4. Hukuk Dairesi 2023/5581 E. , 2024/3709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/69 E., 2022/813 K.
BİRLEŞEN ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/326 ESAS SAYILI DOSYASI
HÜKÜM/KARAR : Kabul (Asıl dava), Kısmen kabul (Birleşen Dava )
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu olan desteğinin meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, desteğin motosikletin sürücüsü olduğunu, kazanın meydana gelmesine sigortalı araç sürücüsünün sebep olduğunu, davacının destekten yoksun kalması nedeniyle 20.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 28.05.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 21.04.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının oğlunun hayatını kaybettiğini, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (ZMSS) nedeniyle limitleri kadar maddi tazminattan sorumlu olduğunu, davacının oğlunu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile destekten yoksunluk nedeniyle 100,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinden manevi tazminat talebi olmadığına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla şirketin sorumluluğun poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu, öncelikle tarafların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu'ndan tespitinin gerektiğini, olayda hatır taşıması var ise indirim yapılması gerektiğini, kusur ve zararın ispatlanması gerektiğini, davacı ...'in sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunmadığını, aynı kaza ile ilgili müteveffanın diğer hak sahipleri tarafından açılan davanın derdest olduğunu, dosyaların birleştirilmesi talepleri bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen dava davalıları ... ile ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2015/312 Esas 2016/547 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile, 54.650,36 TL'nin dava tarihi olan 29.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 39.662,96 TL'nin davalı ... yönünden dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosyada davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarihli ve 2018/676 Esas, 2018/11628 Karar sayılı ilamıyla; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, çift taraflı kazada vefat eden kusuru bulunan desteğin kusur oranının tazminatın hesabında gözetilmesinin uygun bulunmasına göre, davacı ... ...vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 26.02.2016 tarihli raporda desteğin davacı anne ve babasına ilk yıl 1/4, sonraki iki yıl 1/6, sonraki iki yıl 1/7, sonraki 16 yıl 1/8 ve sonraki iki yıl tekrar 1/7 oranında pay ayrılarak hesaplama yapılmış, son dönemde davacı babanın destekten çıkmasından sonra annenin payı 1/5 olarak belirlenmiş, mahkemece tazminat hesabında uygulanan pay oranları uygun bulunarak karar verilmiştir. Desteğinin gelirinden 16 yıldan sonraki iki yılda 1/7 oranında anne ve babaya ayrılan pay oranı ve son dönemde anne için ayrılan 1/5 pay oranı doğru değildir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmayıp, bu konuda aynı bilirkişiden davacı anne ve babaya son iki yıl için (çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir kuralı gözetilerek) anneye ise son dönemde (ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak kuralı gözetilerek) verilecek paylar hususunda yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın özelllikleri, bozma ilamı doğrultusunda güncel verilere göre yapılan hesaplama doğrultusunda usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak asıl dava yönünden davanın kabulü ile, 193.150,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, 39.662,96 TL'nin davalı ... yönünden dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosyada davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dava davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; güncel verilere göre düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat üzerinden karar verilememesinin hatalı olduğunu, güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin esas alınmasının kamu düzeninden olması nedeni ile usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmeyeceğini iddia ederek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketine sigortalı diğer davalıların araç işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 21.04.2015 tarihli trafik kazası sonucu hayatını kaybeden davacıların desteği oğullarının ölümü nedeni ile uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!