4. Hukuk Dairesi 2023/13031 E. , 2024/2275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/70 D.İş, 2022/120 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2022/44971
DAVA TARİHİ : 26.04.2021
HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının reddi/ Davanın kısmen kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/137298
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan tescilsiz motosiklet sürücüsünün karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi uyarınca 40.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesi talebini 294.573,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, bu nedenle davalı kuruma usulüne uygun bir başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, dava konusu kazaya karışan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerektiğini, davacı 18 yaşından küçük olduğundan ve 18 yaşını ikmal etmeden önce çalışarak gelir elde edemeyeceğinden, tazminat hesabının 18 yaşını ikmal ettiği tarihten itibaren yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat talebine ilişkin olarak davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde indirim uygulanması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 05.01.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle yeniden maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, iki adli tıp uzmanı ve ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyet oranının % 12 olarak belirlendiği, Kaza Tespit Tutanağında zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan kırmızı ışık ihlali yapan araç sürücüsünün kusurlu, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 12 maluliyet oranı, zorunlu trafik sigortasına ilişkin poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının isteyebileceği tazminat tutarının belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 294.573,00 TL'nin 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye talebin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, bu nedenle davalı kuruma usulüne uygun bir başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdünün söz konusu olmadığını, aracın motorlu bisiklet olması veya silindir hacminin 50 cc'nin altında olması halinde gerçekleşen zarardan davalının sorumluluğu bulunmadığını ve davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından başvuru aşamasında dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yeniden maluliyet raporu alındığı, davacının kaza tarihinde üç yaşında olduğu ve olayda hatır taşımasının mevcut olduğunu gösterir somut bir delilin dosyada yer almadığı, Yargıtay'ın güncel içtihatları uyarınca davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlenmesinin yerinde olduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tarifeye göre tam vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan tescilsiz motosiklet sürücüsünün karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan davacı küçüğün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3, 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 santimetreküpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 45 kilometreden az olan araçların bisiklet olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Davalı ... Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.
Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.
Anılan düzenlemeler gereği, motosikletin, 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Somut olayda davalı ..., davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletine zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında motosikletin tescilsiz olup model yılı ve markasına yer verilmediği görülmüştür. Dosya kapsamında başkaca hiçbir bilgi olmadığından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, araçla ilgili tespitlerin yer alabileceği ceza dosyasının getirtilip incelenmesi, dava dışı sürücü idaresindeki tescilsiz motosiklete ilişkin fatura vs. belgelerin sunulması için süre verilip belgelerin temin edilmesi; mümkünse araç üzerinde, aksi halde ceza dosyası kapsamı ve davacı yanca elde edilecek belgeler üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ... Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin poliçesi bulunmayan araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmayan motosikletin azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 2 kişi olmasına rağmen araçta davacı küçük (3 yaşında) ile birlikte 4 kişi bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir.
Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Davacının yolcusu olduğu araç motosiklet olup 1 sürücü ve 3 yolcu ile seyir halinde iken karşı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi sonucu çift taraflı kaza meydana gelmiştir. Olay tarihinde 3 yaşında olan davacının yolcusu olduğu motosikletin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, istiap haddinden dolayı indirim yapılmamasının yerinde olduğu görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!