4. Hukuk Dairesi 2023/4874 E. , 2024/5480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/110 E., 2022/440 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.05.2011 tarihinde davacı idaresindeki motosiklete trafik sigortasız aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müvekkilinin sürekli iş göremezlik nedeniyle 7.000,00 TL maddi tazminat, müvekkilinin beyninde meydana gelen hasar, yüzde sabit iz veya yüz biçiminin değişmesi nedeniyle 500,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 7.500,00 TL tazminatın davalı taraftan tahsilini talep etmiş; 26.02.2018 havale tarihli dilekçesi ile talebini 185.871,72 TL'ye yükseltmiş; bozma sonrasında 15.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 176.625,15 TL üzerinden davanın kabulü talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan başvuru üzerine alınan aktüer hesabı sonrasında, %14 maluliyeti dikkate alınarak kendisine 28.08.2012 tarihinde 12.853,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK)111 inci maddesi gereğince talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2016/4 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararıyla; davalı ... tarafından olay sebebi ile davacı ...'e 28.08.2012 tarihinde 12.853,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, bu ödemenin yetersizliğinin 2918 sayılı KTK'nın 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilebileceği, davacının bu süreyi geçirmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/2392 Esas, 2019/2292 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2020 tarih ve 2020/396 Esas, 2020/8782 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı vekilince davadan önce davalı ... Hesabına tazminat talebi ile başvuruda bulunulduğu, 18.08.2012 tarihinde ibraname düzenlendiği, tarafların da kabulünde olduğu ve dosya içinde bulunan ödeme belgesinden anlaşıldığı üzere davalı ... tarafından davacıya 28.08.2012 tarihinde 12.853,00 TL tazminat ödendiği, davalı tarafça sunulan hasar dosyasının incelenmesinde, her ne kadar davacı tarafın davadan önce aldığı ve davalı tarafın ödediği tazminata dayanak olan maluliyet raporu dosyada yer almıyor ise de, sunulan evraklardan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.03.2012 tarihli Sağlık Kurulu raporu olduğu, raporda işitme kaybı nedeniyle davacının % 14 oranında özürlü olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan 13.09.2017 tarihli maluliyet raporunda ise tespit edilen sol el bileğindeki hareket kısıtlılığına sebebiyet veren pseudoartroz arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının % 15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, bu haliyle, her iki raporda maluliyetin farklı nedenlere dayandığı anlaşılmakla, ibra edilen maluliyet nedeni ile dosyada tazminat talep edilen maluliyet nedeni arasında farklılık olduğundan, taraflar arasındaki ödemenin kaynağı olan 18.08.2012 tarihli ibranamenin bu davayı etkilemesi düşünülemeyeceği, bu durumda, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesindeki düzenlemenin açıkça “anlaşmalar veya uzlaşmalar”a yönelik olduğu, dava konusu edilen maluliyet nedeni hakkında taraflar arasında düzenlenmiş bir ibraname bulunmadığından bu davada 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma imkanının söz konusu olmadığı gözetilerek mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile verilen karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile karar bozularak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacının talebi ile bağlı kalınarak 176.625,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.08.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının estetik zarara ilişkin tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporları arasında arazların farklı olmasının arazlar ile kaza arasındaki illiyet bağını şüpheye düşürdüğünü, güncel muayene yapılarak illiyet bağının ortaya konulmasını, maluliyet oranı arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacıya 28.08.2012 tarihinde ödeme yapıldığı dikkate alındığında 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddi gerektiğini, usuli kazanılmış haklar gözetilerek artan maluliyet oranı kadar hesaplama yapılması gerektiğini, %15,2 orandan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, kaza tarihi dikkate alınarak yürürlükteki PMF Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, aksi durumda ise tazminat hesaplamasının Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları gereğince TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 oranında teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu elbise kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunda maluliyetin kafa travmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini dolayısıyla faiz hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'nun 428 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesi, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!