WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/3583 E.  ,  2023/7595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/290 E-2022/395 K
vekili ... ...

DAVALILAR : 1.... vekili ... ... 2....
vekilleri ... ...
DAVA TARİHİ : 03.07.2012
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.12.2021 tarih, 2021/16291 E, 2021/10412 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5869 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, borçlunun adına kayıtlı ... ili, ... İlçesi, ... mah., 212 ada, 29 parsel 2. Kat, 3 nolu bağımsız bölümün düşük bedel ile diğer davalıya devredildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ...'nin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, borcun diğer davalının kredi kartı borcu ödemediği tarih olup, bu tarih 10.03.2010 tarihinden önce fakat müvekkilinin dava konusu evi satın aldığı tarih olan 09.01.2009 tarihinden sonraki bir tarih olduğundan bu tarihin açıkça dava dilekçesinde belirtilmediği, satış bedelinin düşük gösterilmesinin müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, asgari ... değerinin her yıl gayrimenkulün bulunduğu yer Belediyesince belirlendiğini ve genelde satış değeri olarak bu değer resmi işlemlerde baz alındığını, müvekkilinin satın alma gücünün olduğunu, yıllardır eşine ait arazilerde çalıştığını, ayrıca eşiyle beraber kayınlarına ait 150 dönüm araziyi işletmekte olduğunu, ayrıca hayvancılık ile uğraştığını, ekonomik durumu iyi olduğunu, yıllardır biriktirdiği altınları bozarak ve bir miktarınında eşinin karşılayarak evi 49.500 TL bedel ile satın aldığını, satışın gerçek bir satış olduğunu haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.02.2018 tarihli 2017/309 E-2018/237 K sayılı kararı ile "...yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları ortak mahiyetteki beyanları ile dava konusu taşınmazı davalının altınlarını bozdurarak elde etmiş olduğu 30.000 TL ile birlikte davalının babasının vermiş olduğu 5.000 TL'nin üzerine eşi ile yapmış oldukları birikimi birleştirerek 49.500 TL'ye satın almış olduğunu beyan ettiği, davalı tarafça dayanılmış olan hesap dökümlerinin incelenmesinden satış tarihi olan 09.01.2009 tarihinden 2 gün öncesi olan 07.01.2009 tarihinde davalının eşi olan ... İnce'nin hesabından 17.595 TL çekilmiş olduğu, davacı tanıklarının beyanlarının tutarlı olduğu, üçüncü kişi konumunda olan davalı ...'nin diğer davalı borçlunun durumunu bilmesini gerektirir bir ilişkisinin de bulunmadığı anlaşılmış olduğundan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 15.12.2021 tarih, 2021/16291 E, 2021/10412 K sayılı ilamı ile; ".... "...Mahkemece sadece davalı 3. kişi ...'nin tanık beyanları dikkate alınmıştır. Davalı 3. kişi ne kadar altını olduğunu ve nerede, nasıl bozdurduğunu ispat edemediği gibi, davalı 3. kişinin eşinin hesabından çekilen 17.595,00 TL'nin davalı borçluya ödendiğine dair de dosya içerisinde dekont, makbuz ya da başkaca bir delil sunulmadığı gözardı edilerek davalı 3. kişi ve tanıklarının belgeye dayalı olmayan sadece “altın bozdurdu” beyanının dikkate alınması suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.10.2022 tarih, 2022/290 E., 2022/395 K sayılı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda; İİK 278/3-2 maddesine göre "Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler" bağışlama sayıldığından iptale tabi olduğundan, davanın kabulü ile; ... ili ... ilçesi ... mahallesi 212 ada 29 parselde kayıtlı 2. kat 3 nolu bağımsız bölümün davalılar arasında yapılan 09.01.2009 tarihli tasarrufun iptali ile davacı vekiline ... 4. İcra Müdürlüğünün 2010/5869 esas sayılı takip dosyasında alacak ve ferilerine yeter miktarda ... icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; gerçek bir satış olduğunu, bedelinin ödendiğini, tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd. maddeleri,

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dava konusu tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleştiğinin Yargı kararı ile de belirlenmiş olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık"nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden ... icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası ... olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde ... icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

Mahkemece davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulün mal kaçırma kasdı ile düşük bedel ile devredildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle tasarrufun iptali talebinin kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.

İİK’nın 278. maddesi hükmüne göre mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Somut olayda icra takibi sırasında davalı borçlunun bilinen adresinde tutulan 14.02.2012 tarihli haciz tutanağının İİK 105 inci maddesi gereğince aciz vesikası hükmünde olduğu, dava konusu tasarrufun ise 09.01.2009 tarihinde yapılmış olduğu, tasarrufun haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bedel farkından dolayı iptale karar verilemez.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre de davalı ...'nin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun, İİK 280 nci madde gereğince dava konusu tasarrufun iptale tabi olduğunun da ispat edilememiş olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Yukarıda; Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine,

07.....2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.