WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/6434 E.  ,  2024/3658 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/459 Esas- 2021/542
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında sigorta tazminatının davalıdan rücuen tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan konutun 07.06.2010-09.06.2010 tarihlerinde etkili olan sağanak yağışlar sırasında davalı İSKİ'ye ait olup yetersiz kalan kanalizasyondan geri tepen sular sebebi ile hasara uğradığını, sigortalıya 9.698,00 TL tazminat ödendiğini, müvekkili şirketin sigortalının haklarına halef olduğunu belirterek sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin dava konusu taşınmazın konum olarak E-5 karayolu Boğaziçi Köprüsü bağlantı yolunun altında bulunan ve Çamlıca bölgesinin yağmur sularının geçtiği yağmursuyu menfezinin alt kısmında bulunduğunu, 08.06.2010 tarihinde gelen şikâyet üzerine şikâyet mahalline gidilerek aşırı yağış nedeniyle tıkanan kanalın açıldığını, şikâyet tarihinde ayrıca atıksu hatlarında arızaya rastlanmadığını, 2560 sayılı İSKİ Yasasının 25 inci maddesinde “yağmur sularının uzaklaştırması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir" denildiğini, bu davadaki hasarın da yağmur suyu nedeniyle meydana gelmesi nedeniyle asli sorumluluğun idarelerinde değil ilgili Belediyede olduğunu, ayrıca davacının hasarın meydana geldiğini iddia ettiği yerin inşaat ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalının bu olayda bir kastı, kusuru, ihmali bulunmadığını ve zarar görenin veya bir başkasının eyleminden kaynaklı olması nedeniyle bu olay ile davalı arasında bir bağ kurulamayacağını, talep edilen bedelin piyasa rayicine uygun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2014 tarih ve 2011/126-2014/63 sayılı kararı ile yağmur suları ve atık suların uzaklaştırılmasının ilgili belediyelerce Belediye Kanunu çerçevesinde denetlenmesi ve bakımının yapılması gerektiği, yapım ve işletme sorumluluğu nedeniyle illiyet bağının kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2017 tarih ve 2014/17102- 2017/2094 sayılı kararı ile; "Dava konusu olayın, 07.06.2008/08.06.2008 tarihlerindeki sağanak yağışlar nedeni ile kanalizasyon kanalının tıkanması üzerine geri tepen suların sigortalı konuta dolarak zarar vermesi sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır. 2560 sayılı İSKİ Kanunu’nun 25. maddesinde “Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilmez” hükmü mevcut ise de, davalı ile ilgili belediye arasındaki iç ilişki sorumluluğunun zarar gören üçüncü kişi olan sigortalının halefi davacı ... şirketine karşı ileri sürülemeyeceği ve bu yönü ile davalı İSKİ nin pasif husumet ehliyetinin olduğu açıktır. Mahkemece hükme esas alınmamış olmakla birlikte, sigortalı konutta oluşan hasarla ilgili kusur, illiyet bağı ve oluşan zarar miktarının tespiti için yargılama sırasında 25.11.2013 tarihli bilirkişi raporu alınmış ise de raporda, hasara neden olan suyun geri tepme nedeni ve bu konuda tarafların sorumluluğunun ne olduğu hususları irdelenmeksizin ekspertiz raporunun tekrarı niteliğinde yetersiz bir rapor tanzim olunmuş ve raporda;etkili sağanak yağış nedeniyle İSKİ'ye ait kanalizasyondan su tepmesi sonucunda hasarın oluştuğu belirtilmekle yetinilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı İSKİ'nin hasarla ilgili herhangi bir kusuru olup olmadığı, var ise ne oranda kusurlu olduğu ve gerçek zarar miktarının ne olduğu konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile ve davalı İSKİ açısından kusur,zarar illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, dava dışı sigortalısına ödeme yaparak, halefiyet hakkına sahip olduğu, ödemiş olduğu bedelin rücuen davalıdan tahsilini talep ettiği, bozma kararına uygun olarak alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu kabul edilerek hükme esasa alındığı ve davacının sigortalısının evinde meydana gelen zararda, davalının birinci dereceden kusurlu olmadığı ve hasarın oluşmasının nedenlerinden birinin binanın yapı kullanma izin belgesinin olmaması ve davalı tarafından kanal bağlantısı kontrolünün yapılamamış veya yapıldıysa da uygun yapılmaması sebebiyle meydana geldiği, hasara neden olan unsurlardan diğeri olan bahçeden binaya su girişinde ise davalının kusurlu olmadığı, zira binanın zemin katlarında dış duvar ve pencerelerin bahçeden binaya su girişine engel olacak şekilde tasarlanmadığı, bu nedenle davacının sigortalısının %75, davalının ise %25 kusurlu olarak zararın doğumuna sebebiyet verdiği, kusurları oranında sorumlulukları bulunduğu, davacı tarafından 8.906,40 TL ve 141,60 TL' lik faturalar ve zarara uğrayan eşyalar karşılığı toplam 9.698,00 TL ödemenin yapıldığı, kusura göre yapılan hesaplama neticesinde davalının 2.424,50 TL' den sorumlu olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; 2.424,50 TL hasar bedelinin 27.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin yağmur suları ve atık sularının uzaklaştırılmasında davalı İski’nin kanunen kendisine yüklenen sorumluğunu dikkate almadığını, 2560 sayılı Kanun'un 2 nci bendi; “..Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek..” hükmünü havi olup yağmur ve atık sularının uzaklaştırılması ve bakım -onarımlarının İski'nin görevi olduğunu, yağmur sularının uzaklaştırılmasının davalının yasadan kaynaklı sorumluluğu sebebiyle hükme etki etmemiş olması, zarar ile kusur arasında illiyet bağının dikkate alınmamış olduğunun da kanıtı olduğunu, ilgili konuta ait yapı ruhsat belgesinin mevcut olduğu, ancak yapı iskan belgesinin olmadığı, bu sebeple de davalı İski'ye sorumluluk yüklenemeyeceği kararının hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik olup, rapora karşı ileri sürdükleri itirazların dikkate alınmadığını, yağmursuyu meselesinde yanlış değerlendirme yapıldığını, müvekkil idarenin yağmur sularıyla ilgili sorumluluğunun sınırlı ve şarta bağlı bir sorumluluk olduğunu, hem maddi vakıa, hem de yasal düzenlemelerin belirlediği sorumluluk açısından dava konusu hasarın gerçekleşmesinde müvekkil İski'nin bir sorumluluğunun bulunmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin sigortalısının uğradığı zarar nedeniyle ödediği tazminatın, sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 ve 1472 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle dosya kapsamında bozma ilamına uygun olarak alınmış olan bilirkişi raporlarıyla; dava konusu binadaki hasara neden olan unsurlardan biri olan bahçeden binaya su girişinden davalının kusurlu olmadığı, zira binanın zemin katlarında dış duvar ve pencerelerin bahçeden binaya su girişine engel olacak şekilde tasarlanmadığı bu nedenle; davacının sigortalısının %75, davalının ise %25 kusurlu olarak zararın doğumuna sebebiyet verdiğinin belirlenmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.