarak davacı ... şirketinin dava konusu haksız fiil nedeniyle ödediği hasar miktarını halefiyet gereği haksız fiile kusuru oranında sebep olan davalı taraftan isteme hakkı olduğunun anlaşılmış olmasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.