WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/3681 E.  ,  2024/4352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/96 E., 2022/704 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Davalılar ... ile ...

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının 22.08.2012 tarihinde davalılardan ...’nin sürücüsü olduğu yol yapımı işi yapan aracın çarpması sonucu yaralandığını, davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereği hizmet kusuru nedeni ile diğer davalıların ihmali ve tam kusurlu davranışları neticesinde davacının yaralandığını iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve derdestlik yönlerinden reddini, dava konusu kazanın gerçekleştiği yolun Ordu Büyükşehir Belediyesinin değil, Fatsa İlçe Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un 2 nci maddesi hükmü uyarınca idare aleyhine tam yargı davası olarak açılması gerektiğini savunmuştur.

Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; davada taraf sıfatlarının olmadığını, davanın idare mahkemelerinde sorumlu idareye karşı açılması gerekirken kendilerinin taraf gösterilerek asliye hukuk mahkemesinde açılmasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; davada taraf sıfatının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/364 Esas 2014/528 Karar sayılı kararıyla; davalılar ..., ..., ...'a yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... Başkanlığına yönelik açılan dava yönünden yargı yolu bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının idari yargı yerinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/6508 Esas, 2016/6803 Karar sayılı ilamıyla; " 1)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde “Genel ve katma bütçeli kuruluşlara, il özel idareleri ve belediyelere ve kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır” denilmektedir. Anılan Yasanın sekizinci kısmının “İşletenin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı birinci bölümünde yer alan 85-90. maddelerinde, motorlu araçların trafik kurallarına ve gereklerine aykırı davranışları sonunda meydana gelen zararlar nedeniyle gerçek ve özel kişilerle, kamu tüzel kişilerinin ayrım yapılmadan aynı sorumluluk kurallarına bağlı olmaları ön görülmüştür. Bu düzenleme itibariyle yasa, kamu idare ve kurumlarına ait ve bu arada kamu hizmetine tahsis edilen motorlu araçların verdikleri zararlardan dolayı, trafik olaylarından doğan zararların özelliği gözönünde tutularak, kamu idare ve kurumlarının özel kişilerle eşit şartlarda aynı esaslara göre sorumlu tutulması gereğini ifade etmiştir. Aynı şekilde anılan yasanın görev ve yetkiye ilişkin 11/01/2011 tarihinde değişikliğe uğrayan 110. maddesinde "işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür." şeklinde ifade edilmiştir. Yasanın anılan bu hükümleri karşısında, kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı idare, kamu hukuku kurallarına göre değil, “işleten” sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulabilecektir. Bu durumda, davalının işleteni olduğu aracın neden olduğu zararın tazmini isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeksizin yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2)Mahkemece her ne kadar davalı araç sürücüsü ..., ve diğer davalı idare çalışanları ... ve ... hakkında davalıların olay tarihinde davalı ... belediyesinin yaptığı yol çalışması esnasında çalışan ve "kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi" olarak tanımlanan kamu görevlisi sıfatına haiz oldukları, Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceği gerekçesi ile husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de; davalı ..., ... ve ... gerek Borçlar Kanunu gerekse Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre müteselsil sorumlu olarak olayın meydana gelmesindeki kusurlarının değerlendirilmesi için aleyhinde dava açılabileceğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş; bu kez davalı ... Belediyesi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.02.2017 tarihli ve 2016/16037 Esas, 2017/1902 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın özelllikleri, davacının yaralanma derecesi, kusur oranları, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hak ve nesafet ilkeleleri gözetilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 12.613,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacının pasif döneminin hesaplanmamasının hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu iddia ederek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... temyiz dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, taraf sıfatlarının olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... temyiz dilekçesinde; kazada kusuru olmadığını, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş belirlendiğini savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... temyiz dilekçesinde; kazada kusuru olmadığını, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş belirlendiğini savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... Başkanlığına ait diğer davalı ...'nin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 22.05.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz peşin harcının temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.