WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/13075 E.  ,  2024/747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1028 E., 2022/1028 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT/2022-2143
DAVA TARİHİ : 31.10.2017
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kısmen Kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2018/14054

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2011 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, davalı ... tarafından %13 maluliyet oranında 45.700,00 TL ödeme yapıldığı, ancak maluliyetin arttığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 708,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini sürekli iş göremezlik tazminatı için 97.884,00 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı için 3.145,000 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 101.029,00 TL maluliyet tazminatı ve 708,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetininin 24.04.2018 tarihli ve 2018/İHK-3047 sayılı kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 28.03.2022 tarih 2021/10840-2022/5998 sayılı kararı ile; ''.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Yine 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanuna göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür.
Davalı vekili savunmasında davacının aynı kazadan kaynaklı olarak sürekli iş göremezlik,geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin daha önce İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/968 esas sayılı dosyadan açtığı davada sırasında ibraname,feragatname ve makbuz başlıklı belge ile asıl ve ferileri ile birlikte %13 oranında sürekli maluliyete istinaden 55.581,00 TL davacıya ödendiği,davacı da davasından feragat ederek, mahkemece 30/05/2017 tarihli kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince,KTK 111/2. hükmü gereği, tazminat miktarı belirlenip sigorta şirketi tarafından ödendikten sonra belirlene bu miktarın gerçek zararı karşılamadığı gerekçesi ile itiraz edebilecekleri ve anlaşmayı iptal edebileceklerini öngörüldüğü,bu iptal için hükmün lafzında da açıkça ifade edildiği üzere, ödenen tazminat miktarının yetersiz olduğunun objektif olarak tespit edilmesi ve iptal yönündeki irade beyanının 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açıklanması gerektiği,somut olayda da iptale ilişkin irade beyanı 2 yıl içinde ileri sürüldüğü anlaşıldığı gerekçesi ile davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 16.08.2017 tarihli maluliyet raporunda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranı %25, 6 ay iş göremez olduğu belirlenmiştir. Hükme esas alınan rapor kaza tarihine uygun yönetmeliğe göre düzenlenmişse de davacının gelişen durumuna ilişkin bir tespit yapılmamıştır.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargılaması sırasında yapılan ödemenin 28/10/2016 tarihli medeksper raporuna göre yapıldığı, maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılması ve davacıya tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, maluliyette gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra kesin hüküm değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce KTK 111/2.maddesine göre davalının itirazının değerlendirmesi hatalıdır. KTK 111/2.maddesi ancak davacının davalıya yaptığı başvurularda yapılan ödemeler için geçerli olmaktadır. Buna göre yapılacak iş; davacının İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesindeki davasından feragat ettiği tarihinden(22.05.2017) önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evraklarının dosyaya teminin sağlanması, davalı ... şirketinden hasar dosyasının getirtilmesi ve dosyada bulunan davacının %13 oranındaki maluliyetini belirleyen medeksper raporunun ile davacının dosyaya sunduğu %25 oranındaki maluliyet raporu ile karşılaştırılması, maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, iki rapor arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette artışı olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı, feragat tarihi olan 22.05.2017 ile eldeki başvuru 21.12.2017 tarihleri arasındaki süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında,kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından gerekçeli,denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre; İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada davacı vekili tarafından geçici iş göremezlik talep edildiği, dava sırasında tarafların anlaşması neticesinde davacı tarafından davadan feragat edildiği anlaşıldığından eldeki dosyada davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.

B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası düzenlenen raporda davacının maluliyet artışının tespit edildiği ve %22 oranında maluliyeti bulunduğunun belirlendiği, her ne kadar dosyaya kazandırılan yeni maluliyet raporunda maluliyet oranı daha düşük tespit edilmişse de ilgili Yargıtay bozma kararında davalı lehine usuli kazanılmış hakların korunması gerektiğinden söz edilmediği, karar tarihindeki verilere göre yapılacak hesaplamada tazminat miktarının daha yüksek çıkacağının değerlendirildiği ve aleyhe bozma yasağı gereği Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında belirlenen sürekli iş göremezlik tazminat tutarının aynen korunması gerektiği sonucuna varıldığı, bozma kararında vekalet ücretine ilişkin hükme yer verilmediği, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının değiştirilmesine, davanın kısmen kabulü ile 97.884 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 708 TL rapor ücreti toplamı 98.592 TL'nin 12.09.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, 21.10.2022 tarihli rapordaki maluliyet oranının esas alınarak güncel asgari ücret verileri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak
hesap yapılmasını, hükme esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının reddinin hatalı olduğunu, bozma sonrası yeniden yargılama yapıldığından vekalet ücretinin güncel vekalet ücretine göre belirlenmesi
gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı sonrası alınan sağlık kurulu raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, bozma öncesi düzenlenen maluliyet raporu ile sonrası düzenlenen rapor arasında çelişki bulunduğunu, bozma sonrası düzenlenen raporda bozma öncesi rapor ve medikal firma raporu incelenmeden nasıl artan maluliyete ilişkin tespit yapıldığının anlaşılamadığını, maluliyet oranının hatalı ve yüksek tespit edildiğini, kesin hüküm itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat miktarının yanlış metodla ve yüksek tespit edildiğini, yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının irdelenmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini
belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyulmuş ve bozma sonrası düzenlenen 21.10.2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Arşatırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda '' özellikle alt ekstremite sekelinin yeniden geçirilen ameliyatlara bağlı olarak artarak devam ettiği ve gelişim gösterdiği'' belirtilerek davacının olay tarihindeki yaşına göre %22 oranında malul olduğu belirlenmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti karar gerekçesinde; '' ...bozma sonrası düzenlenen raporda davacının maluliyet artışının tespit edildiği ve %22 oranında maluliyeti bulunduğunun belirlendiği, her ne kadar dosyaya kazandırılan yeni maluliyet raporunda maluliyet oranı daha düşük tespit edilmişse de ilgili Yargıtay bozma kararında davalı lehine usuli kazanılmış hakların korunması gerektiğinden söz edilmediği, karar tarihindeki verilere göre yapılacak hesaplamada tazminat miktarının daha yüksek çıkacağı değerlednirilmiş ve aleyhe bozma yasağı gereği Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında belirlenen sürekli iş göremezlik tazminat tutarının aynen korunması gerektiği sonucuna varıldığı'' gerekçesiyle bozma öncesi hükmedilen tazminata hükmedilmiştir.

Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyulması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

Bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan hesap raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemi ile %25 maluliyet oranı üzerinden, hesap tarihindeki ücret verilerine göre davacı için 148.444,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin güncel değeri mahsup edilerek sonuç olarak 97.884,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince 97.884,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.145,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 101.029,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Bu karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, bozma öncesi İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine karar davalı lehine bozulmuştur.

Usuli kazanılmış hakkın resen gözetilmesi gerekir.

Şu haliyle bozma sonrası düzenlenen raporda davacının maluliyet oranı %22 olarak belirlenmiş olup, %13 maluliyet oranı üzerinden yapılan ödeme sonrası davacının maluliyet oranının %22 olarak belirlendiği, artan maluliyet oranının aradaki fark olan %9 olması karşısında, %9 artan maluliyet oranı üzerinden bozma öncesi düzenlenen ve hükme esas alınan hesap rapor tarihi itibariyle geçerli verilere göre tazminat hesabı yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davalının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek bozma öncesi hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.

3. Yargıtay bozma ilamının ikinci bendinde bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiğine değinilmiş olması ve davalının önceki temyiz dilekçesinde vekalet ücretine yönelik de temyizi bulunduğundan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazı yönünden temyiz incelemesi yapılmış olup, İtiraz Hakem Heyeti gerekçesinde bozma ilamında vekalet ücretine ilişkin hükme yer verilmediğinden vekalet ücretine yönelik hükmün aynen korunduğuna yönelik değerlendirme hatalıdır.

Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VII. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.