4. Hukuk Dairesi 2023/13277 E. , 2024/3664 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/59 E., 2023/240 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın yolcu olarak bulunduğu trafik sigortasız aracın 01.11.2008 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada yaralandığını, davalının 24.10.2011 tarihinde 2.309,00 TL ödeme yapmış ise de yeterli olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihini takiben 8 iş günü bitiminden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili %25 hatır taşıması indirimi ve 2.993,35 TL 'nin mahsubu neticesinde kalan 25.573,25 TL olarak talebini ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya ödeme yapıldığını, ibraname alındığını, kaza nedeni ile davacıya ödenmesi gereken ek miktar var ise yapılan ödeme gözetilerek uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplama yapılması gerektiğini, işletene davanın ihbarını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, davacının kaza nedeni ile şikayetçi olmadığını, kusur ve teminat limiti ile sorumlu olduklarını, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, temerrüde düşmediklerini, faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilinden şikayetçi olmadığını bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya 190 TL taksitler halinde ödeme yapıldığını sorumluluklarını yerine getirdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2021/41 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararıyla; davacının 01.11.2008 tarihli kazada yaralanması nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %23,2 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu, kazada sürücü ...'nın asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davalının 2.309,00 TL ödemede bulunduğu, yapılan hesaplama ile 38.088,50 TL davacı alacağının belirlendiği, ödeme ile tazminat miktarı arasında açık nispetsizlik olduğu bu nedenle ibranamenin geçerli olmadığı, hakimin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52 nci maddesi gereği tazminattan indirim yapabileceği, davacının hatır için taşındığı, ayrıca olay günü 233 promil alkollü olduğunun sabit olduğu, bu nedenle hatır için taşıma ve 6098 sayılı yasanın 52 nci maddesi gereği tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiği, davalı kurumun yaptığı ödemenin mahsubu neticesi davacının 19.859,75 TL tazminat alabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 38.088,50 TL tazminattan %40 oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplanan 22.853,10 TL tazminattan davalının yaptığı ödemenin güncellenmiş hali ile toplam miktarı olan 2.993,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 19.859,75 TL tazminatın davalı şirkete başvuru tarihi olan 24.06.2010 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 07.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2019 tarih 2016/4927 Esas, 2019/487 Karar sayılı ilamı ile; "1-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK'nın 43 üncü maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan sözedebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının sözkonusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından sözedilemeyecektir. Ayrıca Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de hatır indirimi oranı %20'yi geçemeyecektir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı sürücü ...'nın yakınlığı ve davacı ...'ın dava dışı sürücünün aracında kimin arzusu ile ne amaçla taşındığı hususu araştırılmadan, hatır taşımacılığının varlığı kabul edilerek %40 oranında hatır indirimi yapılması doğru görülmemiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin, vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevabında davacının hatır için taşındığını ve indirim yapılması gerektiğini beyan ettiği, dinlenen ...'nın verdiği beyan değerlendirildiğinde müteveffa davacı ...'ın karşılıksız taşındığı, hatır taşımasının söz konusu olduğu, tanık beyanına göre davacı ve sürücünün olaydan 5 dakika önce tekel büfesinden ellerinde poşetle çıktıklarını gördüğünü beyan ettiği, hastaneden aldırılan rapora göre davacının 233 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, 6098 sayılı yasanın 52 nci maddesine göre, zarar görenin zararın artmasına neden olmuşsa hakimin tazminattan indirim yapabileceğini düzenlediğini, davacının motosiklette karşılıksız taşındığı, aynı zamanda davacının olay günü 233 promil alkollü olması nedeni ile tazminattan %20 oranında indirim yapılmasına karar verildiği ve neticede 30.470,80 TL tazminatın belirlendiği, ödemenin güncel halinin tenzili ile 27.447,45 TL tazminatın belirlendiği gerekçesi ile 38.088,50 TL tazminattan %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle hesaplanan 30.470,80 TL tazminattan davalının yaptığı ödemenin güncellenmiş hali ile toplam miktarı olan 2.993,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 27.477,45 TL tazminatın davalı şirkete başvuru tarihi olan 24.06.2010 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 07.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mirasçıların davaya dahil edildiği tarihe kadarki işlemlerin usulsüz olduğu, hatır taşıması, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, işletenin ödeme yaptığı bu hususun araştırılarak mahsup edilmesi, hesaplamanın davacının vefat ettiği tarihe kadar hesaplama yapılması gerektiği, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılarak, tazminattan indirim sonrasında mahsup yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 08.11.2008 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 54 üncü maddeleri, (818 sayılı Borçlar Kanunu 46 ncı maddesi) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalının diğer temyiz nedenlerine gelince;
Davacı vekili müteveffa ...'nın yolcu olarak bulunduğu sigortasız aracın 01.11.2008 tarihinde yaptığı kaza neticesinde malul kaldığını beyan ederek sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkeme tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda 1954 doğumlu davacının PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre 18 yıl 9 ay bakiye ömrü kaldığı belirtilerek 01.08.2027 tarihine kadar hesaplama yapılmıştır. Ancak yargılama sırasında davacı ... 13.10.2018 tarihinde vefat etmiştir. Bu nedenle hesaplamanın ölüm tarihi olan 13.10.2018 tarihine karar yapılması gerekirken varsayılan bakiye hayat süresi olan 01.08.2027 tarihine kadar yapılması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3. Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı vekili 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, bilirkişi raporu ile belirlenen 38.088,50 TL tazminattan %25 oranında hatır taşıması indirimi ve ödenen 2.993,35 TL'nin mahsubu neticesinde kalan 25.573,25 TL olarak talebini ıslah etmiştir. Mahkeme kararında ise hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi ve ödenen tenzil edilerek karar verilmiştir. Ancak; davacı vekili tarafından %25 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak talepte bulunmuşken talepten fazlasına karar verilmek suretiyle %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak hüküm kurulması hatalıdır.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı betlerinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!