WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/1328 E.  ,  2024/2132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2549 E., 2022/2522 K.
DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ...
2. ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 21.08.2020
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/187 E., 2022/166 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ndan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Ankara 16 İcra Müdürlüğü'nün 2019/13562, Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6189 sayılı dosyaları ile ilamlı takip yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile diğer davalı ...'e devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiş, davalı ...'ün elinden çıkan gayrımenkuller yönünden ise talebinin tazminat olduğunu belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın geçerli bir aciz vesikasını dosyaya ibraz etmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, emlak sektöründe hizmet verdiğini, dava konusu gayrımenkulü de davalı ...'ndan banka havalesi ile satın aldığını ve tapuda devir yapıldığını, müvekkili ile diğer davalı borçlu arasında herhangi bir arkadaşlık, mevcut hısımlık, soybağı, hemşerilik, aynı iş konunda faaliyet gibi organik hiçbir bağ bulunmadığını, müvekkilinin,... Mahallesinde evinin ise ...Mahallesinde olduğunu, almış olduğu iki adet gayrimenkulun (...mah. sınırı, 38668 Ada, 108 parselde bulunan tarla, yine ...Mah. 14979 ada, 5 parselde bulunan arsa) zaten evinin ve iş yerinin bulunduğu mevkide yani ilgilendiği ve satış yaptığı bölge olduğunu, ...mahalesindeki 2637 ada, 183 parselde bulunan taşınmazı da o günkü değeri üzerinden aldığını, müvekkilinin... Bölgesi ... Mevki 28909 ada, 7 parselde bulunan daireyi hesaplı bulduğu için aldığını ve müşterisini bulup sattığını, kendi üzerinde işbu taşınmazın mevcut olmadığını, o dönem alıp sattığını, işbu taşınmazın maliki olmadığı halde dava dilekçesinde müvekkilin üzerindeymiş gibi talepte bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle işbu haksız ve hukuki mesnetten uzak hakkaniyete ve ahlaka aykırı davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; karşı tarafın iddialarının soyut olduğunu, söz konusu gayrımenkul satışları rayiç bedeli değerinde gerçekleşmiş olduğunu, ücretler karşılığında müvekkilinin borçlarını kapatmaya çalıştığını, müvekkilinin iyi niyet içerisinde hareket ettiğini, müvekkilinin Konyaspor'un eski başkanı olup herkesin bildiği bir tacir olduğunu, o sebeple müvekkilinin yerel ve ulusal çapta bir çok kişi tarafından bilinmekte ve sevilmekte olduğunu, 2016 yılı Mayıs ayında müvekkilin şirketinin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaptığı yatırımlarla maddi anlamda sıkıntıya düştüğünü, borçlu olduğu firma ve bankalarla vade yapılandırması yaparak müvekkilin şirketi ve şahsı üzerinde kayıtlı ipoteksiz gayrimenkulleri satarak borçları ödeme yoluna gittiğini, bu sıkıntılı sürecin 2 yıl sürdüğünü, Yapı Kredi Bankasına müvekkilinin kendi isteğiyle eşine ait olan gayrimenkul üzerine ipotek gösterdiğini, akabinde banka tarafından satılarak borçtan düşürüldüğünü, ayrıca müvekkilinin kendi iradesiyle İstanbul İli, ...İlçesi,... Mahallesi, 12 Cilt, 1084 sayfa nolu, 935 ada, parsel 3, 240 arsa pay, 3120 payda, 8385.00 m2 dubleks meskeni bankaya ipotek koyması için öneride bulunduğunu, bu doğrultuda bankanın ikinci dereceli ipotek alacaklısı olarak rehin koyduğunu, ardından ilgili gayrimenkulün paraya çevrildiğini, yani ilgili arazilere ipotek koyulmasına müvekkilinin bizatihi kendisinin ön ayak olduğunu, mal kaçırma eylemine tevessül dahi etmediğini, müvekkilinin tüm bu süreçlerde gerçekleştirmiş olduğu gayrimenkul satışlarından elde ettiği paraları banka borçlarına ve işçi tazminatlarına harcadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, karşı tarafın iddialarının soyut ve asılsız olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 25.05.2022 tarihli ve 2020/187 Esas ve 2022/166 Karar sayılı kararıyla, davalılarca ibraz edilen dekontlar dikkate alınsa dahi keşfen aldırılan rapor ile taşınmazların satış tarihlerindeki gerçek rayiç bedelleri ile tapudaki bedellerin fahiş oranda düşük olduğu sabittir, 4 taşınmazın satış tarihlerindeki gerçek toplam değeri 1.650.015,00 TL olarak keşfen belirlenmiş iken tapuda gösterilen toplam bedel ise 691.000 TL'dir. Bu çerçevede 480.000 TL'lik dekontun bir an için bu taşınmazlara ilişkin olduğu kabul edilecek olsa dahi sonuç kabulü değiştirmeyeceğini, taşınmazların pek aşağı bir bedelle satışın gerçekleştiğini, asıl borcun kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı ve 28.08.2015 ve 08.03.2010 tarihindeki tasarruflardan evvel doğduğu, davalı asıl borçlunun haczi kabil malı bulunmadığını gösterir geçici aciz vesikası hükmündeki haciz tutanaklarının dosyaya sunulduğunu, davalı asıl borçlu adına kayıtlı dava dışı aktif taşınmazların tedavüllü tapu kayıtlarının incelenmesinde çok sayıda ve yüklü miktarda haciz yüklü oldukları görüldüğü, bu aktif taşınmazlar yönüyle ayrıca değer tespiti yapılmasına gerek bulunmadığı, aciz halinin tedavüllü tapu kayıtları ile de sabit olduğu bu kapsamda tasarrufun iptali şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin yalnızca davacı bankanın iddia ve talepleri doğrultusunda yargılamayı sürdürdüğünü, taraflarınca ileri sürülen hiçbir husus değerlendirilmeden karar verme yoluna gidildiğini, davacı taraftan harç ikmali yapılmadan karar verildiğini, davacının alacak miktarı icra dosyaları ile davaya konu taşınmazların değerleri ise bilirkişi raporu ile belirli iken davacı tarafından süresinde davaya konu miktar ıslah edilerek harç ikmali yapılmadığını, somut uyuşmazlıkta tasarrufun iptali davasının ön koşulunun gerçekleşmediğini, müvekkili ile borçlu arasındaki tasarrufa konu taşınmazların devrinin, bankanın hesabı kat etme yani temerrüde düşürme tarihinden yaklaşık 5 ay önce gerçekleştiğini, ayrıca davacı banka tarafından icra takiplerinin 2019 ve 2020 yıllarında yapıldığını, işbu sebeplerle tasarrufun iptali davasının temel şartlarını taşımamasından ötürü davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından mahkemeye sunulan aciz belgesinin geçerli kabul edilmemesi gerektiğini, yerel Mahkemece müvekkiline kötü niyet izafe edilmesinin açıkça hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, müvekkili ile borçlu arasında hısımlık, soybağı, komşuluk, arkadaşlık ilişkisi, aynı iş kolunda faaliyet gösterme, aynı köyden olma, borçlu ile daha önceleri ticari ilişki içinde bulunma, aralarında herhangi bir iş ortaklığının bulunması gibi herhangi bir organik bağın mevcut olmadığını, müvekkilinin mesleği göz önünde bulundurulduğunda davaya konu taşınmazları o dönemki emlak kıymeti üzerinden pazarlıkla satın almasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, müvekkilinin davalı-borçlunun 4-5 yıl sonrasında mali dar boğaza düşebileceğini ön görme ihtimali bulunmadığını, davaya konu taşınmazların devri bakımından müvekkilinin açıkça iyiniyet içerisinde hareket ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesinin uygun görülmesi halinde duruşmalı olarak yapılmasına, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere, dava konusu borcun dayanağının kredi genel sözleşmesi olmasına, borcun tasarruftan önce doğmuş bulunmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. İİK’nun 278/3-2 nci maddesinde “Mutat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği” belirtilmiştir.
İİK'nun 280 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; davalı borçluya ait bilinen adreste tutulan 11.12.2019 tarihli haciz tutanağının İİK’nun 105 inci madde kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, iptali istenilen Konya ili, ...Mah. 38668 ada, 108 parselde kayıtlı tarlanın 1/12 payının 18.07.2016 tarihinde 26.000 TL bedelle, ...Mah. 14979 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın ve ... İlçesi, ...Mah. 2637 ada, 183 parselde 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler 24.06.2016 tarihinde,... İlçesi, ... Mah 28909 ada, 7 parsel, F1 Blok, 4. Kat, 9 nolu bağımsız bölümün ise 12.07.2016 tarihinde davalı ...'e, Konya İli,... Mah 28909 ada, 7 parsel, F1 Blok, 4. Kat, 9 nolu bağımsız bölüm, ... tarafından 13.02.2017 de dava dışı şahsa devredildiği, dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre ise Konya ili, ...Mah. 38668 ada, 108 parselde kayıtlı tarlanın 1/12 payının 18.07.2016 tarihindeki gerçek değerinin 77.839,17 TL olduğu, Konya İli, ...Mah. 14979 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 294.427,91 TL olduğu, Konya İli, ... İlçesi, ...Mah. 2637 ada, 183 parseldekayıtlı taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerlerinin 1.063.214,15 TL olduğu, Konya İli,... İlçesi, ... Mah 28909 ada, 7 parsel, F1 Blok, 4. Kat, 9 nolu bağımsız bölümün ilk tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 214.532,87 TL olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen haciz tutanak tarihine göre; İİK'nın 278/2 nci maddesinde belirlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davalı ...'ün, İİK'nın 280/1 inci maddesi gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden (akrabası, arkadaşı vs) olduğunun davacı vekili tarafından somut deliller ile ispat edilemediğinin anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.