4. Hukuk Dairesi 2023/13089 E. , 2024/3383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/223 D. İş, 2022/231 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-3453
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/Davacı İtirazının Kabulüne
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/183055
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.10.2011 tarihinde geçerli trafik poliçesi bulunmayan araç ile davacının kullandığı tescilsiz motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek şimdilik 400,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ile 944,00 TL maluliyet rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsü hakkında şikayetten feragat edildiğini bu nedenle de saklı tutulmayan maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, kask ve koruyucu ekipman kullanılmaması nedeniyle mağdurun ek kusurunun söz konusu olduğunu ve bu nedenle de müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini, tazminatın aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik kapsamında rapor alınması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur bilirkişi tarafından rapor alınması gerektiğini, sunulması gerekli zorunlu bilgi ve belgeler sunulmadan başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, sorumluluklarının teminat limiti ile ve kusurları oranında olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, rapor ücretinn teminat dışı olduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu ve vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...son muayene tarihinden itibaren ceza zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; öğrenme tarihinin maluliyet raporunun tarihi olduğunu ve 10 yıllık zamanaşımının geçmediğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile son rapor tarihi itibariyle 2 yıllık ve 10 yıllık sürelerin dolmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; son tedavi ile ilgili belgenin zamanaaşımı süresinin başlangıcında esas alınması gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, müterafık kusur ve hatır indirimlerinin uygulanması gerektiğini, ceza yargılamasının yapılmadığını, uzlaşma ve feragat olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aktüer raporunun hatalı, faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçerli trafik poliçesi bulunmayan araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1-Dava, trafik kazası sonucu oluştuğu iddia edilen bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesinde (6098 sayılı TBK'nun 49 uncu md.) haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de (TBK'nın değişik 72 nci md.) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nın 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nın 72 nci maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır).
Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 11.10.2011 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 09.07.2021 tarihinde açılmıştır. Davalı taraf, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuş olmasına rağmen İtiraz Hakem Heyeti, davacının zararını 11.06.2021 tarihli maluliyet raporuyla öğrendiğini ve bu tarihten sonraki 2 yıl içinde davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı savunmasına itibar etmemiştir. Oysa; davacının tedavi belgeleri incelenerek düzenlenen maluliyet raporunda, maluliyet belirlenmesine yol açan rahatsızlığın, son muayene ile tespit edildiği ortaya konulmuş olup, sonraki tarihlerde tedavi gördüğü ya da maluliyetine neden olan rahatsızlığı ile ilgili bir artış olduğu da davacı yanca iddia edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; zararın kapsamının belli olduğu (davacı tarafından öğrenildiği) tarihin 30.11.2011 (son muayene tarihi) olduğu ve bu tarihten sonraki 2 yıl içinde dava açılmadığı gibi, KTK'nın 109/2 nci maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde de davanın açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!