4. Hukuk Dairesi 2023/13120 E. , 2024/5560 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/465 Esas – 2023/720 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ..., . yönünden davanın reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., . ve ... vekili, davalı ... vekili ve diğer davalılar ..., ... ve . vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kuruma bağlı Kurtalan Ajans Müdürlüğündeki biri açık yığın deposu ve altısı kapalı siloya ilişkin olmak üzere toplam 613.153 kg buğday noksanlığına dayalı kurum zararının oluştuğunun 17.03.2009 tarihli ve 1/2009 sayılı Müfettiş İnceleme raporuyla tespit edildiğini, 6501003 nolu açık yığın deposundaki emtianın stokta kaldığı dönemde muhafaza veya satış esnasında ne şekilde gerçekleştirildiği belirlenemeyen eylemlerden (emtianın depoya boşaltılmaması, kayıt harici depodan çıkarılması gibi) dolayı oluşan kurum zararından, zararın meydana geldiği dönemde emtianın zimmetlerinde olduğu belirlenen davalılardan ambar memuru ..., ajans amiri ..., eksper ..., ambar memuru .... muhasebeci ..., ajans amiri ...’ten; kurum zararının ortaya çıktığı 1, 5, 6, 3 nolu kapalı silolarda belirlenen zararın davalılardan ajans amiri ..., eksper ..., ambar memuru ... ve tartı memuru ...dan; 4 ve 7 nolu kapalı silolarda belirlenen zararın ise davalılardan ajans amiri ..., elektrik teknisyeni ....ve ambar memuru ... .’dan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; Kurtalan TMO Ajans Amirliğinde muhasebeci olarak görev yaptığı süre zarfında sadece muhasebe işlerine baktığını, stokların hareket gördüğü anlarda mutlaka Batman Şube Müdürlüğünden ajans amirliğini yürütecek elaman talebinde bulunulduğunu, şubenin elaman temin ettiğini, kendisinin mahiyetindeki sürede hiçbir şekilde alım satım veya herhangi bir giriş çıkış olmadığını, hareket olduğu günlerde mutlaka ajans amirinin nezaret ettiğini, 1232 kodlu 6501003 nolu buğdaya ait ajans merkezi ile açık yığın mesafesi 1 km üzerinde olup kendisinin sadece muhasebe işlemleri ve yazışmalarla uğraştığını, açık yığınla hiçbir alakası olmadığı halde kendisine çıkartılan borcu kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; 2006 yılı ve 2007 yılı hububat stokunun Bismil Ajans Amiri ....ve ekibi tarafından satışa verilmek suretiyle tasfiye edildiğini, satış neticesi stoklarda depo noksanlıkları meydana geldiğini, 6501003 nolu açık yığın deposunda stoklu bulunan 98,080 kg hububatın bir kısmının ... eski ajans amiri.... ve ekibi tarafından 2006 yılında satışının yapıldığını, diğer kalan miktarın da uzman ... ve ekibi tarafından satışı verilmek suretiyle stok tasfiye edildiğini, tasfiye neticesinde 93,433 kg noksanlık verildiğini, adına haksız yere çıkartılan 19.866,00 TL borcu kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerin gerçekleştiği amirlikte 8 gün gibi kısa sürede çalışmış olduğunu, bu süre içerisinde toplam 2,5 yığın tasfiye ettiğini, herhangi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, söz konusu noksanlıkların tespitinin 2006 ve 2007 yılında yapılmış olduğu ve müvekkilleri hakkındaki idari soruşturmanın bu dönemde başlatıldığını, davacı kurumun 2006-2007 yılında çalışan görevlileri sorumlu tuttuğunu, davalı tarafın eksik gösterildiğini, davalıların kurumda çalıştığı yıllarda kendileri ile birlikte çalışanlar hakkında dava açılmamış olmasının usule aykırı olduğunu, depoların satış işlemlerini kurum görevlilerinden ambar memuru..... tartı memuru .... ajans amiri .... eksper ... ve diğer kurum görevlilerinin yaptığını, dava dilekçesinde davacı kurumun uğramış olduğu zararların hangi yıla ilişkin olduğunun belirtilmediğini, ayrıca dava dilekçesinin açık olmadığını, 2006 ve 2007 yılı alım ve satışlarının tamamında görev almış personelin isim listesinin istenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü iddiaların fiili ve hukuki gerçekliği yansıtmadığını, talebin usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davada husumetin taraflarına yöneldirilmesinin yanlış olduğunu, TMO Genel Müdürlüğü bünyesinde çeşitli zamanlarda farklı işçiler çalışmış olup zararın bunlar tarafından meydana getirilip getirilmediği hususu somut olarak bilinmeden zararın sorumlusu olarak davalı müvekkillerden tazmin yoluna gidilmesinin haksızlık olduğunu, ayrıca davacı tarafından davalı tarafın eksik gösterilmesinin usule ilişkin önemli bir eksiklik olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı kurumun uğradığı zararın hangi yıla ait olduğunun belirtilmediğini, depolarda meydana gelen noksanlıkların büyük bir çoğunluğunun tozuma, rutubet kaybı, tartı toleransı ve depolar arası karışmadan meydana geldiğini, kaldı ki bilimsel verilere göre iki kantar arasında 60 kg fark oluştuğunu, bunun neticesinde de 5101008 nolu depoda stok fazlası hububat tespit edildiğini, fakat hiçbir şekilde buna değinilmediğini, davacıya ait iddiaların somut olarak değerlendirilmeyecek ve mesnetten yoksun iddialar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2015 tarih, 2009/393 Esas ve 2015/717 Karar sayılı ilamı ile; 04.06.2015 günlü bilirkişi raporu benimsenerek, davalılardan ...’ın çok kısa süreli görev yapması nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceği, noksanlık yönünden açık ve kapalı siloların birlikte değerlendirilemeyeceği, davalılara görev ve sorumlulukları yönünde sorumluluk yüklenebilecek durumların belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile açık yığın deposunda oluşan 23.799,02 TL zararın davalılar ..., ..., ... ve ...’ten, 1, 6, 3 nolu kapalı silolarda oluşan 109.234,04 TL zararın davalılardan ..., ..., ... ve ...’dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 18.03.2019 tarih, 2018/5423 Esas ve 2019/1537 Karar sayılı ilamı ile; ''...1-Davalılardan ...’ın temyiz itirazları yönünden; Dosyanın incelenmesinde; davanın Başmüfettiş .....’ın 17.03.2009 tarih ve 1/2009 nolu İnceleme Raporuna dayalı olarak açıldığı, inceleme raporuna göre davaya konu 6501003 nolu açık yığın deposuna ve 1, 5, 6, 3 nolu silolara alımların 2006 yılında yapıldığı, 4 ve 7 nolu silolara alımların ise 2007 yılında yapıldığı, açık yığın deposunda satış işlemlerinin ise 06.12.2006-26.12.2007 tarihleri arasında yapılarak tasfiyenin gerçekleştiği ve % 9,52 oranında buğday noksanlığının tespit edildiği, 1 nolu silo kuyusunda noksanlık çıkması üzerine 15.02.2008 tarihinde kontrolör talep edildiği, 1, 3, 4, 5, 6, 7 nolu silolarda satış işlemlerinin ise 2008 yılında gerçekleştiği, 1 nolu kapalı depo hariç diğer kapalı depolardaki tasfiyenin teknik kontrolör nezaretinde yapıldığı, davalılar hakkında yürütülen herhangi bir soruşturma veya açılmış bir ceza davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada hükme esas alınan 04.06.2006 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, 6 adet silo deposu ile 1 adet açık yığın deposunun tasfiye sonuçlarının birlikte değerlendirilemeyeceği, davaya konu bütün depolarda oluşan noksanlıkların ana sebebinin alım faaliyetinden kaynaklandığı, bu bağlamda noksanlığın alım sırasında yapılan mevzuat dışı davranışlardan kaynaklandığı (alım işleri yapılan ve alım belgesi düzenlenen hububatın ilgili depoya dökülmeyip kaçırılması veya alım sırasında alınması gereken önlemlerin alınmamış olması gibi), bu nedenle davaya konu ajansta hububatın alımında görevli personelin kusur ve ihmalinin bulunduğu, işyerinde önceki yıllarda alımı yapılan hububatın stoklandığı depoların % 1’in altında noksanlıkla tasfiye edildiği dikkate alındığında davaya konu depolardaki aşırı noksanlıkların geçmiş yıllardaki bu ayarlamalardan da kaynaklandığının değerlendirildiği, ancak 5 nolu kuyudaki depo noksanlığının rutubet kaybı ile ilgili düzeltmeden dolayı fazlalığa geçmiş olması, 4 ve 7 nolu depolardaki depo noksanlıklarının da 8 nolu kaçıntı deposunda meydana gelen fazlalıkla ilgili olabileceği değerlendirilerek bu depolarda kurum zararının olmadığı belirlenmiştir. Davalı ...’ın davaya konu ajansta ambar memuru olarak görevine 02.05.2007 tarihinde başladığı, anılan davalının sorumlu tutulduğu davaya konu açık yığın deposuna alımların ise 19.06.2006 günü başladığı ve 07.07.2006 günü bittiği, açık yığın deposunda satış işlemlerinin 06.12.2006-26.12.2007 tarihleri arasında yapılıp tasfiyenin gerçekleştirildiği, ne var ki dava konusu açık yığın deposuna ilişkin zararın 2006 yılındaki alımlardan kaynaklandığı anlaşıldığına göre, bu davalının görev yapmadığı süredeki zarardan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Şu halde, mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan yönler gözetilmeksizin tazminatla sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalılardan ..., ..., ..., ...’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 3-Davalılar ..., ..., ..., ...’nın diğer temyiz itirazına gelince; Dosya kapsamından; davaya konu depolarda tespit edilen aşırı noksanlıkların geçmiş yıllardaki ayarlamalardan kaynaklandığı, alım işlemi yapılan ve alım belgesi düzenlenen hububatın ilgili depoya dökülmeyip kaçırıldığı veya alım sırasında alınması gereken önlemlerin alınmamış olduğunun anlaşıldığı, davaya konu olayın gelişiminde davacı İdarenin gerekli kontrol ve denetimleri yaptırmadığı, bu durumun İdarenin de müterafik kusurunu oluşturacağı gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ...’ın davaya konu ajansta ambar memuru olarak görevine 02.05.2007 tarihinde başladığı, ancak bu davalının sorumlu tutulduğu davaya konu açık yığın deposuna alımların ise 19.06.2006 günü başladığı ve 07.07.2006 günü bittiği, açık yığın deposunda satış işlemlerinin 06.12.2006-26.12.2007 tarihleri arasında yapılıp tasfiyenin gerçekleştirildiği, buna karşılık dava konusu açık yığın deposuna ilişkin zararın 2006 yılındaki alımlardan kaynaklandığı anlaşıldığından davalının görev yapmadığı süredeki zarardan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalılar ..., ..., ..., ... ve .....'nun sorumlulukları bulunmadığı, davaya konu depolarda tespit edilen aşırı noksanlıkların geçmiş yıllardaki ayarlamalardan kaynaklandığı, alım işlemi yapılan ve alım belgesi düzenlenen hububatın ilgili depoya dökülmeyip kaçırıldığı veya alım sırasında alınması gereken önlemlerin alınmamış olduğunun anlaşıldığı, davaya konu olayın gelişiminde davacı idarenin gerekli kontrol ve denetimleri yaptırmadığı, bu durumun İdarenin de müterafik kusurunu oluşturacağı, bu nedenle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, buna göre bilirkişi raporunda hesaplanan 23.799,02 TL tazminatın % 20 oranında indirilmesi sonucunda 19.039,21 TL'nin davalılar ..., ..., ...'ten; 109.234,04 TL tazminattan % 20 oranında indirim yapılması sonucunda 87.387,23 TL tazminatın davalılar ..., ..., ..., ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar ..., ..., ..., ... ve Çetin Onğulu'ya karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili ve davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve diğer davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ve tüm davalılar yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dosyada bulunan müfettiş raporları ve mahkeme süresince alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, mahkemece alınan TMO Genel Müdürlüğü Alım Daire Başkanlığı emekli daire başkanı...., ziraat yüksek mühendisi ... Günerhan ve Av. .......'in sunmuş olduğu rapor sonucunda davalı müvekkillerinin herhangi bir ihmalinin söz konusu olmadığının açık bir şekilde izah edildiğini, mahkemece denetime elverişli ve yeterli olan bilirkişi raporu kabul edilmeyerek kurum müfettişlerinden rapor alınmasının davanın aleyhe sonuçlanmasına neden olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olmayıp hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davalı müvekkilinin kendisini ayrı ve tek bir vekil ile temsil etmesi nedeniyle her bir davalı lehine reddedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu haliyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dosyada bulunan müfettiş raporları ve mahkeme süresince alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, mahkemece alınan TMO Alım Daire Başkanlığı emekli Daire Başkanı ...., Ziraat Yüksek Mühendisi ...ve Av. ... ...in sunmuş olduğu rapor sonucunda davalı müvekkillerinin herhangi bir ihmalinin söz konusu olmadığının açık bir şekilde izah edildiğini, mahkemece denetime elverişli ve yeterli olan bilirkişi raporu kabul edilmeyerek kurum müfettişlerinden rapor alınmasının davanın aleyhe sonuçlanmasına neden olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olmayıp hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kuruma bağlı Kurtalan Ajans Müdürlüğündeki biri açık yığın deposu ve altısı kapalı siloya ilişkin olmak üzere toplam 613.153 kg buğday noksanlığı nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi)
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, her ne kadar gerekçeli karar başlığında davalılardan ...'nun ismi yazılmamış ise de bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla bu hususun bozma nedeni yapılmamış olmasına ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekillerinin tüm, davacı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 23.799,02 TL dava konusu zararın davalılar ..., ..., ... ve ...’ten ve 109.234,04 TL dava konusu zararın davalılardan ..., ..., ... ve ...’dan tahsiline ilişkin verilen ilk kararın davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.03.2019 tarih, 2018/5423 Esas ve 2019/1537 Karar sayılı ilamı ile; davalı ..., ..., ..., ... ve ... yararına kararın bozulduğu, davacının tüm ve davalılar ..., ..., ... ve ...’nın ise diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği ve davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen davanın reddine ilişkin kararın bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece anılan davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında davanın reddine ilişkin verilen ilk karar kesinleşmiş olmakla hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yeniden hüküm tesisi ile vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekillerinin tüm, davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... mirasçıları ve ..., ..., ...'dan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalı ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!