4. Hukuk Dairesi 2023/13015 E. , 2024/2282 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/255 E., 2021/766 K.
DAVA TARİHİ : 18.03.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacı ...'nın Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde kreşlerden üst sorumlu sıfatıyla görev yaptığı dönemde kreşlerin temizlik malzemesi ihtiyaçlarını usulüne uygun piyasa fiyat araştırması yapmadan dava dışı firmadan 11.12.2009, 27.01.2010, 23.03.2010, 10.05.2010 ve 12.07.2010 tarihli faturalar ile piyasa rayicinin üstündeki fiyatlarla satın alarak 49.122,00 TL tutarında kamu zararına neden olduğunu belirterek uğranılan zararın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların yerinde olmadığını, kurum müfettişi tarafından hazırlanan raporun görüş niteliğinde olduğunu ve bağlayıcılığı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.11.2013 tarihli, 2013/148 esas ve 2013/538 karar sayılı ilamı ile; benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalının, kreşlerin temizlik malzemesi ihtiyaçlarını usulüne uygun piyasa araştırması yapmadan piyasa rayicinin üstünde fiyatlarla satın aldığı, piyasa rayicinin üstündeki fiyatlarla satın almak sureti ile 49.122,00 TL kurum zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.122,00 TL kurum zararının doğduğu tarihten itibaren tahsil tarihine kadar değişken oranda yasal faiz ile birlikte (zararın doğduğu tarihten dava tarihine kadar tahakkuk eden faiz miktarının 13.009,67 TL olması kaydı ile) davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dairenin 18.03.2015 tarihli, 2014/7044 esas ve 2015/3264 karar sayılı ilamı ile ''...Dosya kapsamından, davalı hakkında yapılan inceleme sonucunda soruşturma izni verildiği fakat soruşturma izni sonucunda davalı hakkında ceza davası açılıp açılmadığı anlaşılamamaktadır. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Bu nedenle, davalı hakkında verilen soruşturma izni sonucunda açılmış ceza davası olup olmadığı araştırılmalı ve ceza davası açılmış ise dava dosyasının sonucu beklenmeli ve sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile birlikte iş bu dava hakkında karar verilmelidir. Yerel mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz olunan kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. Ayrıca dava dosyası arasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; bilirkişi heyetinden alınan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu zararın Teftiş Kurulu'nca usulüne uygun olarak tespit edildiği ve tespit edilen zararın kamu zararı olarak kabulünün gerektiği belirtilerek, tamamen teftiş raporunda yapılan tespit ve belirlemeler dikkate alınarak, dava konusu malzeme alımları ile ilgili olarak herhangi bir piyasa fiyat araştırması yapılmadan raporun hazırlandığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; dava konusu kreş malzemesi alımlarının piyasa fiyatının çok üstünde alınarak kamu zararına neden olunduğu ileri sürüldüğüne göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda piyasa fiyat araştırması yapılmadan müfettiş raporunda belirlenen fiyatların esas alınması doğru değildir. Bu nedenle, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak dava konusu zararın mevcudiyeti ve miktarı belirlenmelidir. Hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hükmün açıklanan bu nedenle de bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ve dava dışı bir kısım kamu görevlisinin Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2017 tarih, 2015/555 esas ve 2017/169 karar sayılı dosyasında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarih, 2017/1295 esas ve 2021/735 karar sayılı ilamı ile her ne kadar...,..., ...ve davalı ...'in görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine kesin olarak karar verildiği, hükme esas alınan ve Emekli Sayıştay Uzman Denetçisi tarafından hazırlanan raporda; ihale gerçekleştirildikten sonra ihaleye katılmamış ve ihale şartlarına göre herhangi bir teklif vermemiş olan firmalardan bilgi amaçlı alınan fiyatlarla yapılan değerlendirmelere göre zarar tespiti yapılamayacağı, çünkü ihaleye katılmamış olan firmalardan alınan bilgilere göre oluşturulan fiyatların, hiçbir şekilde ihaleye katılan ve teklif veren isteklilerin ihaleye katılım giderlerini, şartname koşullarını ihaleye katılım ve ödemelerle ilgili vergiler, gecikme cezaları ve diğer risk unsurlarını teklif verildiği tarihteki kur riski, enflasyon ve tahsilat süreleri gibi ekonomik hususlara göre verilmediği, oysa ihaleye katılan isteklilerin açıklanan bu koşulları göz önüne alarak fiyatlarını belirledikleri ve tekliflerini de bu şartlara göre verdikleri, muhalif kalınan raporda bulunan fiyatlarla, yapılan alımların fiyatları arasında az miktarda düşüklük olduğunun görüldüğü ve davalının davacı ...'nın zararından sorumluluğunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, davalının görevi kötüye kullanma suçundan beraat ettiği ve davaya konu edilen kamu zararına davalının sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, her ne kadar ceza mahkemesinde davalının beraatine karar verilmiş ise de ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile kamu zararına neden olunduğu hususunun açıkça belirtildiğini, 6098 sayılı TBK'nın 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hâkiminin ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından, davacı ...'nda Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde kreşlerden üst sorumlu sıfatıyla görev yaptığı dönemde kreşlerin temizlik malzemesi ihtiyaçlarını usulüne uygun piyasa fiyat araştırması yapmadan piyasa rayicinin üstündeki fiyatlarla satın almak suretiyle kurum zararına sebebiyet verildiği iddiası ile uğranılan kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 53 üncü maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu ve 74 üncü maddesi).
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!