4. Hukuk Dairesi 2023/12815 E. , 2024/5059 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/124 E., 2023/193 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne / Bozulmasına
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 gün, 2021/27244 E., 2022/13687 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...'un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı kooperatif hissesini 05.06.2012 tarihinde kızı davalı ...'e onun da 18.6.2013 tarihinde dava dışı ...'a sattığını, davalı ... hakkındaki davayı bedele dönüştürdüklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 20.000,00 TL'nin 18.6.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiş 07.09.2017 havale tarihli dilekçesi ile bedeli 136.815,19 TL'ye ıslah ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.07.2015 tarih ve 2014/490 E., 2015/328 K. sayılı kararı ile;
Davalı borçlunun kooperatifteki hissesini 05.06.2012 tarihinde davalı kızı ...’e 20.000,00 TL bedel mukabilinde satarak devrettiği, icra takibine konu senetlerin tanzim tarihlerinin ise 17.07.2012 olduğu, uygulamada senetlerin tanzim tarihinden önceki bir akdi veya ticari ilişki nedeniyle düzenlenebildiği bir vakıa olmakla birlikte, davacı tarafın bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı, verilen süreye rağmen bu yönde bir delil sunmadığı, bu itibarla, tasarrufun iptali için gereken yasal şartlar oluşmadığından, davalı ... aleyhine açılan davanın esastan reddine, her ne kadar dava dilekçesinde borçlu ... da davalı olarak gösterilmiş ise de, netice-i talebin muhatabı davalı ... olduğundan, davalı ...’a karşı açılan davanın ise pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesi'nin 24.11.2015 tarihli, 2015/15385 E- 2015/12637 Karar sayılı ilamı ile ".... takip konusu alacağın davacının dava dışı bankanın haklarına halef olması nedeniyle 16.06.2011 tarihli kredi sözleşmesi ile doğduğu, iptali istenen 05.06.2012 tarihli tasarrufun ise takip konusu borçtan sonra yapıldığı, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, davanın süresinde açıldığı, 27.06.2014 tarihli haciz tutanağının İİK'nun 105 inci maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla dava ön koşullarının gerçekleştiği, davalı borçlu ile 3. kişi Hatice arasında İİK'nun 282 maddesi kapsamında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu da göz önüne alınarak davacı ile Türkiye İş Bankası Ünye Şubesi arasında yapılan 13.7.2012 tarihli temlik sözleşmesine konu Ordu Ünye Kaledere Mahallesi 74 ada 47 parsel nolu taşınmaza (16.6.2011 tarih 5433 yevmiye nolu resmi akit tablosuna konu 1.derece 250.000,00 TL ipotek olduğundan) ait tapu kaydı istenerek öncelikle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, hukuki yararı yoksa bu nedenle davanın reddine, aksi takdirde hukuki yararı bulunduğu takdirde davalıların baba -kız olması nedeniyle dava konusu 05.06.2012 tarihli tasarrufun İİK'nun 280/1 gereğince iptale tabi olduğu, ancak davalı ... dava konusu taşınmazı elden çıkardığından hakkındaki davanın İİK'nun 283/2 madde gereğice bedele dönüşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazı elden çıkardığı 18.06.2013 tarihindeki bedelinin bilirkişi aracılığıyla tespiti ile davacının talebi de göz önüne alınarak davacının alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak nakden tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece 15.09.2017 gün, 2016/136 E. - 2017/320 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının ıslah talebinin reddine, davanın kabulü ile, davalılardan ...'in Ünye İcra Müdürlüğü'nün 2014/64 E sayılı takip dosyasındaki toplam alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL nakdi tazminat ile sorumlu tutulmasına, davacıya takip dosyasındaki alacağın tahsili yönünden, davalı ile ilgili takip ve dava yetkisi tanınmasına, karar verilmiş, karar davacı vekil ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4. Yargıtay (Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2020 gün, 2018/1549 E., 2020/4576 K. sayılı ilamı ile "temlik sözleşmesine konu Ordu ili, Ünye ilçesi, Kaledere Mahallesi, 74 ada 47 parsel nolu taşınmaza ilişkin ayrıntılı tapu kaydı istenilerek özellikle davacı ... lehine bir ipotek bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5. Mahkemece 06.10.2021 gün, 2021/30 E- 2021/146 K sayılı ilamı ile bozmaya uyularak yapıla yargılama neticesinde "26.07.2012 tarihinde 5659 yevmiye numarası ile Türkiye iş bankası A.Ş. lehine tesis edilmiş olan ipoteğin tamamının ... adına temlik edilmiş olduğu, yine 23.03.2016 tarihinde 3267 yevmiye numaralı işlem ile de ipoteğin dosyamız davacısının vekaletname ile yetkilendirdiği ... tarafından terkin ettirildiği, bu hali ile Yargıtay bozması da dikkate alınarak davacının huzurdaki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 02.11.2022 gün, 2021/27244 E. - 2022/13687 K. sayılı ilamı ile "davacının alacağının dayanağının davalı borçlunun İş Bankasından çektiği kredinin geri ödemesine dayalı olduğu, Ünye ilçesindeki gayrımenkulün kaydında yer alan ipoteğin kaldırılmasının, davanın dayanağı olan borcun ödendiği anlamına gelmeyeceği ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararını ortadan kaldırmayacağı, dava konusu Ankara İlinde bulunan Sınırlı Sorumlu Yeşil Yuva Sosyal Sigortalılar Konut Yapı Kooperatifinde bulunan kooperatif hissesinin davalı borçlu tarafından davalı 3. kişi olan kızına (...’e) ondan da dava dışı ... a devredildiği, dava dışı ...’ın davaya dahil edilmediği, dosyadaki beyanlara göre davacının talebinin tazminata döndüğünün anlaşılmasına, davalı borçlu ile kızı arasındaki tasarrufun İİK 280/1 hükmüne göre iptale tabi bulunmasına göre; dava konusu gayrımenkulün davalı 3. kişinin elden çıkardığı tarihteki değeri üzerinden, alacağın dayanağı olan Ünye İcra Müdürlüğü’nün 2014/64 sayılı dosyadaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı
Mahkemenin 29.09.2023 tarih, 2023/124 E., 2023/193 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, "söz konusu hissenin dava dışı ...'a devir tarihindeki bedeli olan 200.000,00 TL'nin Ünye İcra Müdürlüğünün 2014/64 E. sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davalı ...'ten tazminine, bu hususta davacıya cebri icra yoluyla alacağın tahsili yetkisinin verilmesine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, tasarrufun borcun doğumundan önce olduğunu, gayrımenkul kaydındaki ipoteğin fek edilmesi sebebi ile davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesindeki talebe göre 20.000,00 TL ile sorumlu tutulması gerekirken 200.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmasına, davanın dayanağı olan kredi sözleşmesinin tasarruf tarihinden çok önceye dayalı olduğunun da anlaşılmış olmasına göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3 kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26 ncı maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece; davacı vekili 07.09.2017 havale tarihli dilekçesi ile 136.815,19 TL'nin tazminat olarak kendisine ödenmesini talep etmesine rağmen; taleple bağlılık ilkesi gözardı edilerek dava konusu gayrımenkulün davalı 3. kişi ... elinden dava dışı kişiye devredildiği tarihteki gerçek değeri olan 200.000,00 TL'nin davalı ...'ten tazminine karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 inci bendinde yer alan "200.000,00 TL'nin" ifadesinin karardan çıkartılarak yerine "ıslah ile talep edilen 136.815,19 TL'nin" ifadesinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!