4. Hukuk Dairesi 2023/11691 E. , 2024/3585 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/150 E., 2023/234 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Birleşen Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, ek karar ile de birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu, davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ...Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortasını (ZMSS) yaptığı araç ile davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın maliki ve davalı ...Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek 12.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 20.01.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 108.035,82 TL'ye ıslah etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; söz konusu kaza nedeniyle yaralandığını, tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, bu nedenle büyük acı ve üzüntü duyduğunu iddia ederek 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Japan (Fiba) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin ikametgahının Beykoz/İstanbul sınırlarında yer aldığını davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine ve dosyanın yetkili ve görevli Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacının sigortalısı araç sürücüsüne ait kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, müvekkil şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının maluliyet oranının tespitinin önemli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin davadan evvel usulen temerrüde düşürülmediğini, söz konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, davacı tarafın kusur ve zararının usulen ispat edilmesi gerektiğini, davacının davasının ispatı halinde müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davanın öncelikle bu nedenle reddedilmesini talep ettiklerini, her ne kadar kendilerinin aracı kullananın davacı olduğunu iddia etmiş iseler de bu hususu ispatlayamadıklarını ancak davacının alkollü bir sürücünün yanına binerek yolculuk ettiğinden kendisinin de kusurlu olduğunu, bu sebeple dava açma hakkının bulunmadığını ayrıca davacının psikolojik rahatsızlığına ilişkin adli tıp raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığını, davanın bu sebeple de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davaya konu olayda %25 oranında kusurlu olduğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili birleşen davanın da; psikolojik sorunların trafik kazasından meydana geldiğinin ispat edilmesi gerektiğini, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yönünden açılan davanın reddini istemiş, birleşen davanın da müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, manevi tazminat miktarının yüksek istendiğini, manevi tazminatın talebinin zamanamışımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2014 tarihli ve 2011/132 Esas, 2014/422 Karar sayılı kararıyla; Davacının Niğde Devlet Hastanesinden almış olduğu raporda psikolojik rahatsızlığı nedeniyle %25 özürlü olduğu, bu konuda ek rapor alınması istenilmiş ise de; davacının psikolojik durumuna konu ve Niğde Devlet hastanesinin 12.01.2011 tarihli raporunda değerlendirilen şikayetlerin; Adli Tıp Kurumunun talebi üzerine Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 15.06.2012 tarihli raporda da değerlendirildiği, buna istinaden Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesince 08.10.2012 tarihli raporun tanzim edildiği, davacının şikayetlerine konu psikolojik rahatsızlıklarının ve psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görmesinin manevi tazminat içerisinde değerlendirilebileceği, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucunda davacı ...'ın yaralandığı iyileşme sürecinin 4 aya kadar uzayabileceği bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği ve %100 malul sayılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2.185,92 TL geçici iş göremezlik tazminatının müştereken ve müsessilen davalılar ..., ..., ... 06.07.2009 tarihinden itibaren Ak Sigorta A.Ş. ve Sompo Japan (Fiba) Sigorta A.Ş. yönünden 23.02.2011 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.01.2017 tarihli 2014/16657 Esas 2017/817 Karar sayılı ilamı ile " ...Her ne kadar Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 08.10.2012 tarihli raporunda Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin esas alındığı ve davacının maluliyeti olmadığı belirtilmiş ise de; dosyada bulunan davacıya %25 oranında maluliyet oranı veren 12.01.2011 tarihli özürlü sağlık kurulu raporu arasında açıkça çelişki bulunması karşısında mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan, davacının maluliyet durumuna ilişkin Yönetmeliğe (Tüzüğe) uygun yeni bir rapor alınarak, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi iken, çelişki giderilmeksizin 08.10.2012 tarihli rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de davanın redde ilişkin kısmı aynı hukuki sebebe dayalı olduğundan kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına tek vekalet ücreti takdiri gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmış, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan maluliyet yönetmeliğine göre alınmış raporda maluliyet belirlendiğinden aktüer bilirkişiden rapor alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış ve raporlara ve talebe göre davacının geçici iş göremezlik zararı 3.284,90 TL, sürekli iş göremezlik zararı 281.967,15 TL olarak hesaplanmış ise de, davacının ıslah dilekçesi ve taleple bağlılık kuralı gereğince davanın ıslah edilen miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği, dava konusu kazanın haksız fiil niteliğinde olduğu ve davalı Abdülkadir Doğan'dan haksız fiilin/olayın meydana geldiği tarihten itibaren faiz talep edilebileceği, davalı ... şirketlerinin daha önce temerrüde düşürüldükleri ispat edilemediğinden kendilerinden dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne; 2.185,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 108.035,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 110.221,74 TL'nin müşterek ve müteselsilen davalılar ..., ... ve ...'dan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek; davalılar Ak Sigorta A.Ş. ve Sompo Japan Sigorta A.Ş. yönünden 23.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 08.06.2023 tarihli ek karar ile birleşen dava hakkında karar verilmediği ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 305/A maddesine göre hükmün tamamlanması mümkün olduğu bu nedenle ek karar ile birleşen davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir.
02.10 2023 tarihli ek karar ile de manevi tazminatın kabul ve ret edilen kısımları dikkate alınarak taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; maluliyet raporuna yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, asgari ücretteki artış dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıcının kaza tarihi olması gerektiğini, manevi tazminatın paranın alım gücü ve ekonomik durum karşısında hakkaniyete uygun olmadığını, ek karar ile davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata bulunduğunu, birleşen davada üç davalı bulunduğunu, manevi tazminatın bu davalılardan müşterek müteselsil tahsilinin talep edildiğini, bu durumda reddedilen kısım üzerinden hükmedilecek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine şeklinde hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada davalı ... şirketleri tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan araçların karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, birleşen davada manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 95 ve 11 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacının manevi tazminat isteminin 08.06.2023 tarihli ek karar ile kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsil alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, 02.10.2023 tarihli ek karar ile de manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak bu şekilde karar hatalıdır. Manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmiş, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden ise davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tek bir davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun’un 438/2 nci maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2023 tarihli ek kararının 2 nci bendinde yer alan "davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "davacıdan alınarak davalılara verilmesine," ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!