4. Hukuk Dairesi 2023/2540 E. , 2023/6023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/253 E., 2022/97 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... tarafından keşide edilen 01.05.2012 tanzim 15.06.2012 vade tarihli ve 1.450.000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmemesi sebebi ile 18.01.2013 tarihinde İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1645 sayılı dosyası ile borçlu aleyhine takip başlatıldığını, borçluya ait araç ve taşınmaz sorgusunun yapıldığını, ancak adına kayıtlı araç ve taşınmaz bulunamadığını, ancak ... adına kayıtlı Esenyurt ilçesi Kıraç köyü 589 ada ve 8 parselde bulunan taşınmazın diğer davalı şirkete muvazaalı bir şekilde devredildiğinin öğrenildiğini belirterek taşınmaza ilişkin tasarrufun iptaline ve İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2013/1645 sayılı dosyasında haciz ve cebri icra yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Karsal Örme Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava konusu taşınmazı alacak maddi güce sahip olduğunu, rayiç bedelden daha fazla bedel ödendiğini, ödeme belgelerinin bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının alacaklı olduğu bonoya imzanın atıldığı bedel kısmına 450.000,00 TL'nin yazıldığını, bono üzerinde tahribat yapılarak 1.450.000,00 TL üzerinden işleme konulduğunu, bedel üzerindeki tahribatın gözüktüğünü, borçlarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.04.2015 tarihli ve 2014/189 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararı ile; Karsal Şirketinin ...'dan değil şirketten alcaklı olduğu, borçlunun birden fazla alacaklısı olması halinde alacaklılar arasında seçimlik davranmasının mümkün olamayacağı, davalı Karsal Örme Tekstil A.Ş. nin ... ın tapu senedi üzerinde haciz ve ipotek borçları olduğunu bile bile taşınmazı satın almış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul İli Esenyurt İlçesi Kıraç köyü 589 Ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2013/1645 esas sayılı dosyasında alacaklıya haciz ve cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 13.07.2020 tarihli ve 2018/3083 Esas, 2020/4742 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda davalı borçlu ... vekili, davacının alacaklı olduğu bononun kumaş gönderilmemesi nedeniyle acil kumaş ihtiyacı olan şirkete 450.000,00 TL tutarındaki kumaş bedelinin ödenmesi amacıyla verilmiş olduğunu, bononun bedel kısmına 450.000,00 TL'nin yazıldığını, daha sonra kumaşların gönderilmediğini, bono üzerinde tahribat yapılarak 1.450.000,00 TL üzerinden işleme konulduğunu, bedel üzerinde tahribat olduğu iddiasıyla Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açıldığını belirterek sonucunun beklenmesini talep etmiştir. Davalı borçlu ... tarafından davacı aleyhine açılan menfi tespit davasında (Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/384-2016/889) davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1645 sayılı dosyası ile 1.450.000,00 TL bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığı, aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre; senette miktar olarak belirtilen 4 rakamının önüne 1 rakamı eklenmek sureti ile gerçekte 450.000,00 TL'lik bononun tahrif edilerek 1.450.000,00 TL'ye dönüştürüldüğü bu nedenlerle davacı tarafın sonradan eklenen 1 rakamından dolayı davalı tarafa 1.000.000,00 TL asıl alacak üzerinden borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın tahrif edilmiş bonoyu kullanmak sureti ile davacı aleyhine kötü niyetli icra takibi yaptığı dikkate alınarak İİK'nın 67/2. maddesi gereğince %20 tazminata karar verilmiş ancak verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından somut olayın özelliğine göre mahkemece Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/384-2016/889 sayılı menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ... tarafından Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/384 es sayılı dosyasında takip konusu bono nedeniyle menfi tespit davası açıldığı ve davalı borçlu ...'ın İstanbul 5. İcra Müdürlüğü 2013/1645 takip sayılı dosyasından 1.000.000,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine ve davacının tahrif edilmiş bonoyu kullanmak sureti ile davalı aleyhine kötü niyetli icra takibi yaptığına karar verildiği, verilen bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5164 esas 2021/4486 karar sayılı ilamıyla onanmış olduğu, bu halde davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1645 esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibindeki bononun tahrif olmadan önceki miktar üzerinden icra takibinin kesinleşmesi gerektiği ve bononun tahrif olmadan önceki miktarı bakımından davacının kesin veya geçici aciz belgesi sunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; menfi tespit davası sonucunda davalı borçlunun 1.000.000 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ve bu karar ile aynı zamanda davalı borçlunun 450.000 TL yönünden borçlu olduğunun da kesinleştiğini, aciz vesikasının tamamlandığını, İİK'nun 279.maddenin 2. fıkrasında para veya mutat ödeme vasıtaları haricinde yapılan ödemelere ilişkin tasarrufların batıl olduğunun düzenlendiğini ve gerek davalı alıcı gerekse borçlu arasında olan borç-alacak ilişkisine istinaden devir edildiğinin açıkça beyan edildiğini, uzun süren bir ticari ilişki nedeniyle tarafların birbirlerini tanıdıkları ve ekonomik durumlarına vakıf olduklarını, aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve iş ilişkisi içinde bulunanların borçlunun ödeme güçlüğü içine girdiğini bilmediği iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğunun taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz dosyaları ile de sabit olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı sıfatını haiz iki farklı davalı yer almasına karşın, her iki davalı yararına tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmediği gibi; harca esas değer 1.450.000,00 TL olmasına karşın maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davalı sıfatını haiz iki farklı
davalı yer almasına karşın, her iki davalı yararına tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmediği gibi; harca esas değer 1.450.000,00 TL olmasına karşın maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.'nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.'nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.'nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; davalı borçlu ... tarafından davacı aleyhine açılan menfi tespit davasında (Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/384-2016/889) davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1645 sayılı dosyası ile 1.450.000,00 TL bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığı, aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre; senette miktar olarak belirtilen 4 rakamının önüne 1 rakamı eklenmek sureti ile gerçekte 450.000,00 TL'lik bononun tahrif edilerek 1.450.000,00 TL'ye dönüştürüldüğü bu nedenlerle davacı tarafın sonradan eklenen 1 rakamından dolayı davalı tarafa 1.000.000,00 TL asıl alacak üzerinden borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın tahrif edilmiş bonoyu kullanmak sureti ile davacı aleyhine kötü niyetli icra takibi yaptığı dikkate alınarak İİK'nın 67/2. maddesi gereğince %20 tazminata karar verilmiş ancak verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından somut olayın özelliğine göre mahkemece Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/384-2016/889 sayılı menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiş olup, mahkemece her ne kadar icra takibindeki bononun tahrif olmadan önceki miktar üzerinden icra takibinin kesinleşmesi gerektiği belirtilmiş ise de, sözü edilen menfi tespit davasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2021 tarih ve 2020/5164 E., 2021/4486 K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve böylece davacının 450.000,00 TL'lik alacağının kesinlik kazandığı, bu miktar üzerinden yapılan icra takibinin de kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır.
Somut olayda, dava dayanağı icra takip dosyasında, mahkeme kararının bozulmasından ve mahkemece bozmaya uyularak verilen yeni karardan sonra temyiz aşamasında 20.12.2022 tarihinde aciz vesikasının düzenlendiği anlaşılmış olup, bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek, taraf delilleri toplanarak, İİK.'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2..Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekili ve davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
V. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... vekili ve davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalı Karsal Örme Teks. San. ve Tic. A.Ş ile ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!