WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/6314 E.  ,  2024/4670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/252 E., 2023/77 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğu aracın dava dışı ehliyetsiz sürücüsü Mustafa Ayaz sevk ve idaresinde iken, 11.08.2013 tarihinde gerçekleşen kazada vefat eden Tolga İsmail Beyenir'in mirasçılarına ödenen 24.606,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlarda olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 12.10.2015 tarihinde talebini 85.198,75 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı duruşmadaki beyanlarında aracı kendisinin kullanmadığını, kazadan sorumlu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Mahkemenin 09.09.2016 tarih ve 2015/48 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile rücuen tazminat davasının toplam 85.198,75 TL için kabulü ile 24.606,00 TL için dava tarihinden, 60.592,75 TL için ıslah tarihinden (12.10.2015) itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2019 tarih ve 2016/8395 Esas 2019/3680 Karar sayılı ilamı ile " 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, Zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK.nın 297. maddesinde verilen hükümde, iddia ve savunma yönünden toplanan deliller, delillerin tartışması, varılan sonuçla ilgili hukuki nedenler, taraflara yüklenen borç ve sağlanan hakların kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça yazılması gerektiği belirtilmiştir. HMK.nın 26. maddesine göre Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
HUMK.'nun 83. ve devam maddelerinde (6100 sayılı HMK 176. ve devamı maddeleri) düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Bu ... göre yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmadığı gibi, ıslahla dava dilekçesinde talep edilmeyen ve dava açıldıktan sonra ödenmiş olan tazminatın rücuan tahsili de istenemeyecektir.
Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde desteğin mirasçılarına ödenen 24.606,00 TL'nin rücuan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise, kazada vefat eden desteğin babası lehine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/810 Esas, 2015/338 Karar sayılı dosyasında hükmedilen tazminat nedeniyle Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2015/17754 sayılı dosyasına 28.08.2015 tarihinde yapılan 60.592,75 TL ödemenin de dava talep miktarına eklenerek, toplam 85.198,75 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece de rucuen tazminat davasının toplamda 85.198,75 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olup yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin dava tarihinde ödemediği dava dilekçesinde talep etmediği 60.592,75 TL tazminatı ıslah dilekçesi ile talep etmesi ve mahkemece bu talebin kabul edilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

3. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 29.01.2020 tarih ve 2019/306 Esas, 2020/20 Karar sayılı karar ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4-Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

5-Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2021 tarih ve 2020/1825 Esas 2021/1775 Karar sayılı ilamı ile " 1-Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ehliyetsiz sürücünün sebebiyet verdiği kaza sonucu ödenen destek tazminatının rücuan tahsilini talep etmiş, Mahkemece davanın ıslah gibi kabulüne dair verilen karar Dairece; dava dilekçesinde talep edilmeyen ve dava tarihinde ödenmeyen ıslah edilen miktarın kabulüne karar verilmesinin doğru olmaması nedeniyle bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada davacı vekili, dava konusu alacağı tahsil ettiklerini, davanın konusuz kaldığını bildirmiş, mahkemece de konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı vekili karar duruşmasında ve kararın temyizinde; yapılan ödemenin anlaşmaya bağlı bir ödeme olmadığı, müvekkili ile davacı taraf arasında herhangi bir anlaşma yapılmadığı, yapılan ödemenin ilamın icraya konulması üzerine borçtan kurtulmak için icra tehdidi altında yapılan bir ödeme olup müvekkilinin bu nedenle fazla ödeme yaptığını savunmuştur.
Yargılama sonunda mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında hükmün verilmesiyle birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlık çözüme bağlanmış olur ve dava sonuçlanır. Fakat bazen taraf işlemleriyle de davaya konu uyuşmazlık çözüme kavuşturulup davaya son verilebilir. Usul yasasına göre davaya son veren taraf işlemleri ise feragat, kabul ve sulh olmak üzere düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 313. maddesine göre sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
Anılan karar usul ve yasaya aykırıdır. Somut olayda davacı tarafından, davalı ile yapılmış bir sözleşme sunulmadığı gibi davalı vekilince karar duruşmasında icra tehdidi altında ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Dosyada yasa hükümlerine göre bir sulh sözleşmesi bulunmamaktadır.
Buna göre Mahkemece öncelikle icra dosyası ve varsa sulh sözleşmesi getirtilerek taraflar arasındaki ödemenin niteliği ve anlaşma olup olmadığının araştırılması, yapılan ödeme/anlaşmanın davalının savunmasında belirttiği şekilde cebri icra tehdidi altında yapılan bir ödeme olduğunun tespiti halinde Dairenin bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma kapsam ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında sulh sözleşmesi bulunmadığı, ödemenin cebri icra tehdidi altında yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 24.606,00 TL'nin 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

B.Temyiz Sebebleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah talepleri yönünden olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığını, Yargıtay bozma ilamında davalının icra dosyasına ödeme yapıp yapmadığı ve ödemenin icra tehdidi altında olup olup olmadığının araştırılması yönünden hükmün bozulduğunu, celbedilen icra dosyasında davalının icra dosyasına ödeme yapmadığı ve icra tehdidi altında ödeme olmadığının görüldüğünü, bu sebeple ıslah edilen kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada yaralanan karşı araç sürücüsüne, davacı tarafından ödenen maddi tazminatın rücuen davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, sulh yapıldığının kanıtlanamamasına, ödemenin takip sonrası yapılmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebepler ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.