WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/12328 E.  ,  2024/1010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/124-2022/163
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-5257
DAVA TARİHİ : 18.06.2021
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi-İtirazın Reddi/Davacının Temyiz Talebinin Reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/159545

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece 17.02.2022 tarihli ek karar ile İtiraz Hakem Heyetince verilen 30.01.2022 tarihli kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı ve 17.02.2022 tarihli ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Mahkemece, İtiraz Hakem Heyeti kararının kesin nitelikte olduğundan davacının temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de davacının fazlaya ilişkin taleplerini saklı tutarak belirsiz alacak davası açtığı ve 06.01.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle de talebini 129.220,00 TL'ye yükselttiği gözetildiğinde kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemez. Buna göre 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 nci maddesinde belirtilen miktar itibari ile kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 17.02.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 08.10.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp % 12 oranında malul kaldığını, davalı ... tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.01.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini, 129.220,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 25.01.2021 tarihinde 53.358,50 TL ödeme yapıldığını, davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf sürücüsünün %25 oranındaki kusuru ve %12 maluliyet oranı üzerinden, aktüer bilirkişi raporu ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 42.846,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafa 25.01.2021 tarihinde 53.358,50 TL ödeme yapıldığı gözetilerek davacının bakiye alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamanın hatalı yapıldığını, davalı taraf sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, hükme esas alınan kusur oranını kabul etmediklerini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan kusur raporunun, kaza tespit tutanağı ile aynı doğrultuda ve olayın oluş şekline uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının aktüer raporundaki hesaplamaya ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı bulunduğundan davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olmasına, hükme esas alınan aktüer raporu TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmiş olup hesaplamada bir isabetsizlik olmamasına ve davacının bakiye tazminat alacağının bulunmamasına göre İtiraz Hakem Heyeti kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporu gereği davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında tali ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün % 75 oranında asli kusurlu olduğu kabul edilerek % 25 davalı kusuru üzerinden hesaplanan tazminata karar verildiği, davacı vekilinin kusuru da içeren itirazlarının İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği, sayın çoğunluk tarafından davacı yanın temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar verildiği görülmektedir.
Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir.
Somut olaya ilişkin ceza davasında alınan 25.10.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan bilirkişi raporu ile ceza yargılamasında ATK tarafından düzenlenen rapor arasında açık çelişki bulunduğundan bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında "bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi yapılmış ve zarardan birlikte sorumlu olanlar arasında müteselsil sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir. Bu düzenleme ile üçüncü kişi konumunda olan zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların müteselsil sorumluluğu kabul edilmiş olup trafik kazasında zarara uğrayanlar yararına kanundan kaynaklanan bir müteselsil sorumluluk hali doğmuştur. Müteselsil sorumluluk hali değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; ceza dava dosyası da dosya arasına alındıktan sonra, ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile eldeki davanın yargılaması kapsamında alınan rapor arasındaki açık çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti ya da İTÜ Heyetinden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi; kazada kusursuz yolcu konumunda olan davacıya karşı her iki araç ilgililerinin 2918 sayılı KTK'nın 88 inci maddesinden kaynaklanan müteselsil sorumluluğu bulunduğu gözetilerek davacının teselsülden açıkça feragat edip etmediği (davalıdan kusur oranında tazminat isteyip istemediği) değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.