WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/12869 E.  ,  2024/4575 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1656 E., 2021/1720 K.
HÜKÜM/KARAR : Yargılanmasının yenilenmesine ilişkin talebin reddi/ İstinaf
başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/749 E., 2019/97 K.

Taraflar arasındaki yargılanmanın yenilenmesi talebi hakkında İlk Derece Mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir.

Kararın yargılamanın yenilenmesini talep edenler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ve Avukat ... ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Yargılanmanın yenilenmesini talep eden asıl dava davalılarından ... ve ... dava dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesi talebine konu dosyada Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/197 Esas sayılı dosyasının delil olarak dosya arasına alındığını ancak içeriğinde dosyanın asli unsurları olan mimari proje ve statik projenin bulunamadığını, projelerin müvekkilleri tarafından aranmasına rağmen de bulunamadığını, akabinde dava dosyasının üçü de teknik bilirkişi olan ODTÜ Mühendislik Fakültesi akademisyenlerine gönderildiğini, teknik bilirkişilerin ''özel hukuk'' bilirkişisi gibi davranarak çeşitli tespitlerde bulunduklarını, hatta dosyayı ilk teslim alan bilirkişinin bilirkişi heyetini beğenmeyerek kendi bilirkişi heyetini oluşturduğunu, bu hususun bilirkişi yönetmeliğine aykırı olduğunu, söz konusu heyet tarafından Düzce Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet hükmüne dayanak aldığı bilirkişi raporu incelenmek suretiyle kusur raporu düzenlendiğini ancak mimari proje ve statik proje olmadan düzenlenen bu bilirkişi raporundaki kusur oranları ile ceza mahkemesinde hükme esas alınan rapordaki kusur oranlarının farklı olduğunu, kendileri tarafından binanın yüklenicilerine karşı açılan 2007/56 Esas sayılı dosyada alınan ilk bilirkişi kurul raporunda ''projeler incelenmeden rapor tanzim edilemeyeceği'' hususunun bilimsel bir gerçeklik olarak ortaya konulduğunu, dolayısıyla bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini belirterek, hükme dayanak alınan bilirkişi raporlarının gerçek olmadığının tespiti ile adil yargılanma hakkının tesisi için yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesini talep eden asıl dava davalılarının tazminata konu ölüm olayının meydana geldiği binaya ait mimari ve statik projelerin dosya içinde bulunmadan bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği, söz konusu projelerin Düzce Ağır Ceza Mahkemesinde olup mimari projenin ellerine yeni geçtiğinden bahisle yargılamanın iadesi talebinde bulundukları, dosya kapsamına göre binaya ait projelerin dosya içinde bulunduğuna dair herhangi bir belgeye ulaşılmamış ise de aynı olaya ilişkin olarak binaya ait projelerin bulunduğu Düzce Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ceza yargılaması sırasında taraflara ait kusur durumların tespit edilip bu dosyanın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, dosyadaki bilirkişi raporunun Düzce Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan tespitler esas alınarak düzenlendiği, binaya ait projelerin asıl dosya içinde bulunmadığı hususunun yargılamanın çeşitli aşamalarında dile getirildiği, yargılamanın iadesini talep edenlerin asıl davada projeler incelenmeden rapor tanzim edildiği hususunda bilirkişi raporuna itiraz ettikleri, bu itibarla talep edenin yargılamanın iadesi nedeni olarak dosyaya sunduğu projelerin 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375/ç fıkrasında belirtilen elde edilemeyen bir belge niteliğinde olmayıp proje eksikliği hususunun yargılama aşamasında değerlendirilip hükmün bu şekilde kesinleştiği, bu itibarla yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı, HMK'nın 375/2 nci fıkrası gereğince bilirkişi veya tercümanın hükme esas alınan husus hakkında kasten veya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olmasına dayanılarak dava açılabilmesi için bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlanmış olduğundan yargılamanın iadesinin talep edilme nedeninin de bilirkişilerin kasten veya hukuka aykırı düzenlemiş oldukları rapora ilişkin olduğu anlaşılmakla HMK'nın 375/1-ç ve HMK 375/2 fıkrası gereğince talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılanmanın yenilenmesini talep eden asıl dava davalılarından ... ve ... vekili ve ihbar olunan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Yargılanmanın yenilenmesini talep eden asıl dava davalılarından ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin mimar ve inşaat mühendisi olup davanın diğer taraflarının da vefat eden desteğin yasal mirasçıları başta olmak üzere yıkılan binanın yüklenicileri, binanın mal sahibi, ilgili belediye başkanlığı ve fenni mesulden oluştuğunu, ceza yargılamasının yapıldığı mahkeme başkanının terör örgütü üyesi olduğunu, bilirkişi incelemesi için ise dosyanın doğrudan yüklenicinin mezun olduğu Yıldız Teknik Üniversitesi'ne gönderildiğini ve yüklenici ........,'un fakülteden dönem arkadaşı olan 2 araştırma görevlisi ve bir malzeme kürsüsünden mimar profesörden oluşan heyete kusur incelemesi yaptırıldığını, anılan raporun hükme esas alınmak suretiyle sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilerek ertelendiğini ve hükmün kesinleştiğini, daha sonra hukuk mahkemesince ceza dosyasının istenildiğini ancak dosyanın içinde mimari ve statik projelerin bulunamadığını, daha sonra hukuk mahkemesi tarafından dosyanın projeler olmaksızın ODTÜ'ye rapor için gönderildiğini, gönderilen raporda bilirkişi heyetinin ceza yargılamasında alınan kusur raporunu temel aldığını, iki rapor arasındaki kusur oranlarının farklı olduğunu, her iki raporun çeliştiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.İhbar olunan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunun, binaya ait mimari proje ve statik proje olmadan hazırlanması sebebiyle kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''..İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
Öncelikle ihbar olunan ... vekilinin, istinaf istemi incelendiğinde; 6100 sayılı HMK’nın 61-64 üncü maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle, hükmü istinaf etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Ancak, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü istinaf edebilir.
Yerel mahkemece, ihbar olunan ... aleyhine verilmiş bir hüküm bulunmadığından, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan fevkalade bir kanun yolu olup, yargılamanın iadesi sebepleri 6100 sayılı HMK'nın 375 inci maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır.
"Yargılamanın iadesi sebepleri" başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 375 inci maddesi: "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." şeklindedir.
Bu itibarla, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, "...yargılamanın iadesini talep eden asıl dava davalılarının tazminata konu ölüm olayının meydana geldiği binaya ait mimari ve statik projelerin dosya içinde bulunmadan bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği, söz konusu projelerin Düzce Ağır Ceza Mahkemesinde olup mimari projenin ellerine yeni geçtiğinden bahisle yargılamanın iadesi talebinde bulundukları, dosya kapsamına göre binaya ait projelerin dosya içinde bulunduğuna dair herhangi bir belgeye ulaşılmamış ise de aynı olaya ilişkin olarak binaya ait projelerin bulunduğu Düzce Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ceza yargılaması sırasında taraflara ait kusur durumların tespit edilip bu dosyanın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, mevcut dosyamızdaki bilirkişi raporunun Düzce Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan tespitler esas alınarak düzenlendiği, binaya ait projelerin asıl dosya içinde bulunmadığı hususunun yargılamanın çeşitli aşamalarında dile getirildiği, yargılamanın iadesini talep edenlerin asıl davada projeler incelenmeden rapor tanzim edildiği hususunda bilirkişi raporuna itiraz ettikleri, bu itibarla talep edenin yargılamanın iadesi nedeni olarak dosyaya sunduğu projelerin HMK 375/ç fıkrasında belirtilen elde edilemeyen bir belge niteliğinde olmayıp proje eksikliği hususunun yargılama aşamasında değerlendirilip hükmün bu şekilde kesinleştiği bu itibarla yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı, HMK'nın 375/2 fıkrası gereğince bilirkişi veya tercümanın hükme esas alınan husus hakkında kasten veya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olmasına dayanılarak dava açılabilmesi için bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlanmış olduğundan yargılamanın iadesinin talep edilme nedeninin de bilirkişilerin kasten veya hukuka aykırı düzenlemiş oldukları rapora ilişkin olduğu anlaşılmakla HMK'nın 375/1-ç ve HMK 375/2 fıkrası gereğince talebin reddine..." karar verilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmeleri de içerir inceleme konusu yargılamanın iadesine ilişkin talebin reddine dair kararın neticesi itibarı ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılanmanın yenilenmesini talep eden asıl dava davalılarından ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Yargılanmanın yenilenmesini talep eden asıl dava davalılarından ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bilirkişilerin hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması nedenine dayalı yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 165/1, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 375 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375 inci maddesi “(1) aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." şeklinde düzenleme getirmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165/1 inci maddesi “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” şeklindedir. Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur. Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir.

Talep dilekçesinden; yargılamanın yenilenmesi isteminin 375/1-f bendinde düzenlenen bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması maddesine dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından da, asıl davada verilen hükme dayanak oluşturan kusur ve hesap raporunu düzenleyen öğretim üyesi bilirkişiler hakkında öncelikle savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/13849 sayılı soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına (2019/1465 (üst dosya no) gönderildiği anlaşıldığından, soruşturma sonucunun eldeki davaya etkisi nedeniyle bekletici mesele yapılarak, soruşturma sonucuna ve dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ... ve ...'ya iadesine,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.