WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/12555 E.  ,  2024/5058 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/583 E- 2022/258 K
HÜKÜM/KARAR : Reddine / Bozulmasına

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrasında; "davanın reddine dair verilen son karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/9486 E sayılı dosya ile takip yapıldığını takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerini düşük bedelle ve mal kaçırma kasdı ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; müvekkilinin 1932 doğumlu müftülükten emekli olduğunu, ticaretle hiç uğraşmadığını, davacının dava dilekçesinde bu yönde belirttiği tüm beyanlarının soyut ifadeler olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazı iptali istenilen satıştan kısa bir süre önce vadeli olarak diğer davalı ...'e sattığını, müvekkilinin ...'in mali durumunu bilmediğini, diğer davalı ...'in müvekkiline olan borcunu ödeyemeyince satın aldığı gayrimenkulü geri almasını teklif ettiğini, müvekkilinin de diğer davalı ...'e sattığı gayrimenkullerini geri aldığını, müvekkilinin ...'in borçlarından bilgisinin olmadığını, taşınmazı geri alması ile ...'in borçlarının da ilgisi olmadığını, davanın usul ve esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açılan davanın harçtan muaf olmadığını, aciz vesikası alınmadığını ve satış işleminin gerçek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı ...'in usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 18.06.2013 tarihli ve 2010/192 E- 2013/517 K. sayılı kararı ile, tasarrufun mutlak muvazaa nedeni ile kesin hükümsüz olduğundan taşınmazın davalı takip borçlusu adına tesciline karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararda durumun fark edilmiş olması sebebiyle ve İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca davanın kabulüne, dava konusu gayrimenkullerin tapudaki resmi devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vasisi ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli, 2015/5549 Esas ve 2017/7016 Karar sayılı ilamı ile " kısa karar ile gerekçeli kararın uyumlu olması gerektiği, mahkemece bu hususa riayet edilmediği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda, yapılan yargılama neticesinde; davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirildiği, dava konusu gayrımenkullerin tapuda gösterilen değerleri ile tasarruf tarihlerindeki gerçek değerleri arasında misli aşan fark olmasına rağmen , İİK 278/2 madde hükmüne göre haciz tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin geçmiş olduğunun anlaşılmasına, davalı ...'un davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun da davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkullerin düşük bedel ile devredildiğinin sabit olduğunu, davalıların dükkan komşusu olduğunu, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, dava konusu gayrımenklullerin tapuda gösterilen değerleri ile tasarruf tarihlerindeki belirlenen gerçek değerleri arasında misli fark olmasına rağmen İİK 278/2 hükmüne göre iptale karar verilebilmesi için haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içerisinde tasarrufun yapılmasının gerektiği şartının iş bu dosyada bulunmamasına, davalıların birbirini tanıdıkları ya da aralarında herhangi bir organik bağ olduğunun davacı tarafından da ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/5.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.