4. Hukuk Dairesi 2023/1926 E. , 2025/1466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/17 E., 2021/197 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin devlet memuru olması nedeniyle eşi ... adına açmış olduğu iş yerinde müvekkilinden muhtelif tarihlerde un, yem vs. satın alıp borçlandığını, 25.04.2013 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmemesi nedeniyle davalı ... ve dava dışı ... aleyhine Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2013/9239 sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, borçluların taşınmaz araştırması yapıldığında borçlu ...'nin maliki bulunduğu Zonguldak ili, Ereğli ilçesi ... 1176 ada 2 parselde bulunan 3 katlı binayı 03.05.2013 tarihinde aynı köyden yakın arkadaşı ...'e, aynı yer 1338 ada 2 parseldeki tarlayı yeğeni ...'ye değerinin çok altında bir bedelle sattığını, borçlunun bu devri mal kaçırmak nedeniyle yaptığını ileri sürerek, İİK'nun 277 vd. maddeleri uyarınca tasarrufun iptali ile alacak miktarı kadar haciz ve satış yetkisi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin diğer davalı ...'nin yakın arkadaşı olmayıp, söz konusu taşınmazın rayiç değeri ile satın alındığını, bedelinin satıcıya ödendiğini ve tapuya da harcının ona göre yatırıldığını, taşınmazı almadan önce de birçok bankadan kredi çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile müvekkilinin kardeşi dava dışı İlyas oğlu ...'nin ... Bankası Karadeniz Ereğli Şubesi'nden kredi kullandığını ve kullanmış olduğu bu krediye ...'nin maliki olduğu ve sonradan müvekkili ...'ye satılan taşınmazın ... tarafından teminat gösterildiğini, ...'nin yarı fiyatına satılmaması için taşınmaza müşteri aramaya başladıklarını, söz konusu taşınmazın 72.000,00 TL'ye satılması konusunda anlaştıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde; üzerinde sadece dava konusu taşınmazların olmayıp, babasından tarafına intikal eden ya da edecek değerli taşınmazların mevcut olduğunu, bu yerlerin satışı yapılmaksızın işbu davanın açılmasının mümkün olmadığını, bu borcun ticaret yapan eşi ...'ye olan kefilliğinden kaynaklandığını, söz konusu taşınmazları mal kaçırma amaçlı değil, kardeşi ...'ye olan kefilliği nedeniyle piyasaya olan borçlarını ödeme amacıyla satışa çıkardığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.07.2016 tarihli ve 2014//109 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararı ile; davalı ...'e satılan 1448 parselin 97.000,00 TL'ye satıldığı bu paranın davalı ...'ye ödemesine ilişkin herhangi bir banka kaydı bulunmadığı, ayrıca davalı ... ile aynı küçük yerde yaşadığı ve davalı ...'nin içinde bulunduğu ekonomik durumu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi 1176 ada 2 parsel (eski 1448) parselde kayıtlı taşınmazın davalı ... adına yapılan satış işleminin (tasarrufun iptaline), davaya konu taşınmaz üzerinde Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9239 sayılı dosyadaki alacağı temin yönünden davacıya cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine, Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi 1169 ada 2 (eski 1438) parselde kayıtlı davalı ...'ye yapılan satış işleminin (tasarrufun iptaline), davaya konu taşınmaz üzerinde Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9239 sayılı dosyadaki alacağı temin yönünden davacıya cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2016/13939 Esas, 2018/6718 Karar sayılı ilamı ile;
"...Somut olayda mahkeme davalı ... ile davalı borçlunun aynı küçük yerde yaşadığı, satış bedeli olan 97.000,00 TL'nin nasıl ödendiğinin ispat edilemediği ve davalı borçlunun borçluluk durumunu bilen kişilerden olduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı ... dava konusu gayrımenkulü tapuda 97.000,00 TL'ye satın almış, bilirkişi ise taşınmazın bedelini 105.000,00 TL olarak belirlemiştir. Bu halde taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında bedel farkı bulunmamaktadır. Tapuda gösterilen satış bedelinin ödendiği tapu senedi gibi yazılı belge ile belgelenmiş olduğundan ayrıca ödemeye ilişkin bir belgenin sunulmasına gerek yoktur.
Davalı ... ile davalı borçlunun aynı ilçede yaşadığı, birbirini tanıyan kişiler olduğu gerekçede belirtilmişse de, Zonguldak Ereğli'nin büyük bir ilçe olması sebebi ile söz konusu tanıdıklık ilişkisinin nerden kaynaklandığı gerekçede tartışılmamıştır. Davalı ...'nin nüfus kayıtları incelendiğinde davalı ... ile aynı isimli bir akrabasının bulunduğu görülmüş ancak dava dilekçesinde davalı ...'nin kimlik bilgileri yazılmadığı için davalı ... ile aynı kişi olup olmadığı anlaşılamamıştır. Mahkemece diğer davalıların da nüfus kayıtları dosya arasına alınarak aralarında akrabalık, arkadaşlık, yakınlık ilişkisi olup olmadığı gerekçelendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ile ...'nin dayı-yeğen oldukları, davalı ...'in de borçlu ... ve ... ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği ve her ikisinin de un ticareti yaptığı ve davalı ... ve eşi ...'nin ekonomik ve ticari durumlarını bilebilecek durumda olduklarının anlaşıldığı, yine borçlu ...'nin mahkemeye verdiği dilekçe ile davalı ...'in arkadaşı olduğu, işleri bozulduğu için borçlarını taksitle ödemek istediğini ve para almadan taşınmazı devrettiğini bildirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi 1176 ada 2 parsel (eski 1448) parselde kayıtlı taşınmazın davalı ... adına yapılan satış işleminin (tasarrufun iptaline), davaya konu taşınmaz üzerinde Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9239 sayılı dosyadaki alacağı temin yönünden davacıya cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine, II-Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi 1169 ada 2 (eski 1438) parselde kayıtlı davalı ...'ye yapılan satış işleminin (tasarrufun iptaline), davaya konu taşınmaz üzerinde Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9239 sayılı dosyadaki alacağı temin yönünden davacıya cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davalılar arasında menfaat çatışması bulunduğunu, davalının kabul ve ikrara ilişkin beyanlarına dayanarak bu davanın kabul edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bozma kararına uygun araştırma ve inceleme yapılmadığını, davalı ...'ın taşınmazı satın alma tarihinin 03.05.2013 olup, mahkemece belirtilen iş kolunda çalışmaya başlama tarihinin ise 01.01.2015 olduğunu, davalıların aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği gerekçesinin gerçeklikten uzak olduğunu, davalı tanığının dinlenmediğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!