WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/3693 E.  ,  2024/6049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3329 E., 2023/229 K.
HÜKÜM/KARAR : Red

Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı davacı vekili ve (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, borçlu şirketin dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI (1)
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2016/247 Esas 2017/429 Karar sayılı kararıyla, İcra İflas kanunun 283 üncü maddesi gereğince davalı üçüncü kişilerin borçlunun alacaklılarına zarar kastını bildiği ve borçlunun bu hallerde zarar kastı ile hareket ettiğini bildiği, davalılar ... ve ... tarafından alınan bu hisselerin daha önceki satış vaadi sözleşmesine göre satın alındığı iddia edilse de İcra İflas Kanunun 280/3 maddesi gereğince ticari işletmenin malvarlığında bulunan arsaların devrinin ticari işletme devri niteliğinde olduğundan gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2018/393 Esas 2018/1006 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinde hata yapıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırarak, davanın kabulü yönünde yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı (1)
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 24.11.2020 tarihli ve 2018/5063 Esas, 2020/7517 Karar sayılı ilâmı ile "Dosya kapsamından, davalı üçüncü kişiler .........., ve ..........,'in borçlu şirket ortakları ile bir akrabalık ve yakınlık olmadığı anlaşılmaktadır. Üçüncü kişilerin, borçlu şirket ve ortakları ile ilk irtibatları davalı ...'in dava konusu taşınmazların alımı için yapılan 30.07.2012 tarihli, davalı ...'in 06.08.2012 tarihli gayrimenkul vadi satış sözleşmelerinin düzenlenmesi ile olmuştur. Belirtilen bu sözleşmeler tapuya tescil edilmiştir. Dolayısı ile aslında borçlu şirketin ilk tasarrufu bu gayrimenkul satış vadidir. Diğer şirket yetkililerinin satışları bu tarihten sonra 31.12.2012 tarihinde olmuştur. Davalı ... ve ...........,'in 30.07.2012 ve 06.08.2012 tarihlerinden önce borçlu şirket ortaklarını tanıdıkları veya içinde bulunduğu mali durumu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu ispatlanmamıştır. Taşınmazların bu satış vaadi sözleşmesi gereği tapudan devri 14.04.2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Anılan davalıların dava konusu taşınmazdaki hakları 30.07.2012 ve 06.08.2012 tarihlerinde başladığından, bu tarihin baz alanarak satış tarihi 14.04.2013'e kadar taşınmazda hissedar olduklarından borçlunun mali durumunu biliyor olduklarının kabulü mümkün değildir. Yine davalı borçlunun ticari defterlerinde geçen ödemelerin tarih ve açıklamaları da, bu taşınmazların satış vaadi ve satış için yapıldığını göstermektedir. Dava konusu taşınmaz dışında borçlu ortaklarının şahsi mallarını da satın alınmış olmaları tek başına muvazaanın göstergesi değildir.
Ancak, İİK'nun 280/3 üncü maddesi kapsamında davalı üçüncü kişilere yapılan satışın borçlu şirketin önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bunun için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile davalı ücünçü kişilere yapılan taşınmaz satış miktarları dikkate alınarak, borçlu şirketin 2002 ve 2003 yıllarındaki bilanço ve mal varlıklarının önemli bir kısmınn devri niteliğinde olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.... " gerekçesi ile kararın bozularak Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar(1)
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2021 tarih 2021/48 Esas 2021/1098 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmaz devrinin İİK’nın 280/3 üncü maddesine göre önemli bir kısmı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı (2)
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 01.03.2022 tarihli ve 2021/20762 Esas, 2022/3661 Karar sayılı ilâmı ile "...Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda borçlu şirketin 2012 yılı itibari ile aktifinin 14.652.919,56 TL olduğu taşınmazların aktifinin %5'ini oluşturduğu, 2013 yılında aktifin 20.049.611,02 TL, 2014 yılında 23.000.403,20 TL, 2015 yılında 14.037.579,44 TL olduğu, Öz kaynaklarının ise 31.12.2012 itibari ile 2.505,782,09 TL olduğu arsanın 747.500,00 TL olarak akdedildiği 2013 ve 2014 yıllarında yakın rakamlarda iken 2015 yılında (eksi) -1.728.935,81 TL indiği 2015 yılında mal stoklarının da olduğu ancak bunlara borçlu adresinde rastlanmadığından fiktif olduğu tesbiti yapılmıştır.
Buna göre davalı üçüncü kişilerin taşınmazları satın aldığı tarih itibari ile aktifi 4.652.919,56 TL olduğu, taşınmazların aktifin % 5'ini oluşturduğu, bu oranın ticari işletmenin önemli bir kısmının devri olarak kabulünün mümkün olmadığı, bilirkişinin borçlunun mali durumundaki olumsuz halle ilgili değerlendirmesinin satışlardan 3 yıl sonraki 2015 yılına ait olduğu, anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kararın bozularak Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar(2)
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; iptali talep edilen tasarrufun ticari işletmenin önemli bir kısmının devri niteliğinde olmadığı, bu nedenle tasarrufun iptali şartlarının davacı tarafça ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borçlu şirketin iflas kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini, iflas idaresinden doğrudan yetki almayan davacı banka aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Motorlu Araçlar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri temyiz dilekçesinde, iflas kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, emsal kararların bu yönde olduğunu, müflis şirketin vekilinin vekaletnamesinin TBK'nın 513 üncü maddesine göre iflas tarihi itibari ile sona erdiğini, iflas idaresi vekilinin müflis şirket vekili olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, TBK'nun 513/ 2 nci maddesine göre iflas kararı verilen şirketin vekalet ilişkisinin kısmen devam etmesine ve iflas kararının henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı (İflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.