4. Hukuk Dairesi 2023/1487 E. , 2024/2134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/134 E., 2021/333 K.
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ...
2... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN... 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2013/81 E.
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ...
2... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 08.03.2013
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/ Bozulmasına
TEMYİZ EDENLER : Davacı Vekili, Davalı ... Vekili Davalı ... Vekili
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... davalı ... vekili Avukat ......geldi. Davacı vekili Avukat ...geldi. Davacı vekili ve davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın dava dışı kredi borçlusu DB Elektrik AKS Oto İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye krediler kullandırdığını; bu kredilere davalı ...'ın kefil/ müşterek borçlu olarak imza attığını; kredilerin, borçlu şirket tarafından geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edilip,... 48. Noterliğinin 27.07.2012 tarihli ve asıl dosya için 174527 yevmiye numaralı, birleşen dosya için 174613 numaralı ihtarnamelerin keşide edildiğini; ancak kredi borçlarının yine ödenmediğini; bunun üzerine dava dışı kredi borçlusu DB Elektrik Aks. Oto İnş. San ve Tic. Ltd. Şti ile davalımız olan kefil ... aleyhine... 6. İcra Müdürlüğünün 2012/8127 ve... 4. İcra Müdürlüğünün 2012/9691 sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını; takiplerin kesinleştiğini, ancak icra dosyalarında müvekkilinin alacağını karşılayacak miktarda haczi kabil mal bulunamadığını; 19.01.2012 tarihinde, ... İlçesi, ... Mahallesi, 362 Ada, 3 Parsel, A Blok, 5. Kat 5 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'a devrettiğini; devirin alacaklı müvekkiline zarar verme kastıyla yapıldığını belirterek; İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince; asıl dosyada... 6. İcra Müdürlüğünün 2012/8127 sayılı dosyasındaki alacağı karşılamak; birleşen dosyada ise... 4. İcra Müdürlüğünün 2012/9691 sayılı dosyasındaki alacağını karşılamak üzere cebri icra yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu daireyi 20.05.2011 tarihinde, yazlık ihtiyacını karşılamak üzere satın aldığını; ancak eşinin beğenmediğini, bu sebeple satışa çıkardığını, davalı ...'ın alacı olması üzerine de sattığını; satışın gerçek olduğunu, ksatış parasını banka havalesiyle aldığını, bu parayı banka borçlarını kapatmak için kullandığının hesap ekstreleriyle belli olduğunu, zaten satışın DB Elektrik Şirketinin kredi borçlarını düzenli olarak ödediği zamanda gerçekleştiğini; borçlu şirketin çok sonra ödeme güçlüğüne girdiğini, dairenin devri esnasında esas borçlunun ödeme güçlüğüne düşeceğini bilmesinin mümkün olmadığını, satış işleminden evvel ...'ı tanımadığını; davacı vekilinin iddiasının aksine, kendisinin şirketi ile ...'ın çalıştığı şirketlerin aynı iştigal sahasında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; satışın gerçek bir satış olduğunu, rayiç bedel üzerinden gerçekleştiğini, satış bedelini Vakıflar Bankasından aldığı kredi ile ödediğini; krediyi alabilmek içinde banka lehine ipotek tesis ettirdiğini, müvekkilinin satıştan evvel ...'ı tanımadığını; davalı bankanın diğer davalıya Mayıs 2012 tarihinde kredi verdiğini, bu da onun devirden sonra dahi güvenilir ve maddi durumunun iyi olduğunun davacı banka tarafından kabul edildiğini gösterdiğini; müvekkilinin taraflar arasındaki ilişkiyi bilmediğini ve bilmesinin mümkün olmadığını, satış bedelinin de banka kanalıyla gönderildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.09.2014 tarihli ve 2013/89 E.-2014/376 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.05.2017 tarihli, 2014/24913 Esas ve 2017/5328 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı davaya konu tasarrufu tarihinden önce davalılar arasında ticari ilişki olduğunu öne sürmüş ve buna ilişkin belgeleri de dosyaya ibraz etmiştir. Davalı Borçlu ile davalı 3. kişinin ortakları oldukları şirketlerin ticaret sicil kayıtlarından iştigal sahalarının benzerlik gösterdiği görülmüş olup, mahkemece davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler ile ilgili İİK 280 maddesi uyarınca davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasındaki ilişkinin nerden kaynaklandığı irdelenmeden ve bu konuda araştırma yapılmadan hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davalılara arasındaki tasarrufun 19.01.2012 tarihinde yapıldığı, tasarrufa karşılık ödemenin ise 15.02.2012 tarihinde yapıldığı, tapudaki işlem tarihinden sonraki tarihte ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmamasına, bu durumun, davalılar arasında güven ilişkisine delalet ettiği, tarafların aynı konuda iştigal sahası olan şirketleri olduğu ve özellikle davacı bankadaki davacı hesabından davalı hesabına tasarruf tarihinden önce ödemelerin yapıldığı, dava konusu taşınmazın kaydında yer alan Türkiye Finans Katılım Bankası lehine 800.000,00 TL ipotek olmasına rağmen, 235.000,00 TL'ye satın alındığı, bu durumun da davalılar arasında güven ilişkisinin olduğunun göstergesi olduğu, gerekçesi ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Söz konusu karar aleyhine davacı vekili ve davalılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
5. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2012 gün, 2019/2563 E.- 2021/208 K. sayılı ilamı ile; "davacı vekilinin süresi içerisinde temyiz isteminde bulunmadığı gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen belgelere göre davalılar arasında tasarruf tarihinden önce, 30.11.2010 da 1.000,00 TL, 07.12.2010'da 400,00 TL ve 13.05.2011'de de 1.000,00 TL EFT yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu ödemelerin neden yapıldığı, dayanağının ne olduğu, bu ödemelere göre davalı ...’ın davalı borçlunun durumunu bilebilecek ki...rden olduğu yönünde yeterli olup olmadığı mahkemece yeterince araştırılıp tartışılmamıştır. Mahkemece davalıların ticari defterleri incelenerek davalılar arasındaki ticari ilişki var ise boyutunun ne olduğu, davalı ...’ın davalı borçlunun durumunu bilebilecek durumda ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı ve davalılar arasındaki EFT’lerin sebebi araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilleri ayrı ayrı olmak üzere duruşmada da Yargıtay bozması gereği defter ve belge sunamayacaklarını beyan etmiş olmalarına, taraflar arasında yapılan EFT'lerin birden fazla olması, davalıların defter ve belge sunmamaları ve dolayısıyla aralarındaki ilişkinin ne düzeyde olduğunun teyidinin kendilerince engellenmiş bulunması, İstanbul'da AVM gibi birden fazla mağazası olan bir iş yerinin kayıtsız ve belgesiz çalışması ve/veya bozma gerekçesinde belirtilen EFT'lerin kayıtlarını sunamamalarının ticari hayatın işleyişinden ziyade normal hayatın işleyiş kurallarına da aykırı olduğu, davalılar arasında birden fazla EFT işleminin yapılmış olmasının taraflar arasında önceye dayalı tanışıklık ve belirli bir ilişkinin var olduğunun açık kanıtı olduğu, tasarruf tarihinden yaklaşık 1 ay sonra ödemenin yapılmış olmasına, bu durumun davalılar arasında önceye dayalı ciddi dostluğun bulunduğunu ve güven ilişkisinin var olduğunu göstermek olmasına, ipotekli satın alınmasının da hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına göre;
Davanın kabulüne;
1-... 6. İcra (yeni... 17. İcra) Müdürlüğünün 2012/8127 sayılı dosyasında davalı ...... adına kayıtlı olan İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 362 Ada, 3 Parsel sayılı A Blok 5. Kat 5 Nolu bağımsız bölümün tüm ferileri içinde olmak üzere 235.000,00 TL ile sınırlı olarak davacı tarafa haciz ve satış yetkisi tanınmasına,
2.a-) Birleşen... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/81Esas 2013/256 Karar sayılı dosyasındaki davanın da kabulüne;
b-)Üsküdar 4. İcra (yeni... 15. İcra) Müdürlüğünün 2012/9691 sayılı dosyasında davalı ...... adına kayıtlı olan İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 362 Ada, 3 Parsel sayılı A Blok 5. Kat 5 nolu bağımsız bölümün tüm ferileri içinde olmak üzere 14.744,00 TL ile sınırlı olarak davacı tarafa haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava değerleri üzerinden cebri icra yetkisi verilmesinin doğru olmadığını, beyan ederek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıyı zarara sokma kasıtlarının bulunmadığını, tasarruf tarihinde bankanın kredi taksitlerinin ödendiğini, davalıların benzer faaliyet alanlarında da çalışmadıklarını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalılar arasındaki EFT'lerin gerekçesi araştırılmamıştır, müvekkil ... şahıs olup şirket değildir, bu sebeple de ticari defteri yoktur, 11-12 yıl öncesine ait EFT'lerin kayıtlarının da tutulmaması gayet normaldir, kabule karar verilecek delil yoktur, bozma kararı gereğince araştırma yapılmış, davacı davasını ispat edememiştir bu sebeple kararın bozulması gerektiği beyan edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci vd maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekilinin, bozma öncesi kararı süresi içerisinde temyiz etmediğinin anlaşılmış olmasına, son kararın da aynı mahiyette olması sebebiyle iş bu kararı temyiz etmesinde hukuki yararının bulunmamasına göre; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
3. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, davalılar arasında tasarruf tarihinden önce, 07.12.2010 tarihinde davalı borçlu tarafından davalı ...'a, 13.05.2011 tarihinde davalı ... tarafından, davalı borçlu adına, davalı borçlunun hesabından 18.10.2011 de ... vekiline, 09.02.2012 tarihinde de davalı borçlunun şirketi olan DB İletişim Elek. Aks. Oto İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. hesanbından davalı ...'a ödemeler yapıldığının, davalılar arasında tasarruf tarihinden çok önce ticari ilişki olduğunun anlaşılmasına, tasarruf bedelinin de hayatın olağan akışına aykırı olarak 1 ay sonra ödenmesine göre , davalı ...'ın davalı borçlu ...'ın durumunu bilen veya bilmesi gereken ki...rden olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (3) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ile davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!