4. Hukuk Dairesi 2023/5373 E. , 2024/3269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/300 E., 2022/789 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/152
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davada davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; 25.05.2008 tarihinde mülkiyeti davalı ...'a ait olan aracın davalı ...'ın sevk ve idaresindeyken karşı yönden gelen müvekkilinin kullandığı motosiklete çarparak, müvekkilinin hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırılmasına neden olacak şekilde yaralandığını, vücudundaki kemik kırıklarının müvekkilinin hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğini, ayrıca müvekkilinin travmanın etkisiyle algılamasının ve akıl sağlığının bozulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş, 20.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 111.603,99 TL olarak arttırmıştır.
2.Birleşen davada davacı vekili; 25.05.2008 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle, kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi bulunmayan araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olarak müvekkilinin denetiminde olan motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin sakat kaldığını belirterek, fazlaya ait ve munzam zarardan kaynaklanan alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 30.03.2015 tarihli dilekçeyle 107.795,99 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2012/809 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararıyla; A) Mahkememizin 2012/809 Esas sayılı davası yönünden; 1-Davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile a) 100,00 TL maddi tazminatın birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/152 Esas sayılı davasında hükmedilen tazminatla tahsilinde tekerrür olmamak üzere 25.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulmasına, b) 12.000,00 TL manevi tazminatın 25.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, B) birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/152 Esas sayılı davası yönünden; 1-Davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, Mahkememizin 2012/809 Esas sayılı davasında hükmedilen tazminatla tahsilinde tekerrür olmamak üzere 92.647,12 TL maddi tazminatın 15.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarih ve 2015/14737 Esas ve 2018/9235 Karar sayılı ilamı ile ''...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 104 üncü maddesi gereğince, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişiler, bu tür araçların gözetim, onarım, bakım alım-satım,araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur.
Bu madde uyarınca galericinin gerçek işleten malik yerine farazi işleten olarak sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki eylemsel egemenliğin kesin biçimde bu yere geçtiğinin ortaya konulması gerekmekte olup, Hukuk Genel Kurulu'nun 06.05.2015 tarih, 2013/17-2197 Esas ve 2015/1302 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, bu eylemsel egemenliğin geçişi de aracın satışı için verilmiş özel vekaletname ve aracın galeriye teslim edildiğine dair yazılı herhangi bir belge ile ispat edilebilecektir.
Somut olayda; davalı malik ... aracı satış maksadıyla gelericiye vekaletname ile teslim ettiği, bu nedenle kendisinin sorumluluğu kalmadığı savunmasında bulunmuştur. O halde mahkemece söz konusu savunma üzerinde durularak ve gerekli araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davalı sürücü ... tarafından davacının 2008 yılında meydana gelen davaya konu kazadan sonra 2010 yılında başka bir olay nedeniyle ayağını kırdığı iddiasında bulunulmuş olup 2. kez oluşan kırığın 1. kırıkla ve kaza ile illiyeti olup olmadığı, davacının maluliyetine herhangi bir etkisi olup olmadığı hususunda mahkemece ATK'dan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, davacı ...'in yaralanması nedeniyle bedensel maddi zararının 111.603,99 TL olduğu ancak usuli kazanılmış haklar ilkesi gereğince önceki hüküm ile kabul edilen 107.795,99 TL zarar miktarından gerçek kişi davalılar sorumlu olmakla birlikte asıl davada 100,00 TL talep edildiği, yasal faiz başlangıcının olay tarihi olan 25.05.2008 olduğu, birleşen dava yönünden; davacı ...'in yaralanması nedeniyle bedensel maddi zararlarından taleple bağlı kalınarak sürekli iş göremezlik zararının 104.203,37 TL olduğu, davalı destek hesabının sorumluluğunun ise 100.000,00 TL limit ile sınırlı olduğu, limite mahsuben yapılan 6.073,00 TL'nin mahsubu ile davalı destek hesabının sorumluluğu 93.927,00 TL olmakla birlikte davacı tarafından önceki hüküm temyiz edilmediğinden davalının usuli kazanılmış hakları nazara alınarak davalı destek hesabının sorumluluğunun 92.647,12 TL olduğu, yasal faiz başlangıç tarihinin kısmi ödemenin yapıldığı 26.11.2012 tarihi olduğu yönünde hesaplamanın yapıldığı, davacı vekilinin bilirkişi tarafından hesaplanan 111.603,99 TL üzerinden davayı ıslah ettiği, bozma kararı öncesi yapılan ıslah işleminin birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/152 Esas sayılı dosyasında yapıldığı, bozma kararından sonra yapılan ıslah işleminin ise mahkememiz 2019/300 Esas sayılı elde ki dosyaya yönelik yapıldığı, 7251 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) 177 nci maddesine eklenen hüküm ile Yargıtay'ın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir hükmü gereğince bozma kararından önce ıslah edilmeyen eldeki 2019/300 Esas sayılı dosyasında bozma kararından sonra ıslah işleminin yapılabileceği, olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumları, davacının yaralanma derecesi, davacının yaşı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetilerek manevi tazminat miktarının belirlendiği, birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/152 Esas sayılı davası yönünden, davacı vekilinin dava dilekçesinde 10.000,00 TL maluliyet tazminatının birleşen davalı ... Hesabının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsilini talep ettiği, davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden ibraz ettiği dilekçesiyle dava dilekçesindeki maluliyet tazminatı talebini ıslahen 107.795,99 TL'ye çıkardığı, zarar miktarı konusunda alınan bilirkişi raporunda davacı ...'in yaralanması nedeniyle bedensel maddi zararlarından taleple bağlı kalınarak sürekli iş göremezlik zararının 104.203,37 TL olduğu, davalı destek hesabının sorumluluğunun ise 100.000,00 TL limit ile sınırlı olduğu, limite mahsuben yapılan 6.073,00 TL'nin mahsubu ile davalı destek hesabının sorumluluğu 93.927,00 TL olmakla birlikte davacı tarafından önceki hüküm temyiz edilmediğinden davalının usuli kazanılmış hakları nazara alınarak davalı destek hesabının sorumluluğunun 92.647,12 TL olduğu, kazanın haksız fiil niteliğinde olup tarafların ticari işletmesiyle ilgili olduğu hususunda davacı tarafın iddia ve ispatı söz konusu olmadığından hükmolunacak tazminata yasal faiz işletilebileceği, yasal faiz başlangıç tarihinin kısmi ödemenin yapıldığı 26.11.2012 tarihi olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacının birleşen davasının kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile; a) 107.795,99 TL maddi tazminatın birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/152 Esas sayılı davasında hükmedilen tazminatla tahsilinde tekerrür olmamak üzere 25.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, b) 12.000,00 TL manevi tazminatın 25.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, Mahkememizin 2019/300 Esas sayılı davasında hükmedilen tazminatla tahsilinde tekerrür olmamak üzere 92.647,12 TL maddi tazminatın 26.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde; davacının daha önce çatıdan düşerek ayağını kırdığını, mahkemece bu hususta yeterince araştırma yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik incelemeye dayandığını, davacının ...'ndan aldığı ödemeyle hiçbir hak ve alacağının kalmadığında dair ibraname verdiğini, davanın reddi gerektiğini, davacının maddi kaybının hesabına dair raporun yüksek hesaplandığını, olay tarihindeki verilere göre düzenlenmesini, kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 54, 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla asıl dava davalısı ...'ın aşağıdaki bentlerin dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Usule ilişkin kazanılmış hak (usuli müktesep hak) davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, bozma öncesi ilk kararda asıl davada 100,00 TL maddi tazminata karar verilmiş, bu kararı davalılar ... vekili ve davalı ... temyiz etmiş; karar davalılar lehine bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece asıl davada 107.795,99 TL maddi tazminata hükmedilmesi suretiyle kararı temyiz eden davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan asıl davada davada ... aleyhine bozma öncesi hükmedilen 100,00 TL maddi tazminattan daha fazlasına hükmedilmesi doğru olmamış; hükmün asıl davada davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda; motorlu bisiklet sürücüsü davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın yüz, göz ve kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davada davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle asıl davada davalı ...'ın temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!