WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/2759 E.  ,  2024/3241 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/227 E., 2022/331 K.
HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davaların Kısmen Kabulü
Sigorta Şirketi Vekili/ Birleşen Davalarda Davalı ...
Başkanlığı Vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve asıl davada davalı ... şirketi vekili ile birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; tek taraflı olarak meydana gelen kazada davacıların murisi yolcunun vefat ettiğini iddia ederek, müteveffanın eşi ...ve çocukları ... ve ........, için toplam 100.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini yargılama esnasında ...için 151.820,00 TL, ... için 14.756,00 TL, ...için 18.680,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Birleşen birinci davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eş ve babalarını elim bir trafik kazası sonucu kaybetmeleri nedeniyle duydukları acı ve elemin bir nebze olsun giderilmesi için davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Başkanlığından tahsilini talep etmiştir.

Birleşen ikinci davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı eşin destekten yoksun kalma tazminatının asıl davada belirlendiğini, sigorta şirketinin limit ile bağlı olarak sorumlu olması ve zararın daha fazla bulunması sebebiyle poliçe limitini aşan kısmın iş bu ek dava ile karara bağlanmasını talep ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 88.862,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Başkanlığından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Genarali Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacılardan ...'e 62.382,41 TL, ...'e 7.664,51 TL, ...'e 9.514,57 TL olmak üzere toplam 79.561,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğini, murisin olaydaki kusuru ile davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve zarardan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluğu yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davalarda davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı belediyenin kazada kusuru bulunmadığını, sürücünün asli, vefat eden davacının ise tali kusurlu olduğunu, belediyenin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, hukuki ve cezai sorumluluğun işçileri çalıştıran yüklenici firmaya ait olduğunu, manevi tazminatın yüksek talep edildiğini, manevi tazminatın zenginleştirici olamayacağını, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, maddi tazminata kaza tarihi değil, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, sigorta limitin de güncellenmesi gerektiğini, maddi zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu savunarak davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli ve 2012/215 Esas, 2014/285 Karar sayılı kararıyla; Turhal Belediyesinde çalışmakta olan davacıların murisi ...'in 20/01/2012 tarihinde aynı belediyeye ait bulunan ve dava dışı sürücü ... idaresindeki... plakalı traktör ile belediyeye ait traktör ve römorkun devrilmesi neticesinde vefat ettiği, yapılan ceza yargılaması neticesinde Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2012 tarih 2013/327 Esas, 2012/515 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile kazaya sebebiyet veren araç şoförünün suçu sabit bulunmakla mahkumiyetine karar verildiği, dosya içerisine alınan kusur raporu doğrultusunda kazanın meydana gelmesinde %50 araç şoförünün, %50 dava dışı belediyenin sorumlu olduğu, kazanın gerçekleşmesinde maktulun kusurunun bulunmadığı, davacıların 05.03.2014 tarihli aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına hak sahibi oldukları, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe miktarı ile sınırlı olacağı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesinde kazaya karışan ve ...'un kullandığı ... plakalı aracın 02.07.2011-02.07.2012 tarihleri arasında Generali Sigorta şirketine sigortalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı ... lehine 107.003,00 TL, davacı ... lehine 14.756,00 TL, davacı ... lehine 18.679,53 TL olmak üzere toplam 140.438,53 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 01.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Generali Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarihli 2014/22479 Esas 2017/5591 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ancak "...2-Dava kazadan kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bir insanın ölümü hukuki anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte BK'nın 45/II. maddesinin (6098 sayılı TBK m. 53) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Dava dilekçesinde desteğin inşaat işçisi olup inşaat sezonu dışındaki zamanlarda işçi olarak çalıştığı iddia edilmiş, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün bir inşaat ustasının 2011 yılında birim fiyatlara göre net 1.192,5 TL aldığına dair 4.1.2013 havale tarihli müzekkere cevabı esas alınarak, asgari ücretin 1,8 katına göre hesaplama yapılmıştır. Sosyal ekonomik durum araştırmasına göre murisin kaza tarihinden 2-2,5 ay önce park ve bahçeler müdürlüğüne işçi olarak girdiği, aylık 750 TL maaş aldığı, burada işe başlamadan önce günlüğü 80 TL’den inşaatlarda çalıştığı belirtilmiştir. Murisin kaza tarihinde Turhal Belediyesi’nin hizmet alımı işini yapan As-tem İnş. Turizm Taşımacılık Gıda Temizlik Hizm. San ve Tic Ltd Şti.’de işçi olarak çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece murisin 20.1.2012 kaza tarihine kadarki bordroları ilgili yerden temin edilerek, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
3-5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda davacıların desteği belediyenin hizmet alım işini yapan özel bir şirkette işçi olup, olay günü işçilerle birlikte yolcu konumunda belediyeye ait traktörle ağaç budama işine giderken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesinde davacılara SGK’dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve mahkemece SGK’ya bu konuda müzekkere yazılmış ise de, SGK’nın 4.2.2013 tarihli yazı cevabında sadece davacıların SGK kaydı olmadığının belirtilmesiyle yetinilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu’na tekrar müzekkere yazılarak davacı mirasçılara iş kazası nedeniyle ölüm geliri bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ve ilk peşin sermaye değeri sorulmak suretiyle, rücuya tabi ise ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
4-Kabule göre de, zorunlu mali mesuliyet sigortasında rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinin göndermesiyle aynı yasanın 85/1. maddesine göre, sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucunda ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlara ilişkin olmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu 93. maddesi uyarınca zorunlu mali mesuliyet sigortacısı limitle gerçek zarardan sorumludur. 3. kişilerin bu miktarı aşan kısım için bakiye zararlarından işleten şahsen sorumludur. Yine zorunlu mali mesuliyet sigortasına ilişkin tarifede bu tür sigorta ile teminat altına alınan sorumluluk miktarları kişi başına ve kaza başına olmak üzere iki yönlüdür. Rizikonun gerçekleşmesi ile bir kişi yaralanmış ya da ölmüş ise veya tek hasar olmuşsa, poliçede gösterilen asgari had, birden fazla zarar oluşmuşsa azami hadden ancak Karayolları Trafik Kanunu 96. madde uyarınca oranlama (garameten) yoluyla sorumludur.
Somut olayda hesap bilirkişisi tek taraflı kazada sadece sürücünün %50 kusur oranına göre davacı ... için 44.718,3 TL, davacı ... için 3.545,7 TL, davacı ... için 4.582,4 TL maddi tazminat hesaplaması yapmış, davacılar ıslah dilekçesinde bilirkişi raporundaki hesaplamadan tam kusura göre, %17 oranında evlenme indirimi ve davalı tarafça davadan sonra davacılara yapılan toplam 79.561,49 TL ödemeyi ayrı ayrı tenzil ederek davacı ... için 151.820 TL, davacı ... için 14.756 TL, davacı ... için 18.680 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Mahkeme gerekçesinde davacı ... lehine 151.819,19 TL, ... lehine 14.756,19 TL, ...lehine 18.679,53 TL olmak üzere toplam 185.254,91 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminat haklarının bulunduğu, davalının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacı vekilinin talebi doğrultusunda maddi zarardan sorumlu olacağı belirtilerek davacı ... lehine 107.003,00 TL, ... lehine 14.756,00 TL, ...lehine 18.679,53 TL olmak üzere toplam 140.438,53 TL’ye hükmedilmiştir. Zorunlu trafik sigortası poliçesinde kaza tarihinde geçerli kişi başına ölüm halinde teminat limiti 220.000 TL olup davalı ... şirketince davacılara yapılan toplam 79.561,49 TL ödeme de gözetildiğinde ıslah dilekçesindeki talepler toplamı poliçe limitini aştığından, mahkemece tüm davacılar için garameten paylaştırma yapılması gerekirken, poliçe limitini aşan kısmın sadece davacı ...’nin tazminatından tenzil edilmesi doğru görülmemiştir.
5-Her ne kadar davacı ...’nin davayı kendisine asaleten, hala reşit olmayan çocukları ... ve .........,ya velayeten açtığı karar başlığında belirtilmemiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir." gerekçesi ile kararın davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın iş kazası olduğu, kaza nedeniyle müteveffanın kusurunun bulunmadığı, ilk peşin sermaye değerli gelirinin ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu neticesinde, davacı ... lehine 65.753,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar vermek gerektiği, davacılar ... ve ...yönünden tüm destekleri karşılanmış olduğundan talep haklarının bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/136 Esas sayılı davaların kısmen kabulü ile davacı ... lehine 65.753,16 TL destekten yoksun kalma tazminatın olay tarihi olan 01.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, birleşen Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/464 Esas sayılı davasından açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... lehine 50.000,00 TL, davacı ... lehine 25.000,00 TL ve davacı ... lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Belediyesi'nden tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili, asıl davada davalı ... şirketi vekili, birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; davanın tam kabulü yerine hatalı yorum ve hesaplamalara itibarla kısmen kabulünün hatalı olduğunu, dava konusu kazada araç içinde yolcu olarak bulunan müteveffanın kusuru bulunmadığını, sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, hükmedilen tazminatın çok düşük ve eksik olduğunu, ücretin eksik ücretten hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminatın tam kabulü yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... şirketi vekili; aktüer siciline kayıtlı uzman aktüer tarafından yapılan hesaplamaya itibarla davacılara 10.05.2012 tarihinde toplam 79.561,49 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre güncellenmesi halinde sigorta şirketinin bir borcu kalmadığının görüleceğini, bu nedenle davacı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Birleşen davalarda davalı ... Başkanlığı vekili; denetime elverişsiz soyut bilirkişi raporuna dayanılarak verilen hükmün yerinde olmadığını, maddi tazminata ilişkin davanın iş mahkemesinde açılmadığını, birleştirme kararı verilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davaya konu olay üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, davacıya yapılan ödemelerin de güncellenmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiğini, faizin dava tarihi olabileceğini, fark alacaktan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, limitin de güncellenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini ve itirazlarının karşılanmadığını, kusur durumunun doğru belirlenmediğini, hesabın olay tarihindeki ücrete göre yapılması gerekirken enflasyon baz alınarak güncellenmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça bu hususlarda bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden kendileri lehine kazanılmış hak doğduğunu, davacı ...'nin evlenme ihtimali bulunduğu dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, davacıların murisinin kusurunun ağırlığının dikkate alınmadığını, belediyenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, manevi tazminatın da fazla olduğunu, TRH-2010 Yaşam Tablosunun usulünce dikkate alınmadığını, ücret ve faiz belirlenmesinde hata yapıldığını, asgari ücretin ileri tarihlere afaki rakamlarla taşındığını, olay tarihindeki verilere göre hesap yapılıp bu rakama faiz uygulanması gerektiğini, evlenme ihtimalinin düşünülmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat eden yolcunun desteğinden yoksun kalan eş ve çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatı, birleşen birinci davada manevi tazminat, birleşen ikinci davada davacı ... için sigorta limitini aşan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 95 ve 11 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... şirketinin tüm, davacılar ile birleşen davalar davalısı Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacılar vekili ile birleşen davalar davalısı Belediye Başkanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davada ölenin eş ve çocukları sadece kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta şirketini davalı göstermek suretiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemişler, birleşen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/136 Esas sayılı dosyasında ise aracın işleteni ve aynı zamanda desteğin işvereni belediyeyi davalı gösterip asıl davada poliçe limitini aşan kısımları, asıl davada alınan bilirkişi raporundaki verileri kabul ederek talep etmişlerdir. Her bir dava ayrı olduğundan asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken bu yön gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, birleşen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/136 esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde asıl davadaki miktar esas alınıp bakiye (poliçe limitinin üzerindeki miktar) talep edildiğinden; PMF-1931 Yaşam Tablosu ve asıl davada alınan 16.12.2020 tarihli bilirkişi raporu tarihindeki veriler kullanılmak ve sigorta şirketi ödemesi ve ödenen peşin sermaye değerinin düşülmesi (ancak SGK tarafından davcılardan biri için yapılan fazla ödeme var ise bunun diğer davacılar için hesaplanacak tazminatta düşülemeyeceği değerlendirilerek) ve garameten paylaştırma yapılmak suretiyle hesap yapılması, bu şekilde yapılan hesaplama sonucu poliçeyi aşan kısım var ise bunun birleşen davada kabulü gerekirken bu yönler gözetilmeden verilen karar bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı Generali Sigorta A.Ş vekilinin tüm, davacılar ve birleşen davalar davalısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve birleşen davalar davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı Generali Sigorta A.Ş'ye yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara ve birleşen davalarda davalı ...'na iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.