WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/13211 E.  ,  2024/792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/123 Değişik İş, 2022/123 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-4351
DAVA TARİHİ : 09.08.2021
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/149424

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın 16.02.2021 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, davalıya yapılan başvuru üzerine kısmi ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin araç rayiç değerinin çok altında olduğunu, davalı tarafından açılan hasar dosyasında müvekkilinin kiralama işi yapmamasına rağmen haksız şekilde muafiyet uygulandığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.001,00 TL bakiye pert total tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 299.200,80 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacıya araç rayiç değerinin tam ve eksiksiz ödendiğini, davacının taahhütnameyi iradi olarak imzaladığını, hasar dosyası açılmasından sonra sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığının ve poliçede araç kullanım şeklinin hatalı olduğunun tespit edildiğini, sigortalı tarafından araç kullanım şeklinin hatalı beyan edilmesi nedeniyle prim farkı zararı doğduğunu, hasar tazminatı ödenirken de alınan prim ile alınması gereken prim oranında kesinti yapılarak ödeme yapıldığını, müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmeden dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu hasar talebinin poliçe teminatı içerisinde olduğu, davalının sigortalısının gerçek zararını ödemesi gerektiği, sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığına ve yine davacının araç kiralama işi ile iştigal ettiğine ilişkin somut delil sunulmadığı, bu nedenle "kullanım şekli klozu" nedeniyle eksik ödeme yapılmasının yerinde olmadığı, konusunda uzman bilirkişiden alınan rapora göre davacının aracının rayiç değerinin 700.000,00 TL olduğu, davalı tarafından yapılan 400.799,20 TL'lik ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye zararının 299.200,80 TL olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 299.200,80 TL'nin 12.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı aracın "kapalı/monte kasalı" değil "kamyonet-panel/Glass van tipi" olduğunun hasar dosyasında yer alan belge ve fotoğraflardan anlaşıldığını, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ispat edilemediği gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkili tarafından yeterli ödemenin yapıldığını, davacı tarafından verilen taahhütname ile borcun sona erdiğini, sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığının sabit olduğunu, müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; poliçede aracın kullanım şeklinin "hususi otomobil" olarak yazıldığı, aracın "kapalı/monte kasalı" olarak bildirildiğine ilişkin kaydın mevcut olmadığı, aracın kiralık olarak kullanıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, davalının KDV'den sorumlu olduğu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı, taraflar arasındaki ilişki Türk Ticaret Kanunu'ndan kaynaklandığından avans faizine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait olup davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle hasara uğraması sonucunda davalıya yapılan başvuru üzerine ödenen miktarın eksik olduğu iddiasına dayalı bakiye hasar bedeli istemine ilişkinidir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1453 ve 1456 ncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 879 uncu maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. 6102 sayılı Kanun'un 1453 üncü maddesi uyarınca malı rehin alan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı kanunun 1406 ncı maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
6102 sayılı Kanun'un 1456 ncı maddesinin birinci fıkrasında "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Ayrıca 4721 sayılı Kanun'un 879 uncu maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir.
Böyle bir halde; sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir. Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı Dairemiz yerleşik içtihatları ile de ortaya konulmuştur.
Somut olayda; davaya konu kasko sigorta poliçesinde, dava dışı bankanın rehin alacaklısı sıfatı ile hak sahibi olduğu görülmekte olup davalı tarafından hasar dosyasında, rehin alacaklısı bankaya ödenen tazminat miktarının kredi kapama bakiyesini karşılamadığı anlaşılmaktadır. Davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için, rehin alacaklısının bu konuda açık muvafakatının alınması gerektiği gözetilerek karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; dava dışı rehin hakkı sahibi bankanın alacağının devam edip etmediği, rehin alacaklısı tarafından davacının açtığı davaya kayıtsız şartsız muvafakat verilip verilmediğinin sorulması; muvafakat verilmediği takdirde davacının dava açma hakkının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.