WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/1544 E.  ,  2024/5912 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1410 E., 2020/549 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Kabulü İle Hükmün
Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle
Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/18 E., 2018/232 K.

Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kooperatifin davalılardan ... Tarım Ltd. Şti.'ne karşı Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nden icra takibi yaptırdığını, ... Tarım Ltd.Şti'den Sakarya ili, Serdivan köyü 7644 parselde kayıtlı gayrimenkulü alacağına mahsuben, ipotek ve haciz borçlarını ödeyerek ve bir kısım ödeme de yaparak satın aldığını, davalılardan ...'in, ... Tarım Ltd. Şti. aleyhine Sakarya 5. İcra Müdürlüğünün 2011/3266 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını ve bu taşınmaz ile ilgili olarak tasarrufun iptali davası açtığını, yargılama neticesinde mahkemenin 2012/123 karar sayılı kararı ile tasarrufun iptali kararı verdiğini ve bu kararın Yargıtayca onandığını, Sakarya 5. İcra Müdürlüğünün 2011/3266 sayılı dosyası kapsamında davalılar arasında yapılan icra takibinin muvazaalı olduğunu, davalı ...'in icra takibine konu ettiği alacağın gerçekte var olmadığını, takibe dayanak yapılan sözleşme ve senetlerin sonradan geçmişe dönük olarak düzenlendiğini belirterek davalıların muvazaalı olarak yaptıkları Sakarya 5. İcra Dairesinin 2011/3266 sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2011/647 esas sayılı dosyada verilen tasarrufun iptali davasının kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacı ve diğer davalı arasındaki tasarruflar nedeniyle mağdur olduğunu, alacaklarının gerçek ve haklı sebeplere dayandığını, davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Ltd. Şti. adına atanan tasfiye memuru cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu ticari işlerde davalıların aralarında sözlü olarak kurdukları ortaklığı kendi hazırladıkları sözleşme nezdinde yazıya dökerek ispat unsurunu yerine getirdiklerini, açılan davanın hukuki temelinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtayca onanarak kesinleşen 2011/647 esas 2012/123 karar sayılı dosyası kapsamında davalı ...'in, ... Tarım Ltd. Şti'den olan ve Sakarya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3266 esas sayılı takip dosyasına konu yaptığı alacağın tahsili amacıyla Serdivan 7644 parsel sayılı taşınmazın davalı Kaya Tarım Ltd Şti tarafından davacı kooperatife satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verildiği, bu yargılama sırasında davacı kooperatifin Sakarya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3266 esas sayılı takip dosyasına konu alacağının varlığını tartışma konusu yapmadığı, aynı taraflar arasında görülüp kesinleşen tasarrufun iptali davası ile borçlu hakkında yapılan icra takibine konu olan borcun mevcudiyetinin saptandığı, kesinleşen mahkeme kararına istinaden sabit görülen alacağın muvazaalı olduğu ve gerçek olmadığı iddiasının taraflarca ayrı bir davada tekrar ileri sürülemeyeceği, eldeki bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... vekilinin mahkemenin 8.12.2016 tarihli celsesinde davayı kabul ettiğini, takibe konu senetlerin davalı ... Ltd. Şti.nin defterinde kayıtlı olmadığını, bu bonolar karşılığı diğer davalıya sadece 10.000 USD para verdiklerini 150.000 USD'yi ... Köyü 7644 parselde kayıtlı taşınmazın satıcısına ödediklerini, 230.000,00 TL'yi de ... Sapanca'da bulunan taşınmazı üzerine ... Tarım şirketinin kullandığı krediye teminat olarak ipotek verdiğini kabul ettiğini, ipoteğin tarihinin senedin tanzim tarihinden 13 ay sonra olduğunu, davalının hiç bir ödeme yapmadığı halde üstüne senetleri de aldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı 3. kişinin alacağının gerçek olmadığı iddiasını ileri sürmüş ise de karar gerekçesinde mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, Dairenin onama ilamında da bir değerlendirme yapılmadığı, bu halde davacının bu iddiasının yargılaması biten ve kesinleşen tasarrufun iptali davasında kesin hükme ulaştığından söz edilemeyeceği, ancak güçlü delil niteliğinde olabilirse de bunun aksini davacının ispat etme hakkı ve olanağı bulunduğu, davalının savunmalarında 10.000 USD'yi elden verdiğini, 2 ay aralıkla üç ödeme yapmayı taahhüt ettiğini ve ilk ödemeyi de 1.8.2008 tarihinde banka havalesiyle şirkete yaptığını beyan ederek banka havale makbuzunu dosyaya ibraz ettiği, ipoteğe konu kredinin ise şirkete kullandırıldığı, neticede kredi borcunu bankaya kendisinin ödediği,verilen kefalete karşılık alındığı kabul edilse dahi teminat fonksiyonunun da gerçekleştiği gözetildiğinde davacının alacağın gerçek olmadığı iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.03.2018 tarih 2018/18 Esas-2018/232 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353/(1).b.2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TBK'nın 19 uncu maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.