4. Hukuk Dairesi 2023/6523 E. , 2024/5138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/636 Esas- 2022/824 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kulp Belediye Başkanlığının maliki ve ...'ın sürücüsü olduğu tescilsiz lastikli iş makinesinin 09.11.2008 tarihinde Kulp ilçesinde meydana gelen kaza sonucu ...'in malul kaldığını, davaya konu kaza ile ilgili olarak Kulp Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/558 soruşturma nolu dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, trafik kazası tespit tutanağında sürücü ...'ın kusurlu bulunduğunu, kaza ile ilgili olarak kuruma yapılan başvuru üzerine ...'e 18.019,00 TL tazminat, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ... Yönetmeliği gereğince 02.05.2013 tarihinde ödendiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 16 ıncı maddesi uyarınca Güvence Hesabına yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeden dolayı rücu etme hakkı tanındığını, bu nedenlerle borçlular tarafından yapılan borca ve işletilen faiz miktarına ilişkin itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın söz konusu olayın oluşu ile ilgili belgeleri dosyaya sunmadığını aynı zamanda maluliyetin oranını ve derecesini gösteren bir maluliyet raporu söz konusu olmadığını, bununla beraber hukukta bir olaya karşı tazminat verilebilmesi için varolan zarar ile atfedilen fiil arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, söz konusu davada müvekkili ile birlikte sürücü ...'ın davalı olarak gösterildiğini, ancak davalılar arasındaki kusur oranını belirten herhangi bir delil veya emare söz konusu olmadığını, müvekkil kurumun bu olayın oluşmasında herhangi bir kusurunun olmadığını, olayın tamamen ... ve zarar gören olduğu iddia edilen kişi arasında gerçekleştiğini belirterek söz konusu zarara sebebiyet veren olayda kusurlu olmadığı için rücu talebinin müvekkili kurum açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının kendisi hakkında icra takibi başlattığını, ...'in yaralanması olayı ile ilgili olarak Güvence Hesabının ...'e tazminat ödediğini, kusurlu olması nedeniyle kendisine rücu edildiğini, davalı ... bünyesinde işçi olarak çalıştığını, kusurlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince 2013/141 Esas ve 2015/54 Karar sayılı ilamı ile; davanın kabulü ile ; Kulp İcra Dairesinin 2013/34 Esas sayılı dosyasında belirtilen miktar üzerinden devamı ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih ve 2019/1728 Esas 2020/1327 Karar sayılı ilamı ile; "....Hükmün gerekçe kısmında davalı kurumun kusurlu olduğu ve borçtan sorumlu olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle kurumca icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline karar vermek gerektiğinin belirtildiği, ancak dosyada iki davalının bulunduğu ve hüküm kısmında itirazın hangi davalı yönünden iptaline karar verildiğinin belirtilmediği, böylece kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkinin giderildiği, hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların ayrı ayrı gösterildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece mahkemesinin 12.03.2021 tarih ve 2020/1507 Esas 2021/348 Karar sayılı ilamı ile; davanın kabulü ile davalılardan ... tarafından yapılan itirazın iptaline, Kulp İcra Dairesinin 2013/34 Esas sayılı dosyasında belirtilen miktar üzerinden takibin devamı ile, icra takibinin toplam 18.019,00 TL asıl alacak üzerinden davalı ... yönünden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/19137 Esas/ 2021/7572 Karar sayılı ve 26.10.2021 tarihli kararı ile; "Mahkemece, temyiz incelemesi sonucu yapılan bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür. Şöyle ki; bozma ilamında dosyada iki davalının bulunduğu ve hüküm kısmında itirazın hangi davalı yönünden iptaline karar verildiğinin belirtilmediği gerekçesiyle bozma kararı verilmiş olup mahkemece bozma sonrası kurulan hükümde davalılardan ... tarafından yapılan itirazın iptaline şeklinde karar verilmiş ancak davalı ... yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. O halde mahkemece davalı ... yönünden de olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayası belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile açılan davanın davalı ... yönünden kabülü ile; Kulp İcra Dairesinin 2013/34 sayılı takip dosyasına davalı takip borçlusu ... tarafından yapılan itirazın iptali ile, icra dosyasının davalı ... yönünden kaldığı yerden devamına, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacı tarafın söz konusu olayın oluşu ile ilgili belgeleri dosyaya sunmadığını, davacının maluliyetin oranını ve derecesini gösteren bir maluliyet raporunun da söz konusu olmadığını, hukukta bir olaya karşı tazminat verilebilmesi için varolan zarar ile atfedilen fiil arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, müvekkili kurumun olayda herhangi bir kusuru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan dava dışı yolcunun uğradığı maluliyet tazminatının davacı ... tarafından hak sahibine ödenmesi nedeni ile haksız fiil sorumlularından ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!