4. Hukuk Dairesi 2023/1635 E. , 2024/3095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/98 E., 2022/651 K.
DAVA TARİHİ : 02.09.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 30.10.2018 tarih ve 2015/18826 Esas- 2018/9842 Karar sayılı ilamı ile yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.11.2011 tarihinde, zorunlu mali mesuliyet sigortası olmayan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın çarpışması nedeniyle davacının malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL tedavi gideri ve 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.02.2015 tarihinde maddi tazminat talebini 18.585,22 TL sürekli iş göremezlik, 16.308,78 TL geçici iş göremezlik olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmesi nedeni ile yetkiye itiraz ettiklerini, davacının adresinin bildirilmediğini, dava dilekçesi haricinde hiçbir belgenin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın ... plakalı araç sahibine ihbar edilmesini, ... çerçevesinde herhangi bir müracaat olmadığını talep edilen tazminatın nasıl hesaplanacağının açıklanması gerektiğini, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri, maddi ve manevi tazminatın vekil eden kurumun gidermekle yükümlü olduğu talepler olmadığını, manevi tazminat talebinin esastan reddinin gerektiğini, temerrüt söz konusu olmadığından belirtilen tarihin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Mahkemenin 24.06.2015 tarih ve 2013/313 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 18.585,22 TL iş gücü kaybı 16.308,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 34.894,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı yanın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 30.10.2018 tarih ve 2015/18826 Esas- 2018/9842 Karar sayılı ilamı ile "2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkemece,...Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr....başkanlığında alanında uzman iki hekimin de katılımıyla oluşturulan heyetten alınan raporda, davacının "Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü"ne göre meslekte kazanma gücü kayıp oranı %15,2 olarak tespit edilmiş ve tazminat hesabı bu rapor esas alınarak düzenlenmiştir. Kaza tarihi 14.11.2011 itibariyle yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyet raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece, Adli Tıp Kurumundan, davacının yaralanmasının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre davacının işgücü kaybının tespiti yönünden rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Dava dilekçesinde davacının şoför olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda...Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığı’ndan gelen emsal ücrete dair müzekkere cevabına göre davacının kaza tarihindeki geliri aylık net 1.500,00 TL (asgari ücretin 1,86 katı) kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacının kolluk marifetiyle yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmasında ise özel bir firmada şoför olarak çalışıp 800,00 TL (asgari ücret) aldığı belirtilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davacının kaza tarihinde çalıştığı işyerinden kaza tarihi itibariyle ve geriye doğru 4-5 aylık maaş bordrosu getirtilmek ve Sosyal Güvenlik Kurumundan karşılaştırılmak suretiyle gerçek geliri belirlenerek aynı hesap bilirkişisinden ek rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi de doğru görülmemiştir."gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; ilk hüküm davacı yanca temyiz edilmediğinden davalı lehine usuli müktesep hakkın oluştuğu hususu dikkate alınarak, bozma sonrası alınan hesap raporuna göre davacının davalıdan geçici iş göremezlik istemi yönünden 8.768,16 TL talep hakkı bulunduğu, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise davacının maddi zararının kalmadığı anlaşıldığından sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin reddine, 8.768,16 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebebleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası alınan %43 maluliyet oranına göre yeni veriler ile hesap yapılması gerektiğini, hesap edilen tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde: bozma ilamından sonra ilk derece mahkemesince aldırılan hesap raporunda davalı lehine usulü müktesep haklara riayet edilmediğini, 2014 yılına ilişkin veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik zararı dolayısı ile tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında, davacının yaralanması nedeniyle, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına göre davacı ve davalı taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ve davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!