4. Hukuk Dairesi 2023/2124 E. , 2024/3445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2022/168 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu araç ile trafik sigortasız aracın 08.01.2012 tarihinde karıştığı kaza neticesinde davacı ...'ın eşi ve diğer davacıların babası olan...'ın vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davalının 75.493,00 TL ödeme yapmış ise de yeterli olmadığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili davacı ... için 64.885,67 TL, davacı...için 16.832,66 TL, davacı ...için 10.666,80 TL olarak taleplerini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi itibari ile 200.000,00 TL teminat olduğunu, kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, davacıya 75.493,00 TL ödeme yapıldığını ibraname alındığını, hatır taşıması olup olmadığının tespiti ile indirim yapılmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2014 tarihli ve 2012/56 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararıyla; davacıların 08.01.2012 tarihli kazada desteklerinin vefat etmesi nedeni ile destek tazminatı talebinde bulundukları, soruşturma dosyasından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda sigortasız araç sürücünün kusuru olduğu, diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, %100 kusur esasına göre yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacılara yapılan ödemenin yeterli olmadığı, davacı ...'ın 64.885,67 TL, davacı ...'in 10.666,80 TL, davacı ...'in 16.832,66 TL destek tazminatının belirlendiği, 2918 sayılı Karayoları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi uyarınca yetersiz ya da fahiş fark bulunan anlaşmaların iki yıl içinde iptal edilebileceği, hesaplama ile belirlenen miktar ile yapılan ödeme arasında fahiş fark olduğundan ve iki yıllık süre dolmadığından ibranamenin geçerli olmadığına karar verildiği, davacının araçta yolcu olduğu ve hatır için taşındığından %30 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 45.419,96 TL, davacı ...için 7.466,76 TL, davacı...için 11.782,86 TL destek tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2017 tarih, 2014/17813 Esas, 2017/1540 Karar sayılı ilamı ile
"1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43 üncü maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, mahkemece, davacının araçta hatır için taşındığı kabul edilmekle birlikte bilirkişi tarafından hesaplanan tazminattan %30 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış ise de takdir edilen indirim oranı somut olaya uygun olmadığı gibi yüksek oranda indirim yapılmasının gerekçesi de izah edilmemiştir. Bu itibarla somut olayın özelliğine ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kısmen reddedilen miktar Borçlar Kanunu’nun 43 üncü maddesinden kaynaklanan bir indirim olup Yasadan kaynaklandığından hatır taşıması indirimi nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken davalı yararına 3.8325,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozma nedeni yapılmıştır.
4-Somut olayda, murisi...'ın yolcu olarak bulunuduğu otomobil sürücüsü müteveffa...in 0,34 promil alkollü olduğu, alkol ölçüm raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı murisinin alkollü sürücünün kullandığı otomobile binmiş olması BK.nun 44 üncü maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru olarak kabul edilmeli ve ödenen tazminat mikatarından BK 44 üncü maddesi gereğince uygun oranda müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli, 2017/57 Esas, 2018/35 Karar sayısı ile belirtilen kararı ile bozma ilamı öncesinde dosyaya alınan 20.01.2014 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı, bilirkişi raporunda davacı ...'ın 131.980,10 TL, ......'ın 19.923,30 TL, ... ...'ın 28.714,17 TL maddi zararının tespit edildiği, sigortasız sürücünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğunun kabul edildiği, murisin ve araç sürücünün alkollü olması nedeni ile %20 müterafık kusur indirimi ve %20 hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiği ve yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davacı ...'ın 12.093,63 TL, davacı ......'ın 2.697,48 TL, davacı......'ın 5.346,99 TL alacağı bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davacı ... için 12.093,63 TL, davacı ...... için 2.697,48 TL, davacı...... için 5.346,99 TL destek tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2020 tarih, 2018/3173 Esas, 2020/2190 Karar sayılı ilamı ile;
"1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43 üncü maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52 nci maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44 üncü maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 20.01.2014 tarihli ek hesap bilirkişi raporunda davalının yaptığı güncellenmiş ödeme düşülmeksizin belirlenen miktarlar üzerinden(davacılar Yıldız için 131.980,10 TL, ...için 19.923,30 TL, ... için 28.714,17 TL) %20 oranında hatır taşıması indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra, davalı tarafından yapılan güncellenmiş ödemeler düşülmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı, yine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ilgili bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yapılması gerekirken, toplam olarak %40 oranı üzerinden yapılarak davacılar aleyhine durum yaratıldığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda mahkemece, davacılar için hesaplanan destek tazminatı miktarından (davacılar Yıldız için 131.980,10 TL, ...için 19.923,30 TL, ... için 28.714,17 TL) öncelikle davalı tarafından yapılan ödeme miktarlarının güncellenmiş tutarının mahsup edilmesi, daha sonra belirlenen bedeller üzerinden sırasıyla ayrı ayrı olarak %20 oranında hatır taşıması indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle sonuç tazminatın belirlenmesi gerekirken, zarar ve tazminatın belirlenmesindeki sıraya aykırı olarak davacılar aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile %100 kusur oranı esasına göre yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı eş için 131.980,10 TL hesaplama yapıldığı, davalının ödediği 57.407,00 TL 'nin mahsubu ile bakiye 74.573,10 TL tazminat kaldığı, hatır taşıması ve müterafık kusur indiriminin yapılması ile bakiye 47.426,80 TL tazminat belirlendiği, davacı...için hesaplanan 28.714,17 TL tazminattan davalının ödediği 10.166,00 TL tazminatın mahsubu ile bakiye 18.548,17 TL tazminat kaldığı, sırasıyla hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması ile bakiye 14.838,54 TL tazminat kaldığını, davacı ...için 19.923,30 TL tazminat hesaplaması yapıldığı, davalının ödediği 7.920,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.003,30 TL tazminat kaldığı, sırasıyla hatır ve müterafık kusur indirimi yapılması neticesinde davacının 7.682,12 TL tazminat alacağı, ancak kısa kararda davacı...için 14.838,54 TL tazminat miktarı yazılmış ise de bu rakamın indirim yapılmaksızın elde edilen miktar olduğu, maddi hata yapıldığı, davacının alacağı tazminatın 11.870,83 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 47.726,80 TL, davacı ...... için 7.682,12 TL, davacı...... için 11.870,83 TL destek tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığı ve sorumluluklarının kalmadığı, ödeme güncellenirken asgari ücretteki artış oranının dikkate alınması, hesaplamayı kabul etmediklerini, tazminatta yapılan indirimde sıralamanın hatalı olduğu, müteveffanın anne ve babasına pay ayrılmadığı, anne ve babaya yapılan 50.075,72 TL ödemenin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, faiz başlanğıç tarihinin hatalı olduğu gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik sigortasız aracın karıştığı 08.01.2012 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Güvence Hesabı Yönetmeliği.
3. Değerlendirme
1. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HMK’nin 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı Kanun’un 294 üncü maddesinde hükmün tefhiminin, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olacağı, 298 inci maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlerle ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece kısa kararda davacı...... için 14.838,54 TL maddi tazminata karar verilmiş, gerekçeli kararda ise hesap hatası yapıldığı bu miktarın mahsup yapılmaksızın çıkan önceki rakam olduğu, yapılan maddi hatanın gerekçeli kararda düzeltileceği belirtilerek davacı...... lehine 11.870,83 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bu şekilde mahkemece kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. 10.04.1992 tarih ve 7/4 Sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma sebebi olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!