WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/5292 E.  ,  2024/4963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2005 E., 2023/74 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/385 E., 2022/275 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.09.2020 tarihinde davacının kullandığı motosikletin yolda bulunan yağ akıntısına kapılması sonucu oluşan tek taraflı trafik kazasında davacının yarandığını ve malul kaldığını, yolun bakımını, denetimini, onarımını yapacak davalı kurumun bu görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.000,00 TL, geçici bakıcı gideri olarak 100,00 TL, kaza ve maluliyet nedeniyle yaşanan acı ve elem için 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kazanın gerçekleştiği yolun idarenin sorumluluk alanında olmadığını, kazaya araç sürücüsünün kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, olay ile idareleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/385 Esas, 2022/275 Karar sayılı kararıyla; "...Olayın meydana geldiği 28.09.2020 tarihi itibari ile olayın meydana geldiği İstanbul ili Ümraniye ilçesi ......., Caddesi üst geçit altı, yol kesimine tekabül eden kısmın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Alt Yapı Kordinasyon Daire Başkanlığı Anadolu Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünün vermiş olduğu 04.04.2022 tarih 2022/458013-1733 sayılı cevabi yazısına göre olay mahallini kapsayan karayolu kesiminin denetim, bakım ve bütün sorumluluğunun İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Böylece; her ne kadar iş bu dava ... aleyhine açılmış ise de bu idarenin olay tarihinde olayın meydana geldiği yol kesiminden bir sorumluluğunun bulunmadığı sorumluluğun az yukarıda belirtilen resmi cevabi yazıya göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu bildirildiğinden davada davalı ... Müdürlüğünün (KGM) pasif taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğundan usulden KGM aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmesi yasal görülmüştür. ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, mahkemece dava konusu kaza mahallindeki yol yapımında bulunan kusura ilişkin sorumluluğun davalı ... Müdürlüğüne ait olmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğu hususunun belirtilmesinin eksik inceleme ürünü olduğunu, dava konusu kaza ile yoldaki sorumluluk hususunda sadece resmi kurumlardan İstanbul Büyükşehir Belediyesine müzekkere yazıldığını, gerekçeli kararda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunun tek bir kurum ile tespitinin hukuka aykırı bir durum olduğunu, kaza mahallindeki yoldaki hasar ve ziyanlarda sorumlu olan kurumun tespiti için öncelikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına müzekkere yazılarak yol kapsamında bulunan sorumluluğun ilgili yönetmelik uyarınca genişlik, sorumluluk, bakım ve gözetim yükümlülüğünün tespit ile akabinde yol kapsamında bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerekirken bilirkişi marifetiyle dosya kapsamında gerekli ve yeterli rapor alınmadan davalı olarak hitap edilen kurumun pasif husumetinin mahkemece gerekçelendirmesinin hukuk ve hakkaniyetten uzak bir durum olduğunu, dosya kapsamında bilirkişi marifetiyle dava konusu kaza sebebiyle yolların yapım, ıslah, onarım ve bakımına, emniyetle işlemesine gerekli kurumun tespitinin yapılmasının öneme haiz bir husus olduğunu, dolayısıyla davalı kurumun sorumluluğu hususunda gerekli tespit yapılmadan, davacının mağduriyeti dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hatalı bir şekilde dayanılan delil değerlendirmesinin eksik bir şekilde yapıldığını, hükmün herhangi bir geçerli hukuki gerekçeye sahip olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya kapsamında mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Alt Yapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Anadolu Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünün vermiş olduğu 01.04.2022 tarihli yazı cevabında dava konusu kazanın meydana geldiği Ümraniye Mehmet ... Ersoy Caddesinin 17.12.2009 Tarih ve UKOME 2009/8-1 sayılı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararı ile anaarter yol ağı listesine dahil edildiği, 17.12.2009 tarihinden beri söz konusu yolun denetim, bakım ve bütün sorumluluğunun İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğu bildirildiğinden, kazanın meydana geldiği yol kesiminde davalı ... Müdürlüğünün bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin yeterli inceleme ve araştırma yapmadan kazanın meydana geldiği yolda sorumluluğun Karayolları Genel Müdürlüğünde değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde olduğunu kabul ederek karar verdiğini, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yol kapsamında bulunan sorumluluğun ilgili yönetmelik hükümlerine göre kimde olduğunun sorulması, yolda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, bunlar yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yoldaki yağ akıntısına kapılarak yaptığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalması sebebiyle yolun bakım ve oranımından sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı kurumdan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin yerinde olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.