4. Hukuk Dairesi 2023/3927 E. , 2024/4345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/838 E., 2022/896 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddine /Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/281 E., 2021/511 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Süher herkül geldi. Davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davacı ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekili ve davalı ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu adına kayıtlı gayrımenkulünü de hısımlık ilişkisi bulunan diğer davalıya mal kaçırma saiki ile devredildiğinin öğrenildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer davalıdan alacaklı olduğunu, davalı ...'un eşi...’un AB kapsamında dahil oldukları proje grubunda koordinatör olarak görevlendirildiğini ve grubun bağlantısının olduğu proje havuzundan seçilecek projelerde ücreti karşılığında çalışacak alan uzmanlarına ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine projeler kapsamında müvekkilinin...’un hesabına kendisi ve eşi adına 240.000,00 Euro teminat paraları yatırıldığını, davalı ...'un eşinin 12.02.2018 tarihinde, önce paraların çalındığını bu nedenle ödeyemeyeceğini belirtiğini ve daha sonra ise AB tarafından paraların ödenmediğini ve insanlara söz verdiği için panik atak yaşadığını, mağdurlara paralarını ödeyemediği için de paraların çalındığı şeklinde yalan söylemek zorunda kaldığını belirttiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/36453 Hazırlık sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığını, davalı ... ile müvekkili ve bir kısım mağdurlar arasında 12.02.2018 tarihli Garanti ve Taahhüt Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre dava konusu taşınmazı bağış olarak davalı müvekkiline devretmeyi taahhüt edildiğini, müvekkilinin tek başına kendi zararını karşılamak adına hareket etmediğini, kendisi ile birlikte diğer mağdurların zararlarının da en azından kısmen karşılanması amacıyla Garanti Sözleşmesi'ne istinaden ...'un devrettiği dava konusu taşınmazın satışı ve bedelinin mağdurlara orantılı olarak dağıtılması hususunda anlaşma yaptıklarını, davacının alacağının da proje paralarının ödenmemesinden kaynaklandığını, tarafların akraba olduğunu, ...'in davalı ... ve eşi... ile anlaşarak müvekkili ile diğer mağdurların zararına olacak şekilde muvazaalı senetler aldığını, diğer davalının taşınmazların değerinin davacının alacağını fazlasıyla karşılayacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddine davanın kötüniyetli açılması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatının davacı yandan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.06.2021 tarihli ve 2018/281 Esas ve 2021/511 Karar sayılı kararıyla; davacı ...'in Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/173 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla verdiği 19.02.2019 tarihli yeminli beyanında, davalı ...'un davalı ...'a yaptığı taşınmaz devri işleminden haberdar olduğunu ve davalı ...'dan olan alacağını teminat altına alabilmek için (mahkememizde görülmekte olan uyuşmazlığa konu edilen tasarruf günü veya bir gün öncesine tekabül eden) 12 ya da 13 Şubat 2018 günü davalı ...'dan ödeme günü kısımları boş olan birtakım senetler aldığını beyan ettiği, bono üzerinde yazılı olan düzenleme ve vade tarihleri ile davacı ...'in tanık sıfatıyla verdiği yeminli beyanı gözetildiğinde, senedin verildiği tarihten önceki bir döneme ilişkin ve davalı ...'ın alacağına kavuşmasına engel olacak şekilde muvazaalı olarak tanzim edildiği, Yüksek Mahkeme'nin yukarıda zikredilen yerleşik uygulaması ve konuya ilişkin yasal mevzuat gereği, icra takibine dayanak yapılan senedin İİK 278/2 maddesinden kaynaklanan 2 yıllık süreden yararlanmak kastıyla muvazaalı olarak tesis edildiği, bu nedenlerle dava ön koşulun gerçekleşmediği anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; garanti sözleşmesinin varlığına ilişkin beyanlarının yerel Mahkeme tarafından sonuca bağlanmadan hüküm kurulduğunu, ortada geçerli bir garanti sözleşmesi olmadığından, davalılar arasında buna dayalı bir borç ilişkisinin bulunmadığını, yapılan tapu devrinin bir borcun karşılığı değil açıkça bağışlama niteliğinde olduğunu, garanti sözleşmesinin tarafı olan davalı ...'un Mahkeme nezdindeki yeminli beyanında açıkça kendisine karşı borçlu olduğunu, diğer davalı ...'ın proje sebebiyle uğramış olduğu zararın ise halihazırda ... tarafından tahsil edildiğini ikrar ettiğini, dosya kapsamında kendisinin banka hareketlerinin incelenmediğini, garanti sözleşmesinin geriye yönelik de yapılabileceği hususunun dikkate alınmadığını, yine davalının diğer davalı ...'dan bu denli yüksek alacağının nasıl oluştuğunun da irdelenmediğini, konuya ilişkin herhangi bir somut bilgi, bulgu ve belgeye davalı dilekçelerinde de yer verilmediğini, davalı ...'un bağış şeklinde yaptığı taşınmazın satış işleminin muavaazalı olduğunu, esasen İİK. 278 vd. şartlarının gerçekleştiği ve ortada bir bağışlama olduğunun sabit olduğunu, cevap dilekçesinde davalı tarafından da beyan edildiği üzere, "kendisinin alacağına konu senedin vade tarihi, olağan şartlarda pek karşılaşılamayacak şekilde, söz konusu Garanti ve taahhüt sözleşmesinin tarihine çok yakındır ve bahsi geçen bu sözleşme "olayların ilk yaşandığı anda" ivedilikle imzalanmıştır." Tüm hususları takiben, davalı ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/173 E. Sayılı dosyasında (Yeni: Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/38 E.) tarafından görülen 4 nolu celsede taraflarına borçlu olduğunu ve davalı ...'ın kendisinden bir alacağı olmadığını bilmesine rağmen taşınmazı bağışladığını ikrar ettiğini, Garanti ve Teminat Sözleşmesinde belirtilen bakiye alacak miktarının tahsili için ilgili sözleşmedeki alacaklıların ve bu vasıfla davalı ...'ın herhangi bir işleme girişmemiş olmasının da, ...'un mal kaçırma ve muvazaa iddialarını güçlendirdiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.
2- Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; vekalet ücretinin nispi hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacı ile davalı borçlunun akraba olmasına, davacının davalı borçlunun içinde bulunduğu durumu bilmesine, alacağın dayanağı olan senetlerin boş olarak alındığının ve sonradan doldurulduğunun davacı tarafından mahkeme huzurunda beyan edilmiş olmasına davacının dava konusu alacağını ispat edememiş bulunmasına göre davacı vekilinin, davanın dava şartından reddedilmiş olması sebebiyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamasına göre de davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!